Mersin'deki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Yapmayın Efendiler ! Yapmayın !

27 Ocak 2016 Çarşamba 21:49
Eren ÖNAL

Saygıdeğer okurlar, hepimiz dışarıya çıktığımızda büyük büyük AVM’lerin, kocaman apartmanların, lüx mü lüx arabaların yanında demir kolçaklı arkasında çuvalı bağlı arabaları çekerek kağıt, plastik,demir vb eşya toplayan kardeşlerimizi, ağabeylerimizi, ablalarımızı görürüz. Ne kadar alışık olduğunuzu anımsar gibiyim… Peki hiç düşündük mü ? O insanlar, gördüğümüzde yüzümüzü çevireceğimiz, ürkeceğimiz, değersiz kılınacak insanlar mı ? Hayır dediğinizi işitiyorum; çok da haklısınız, değiller. Onlar emek sınıfının içindeki temiz, güzel yürekli insanlar. Neden biliyor musunuz ? Çok değerli bir sebebi var. Onlar, tüm gelişmiş toplumlarda kültürel ve ekonomik bir kazanım olan ‘geri dönüşüm’ dengesini gerçekleştiriyorlar. Üretiyorlar.

 

Değerli okurlar, çoğunlukla yazılarımda vatandaşın sosyal ve ekonomik yönden aleyhinde ortaya çıkan olumsuzluklar karşısında yorum eksenli eleştiri yerine bilgilendirici ve ne yapılması gerektiği konusunda aydınlatıcı olmayı tercih ederim. Gelgelelim kağıt toplayıcılar hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verdiği karar vicdanımı sızlattı, biraz içimi dökmek istedim.

Karara göre, ‘ kağıt toplayıcılara yakalandıkları taktirde 20 Bin TL, alım yapan firmalara ise 140 Bin TL’ ceza verilme kararı alınmış’. Gelin biraz dertleşelim, konu dahilinde sorularım var;

-    Bu güzel yürekli insanlar ailelerine ve kendilerine bakabilmek uğruna sabahın köründen akşama kadar  20-30 TL kazanabilmek için çalışıyorlar. Ne büyük fedakarlık öyle değil mi ?

-    Bu insanlar bu işi yaparken aslında hepimizin hayatını güzelleştiriyorlar. Nasıl mı ?  Geri dönüşüm ile elbette. Bakınız; Norveç, Finlandiya, Japonya bunların en güzel örneklerinden bir kaçıdır. Bu ülkelerde geri dönüşüm, ülke kalkınması adına en önemli basamakta yer bulur kendine. Toplumsal bir kültür haline gelmiş durumdadır.

-    Kağıt toplayıcılar sayesinde kaç tane ağacı kurtardığımızı hesap edebilir miyiz ? Ya da topraklarımızı mahveden kaç ton plastiği topraktan kurtardığımızı ? Peki ya kaç ton teneke yeniden dönüştürülüp bizlerin hizmetine sunuluyor ? Ya ekmekler…

-    Bu insanlar böyle anlamlı işler yaparken bizlerin yapması gereken onları piyasadan kaldırmanın yollarını mı aramak olmalı; bunu da yaparken birde üstüne ceza keselim öyle mi ? Yapmamız gereken onların yaptığı işi, ülke kalkınması ve toplumsal düzen adına gerçekleştirilecek sosyal projelerle iyileştirici adımlar atılması gerekmez mi ? Kağıt toplayıcıların tespiti, güvence altına alınması ve bu işin ülke yararına geliştirilmesi zor olmamalı ? Halbuki seçimden önce Sayın Bakan böyle çalışma olacağını açıklamıştı. Her neyse…

 

Bu konunun vesilesi ile madem eleştirilerimizi söylüyoruz, hazır konu açılmışken birkaç konuya daha değinmezsem yazı içime sinmeyecek;

Bu ülkenin insanları yıllarca emperyalist sömürülere boyun eğmedi ne zaferler ne devrimler başardı. Bunu yaparken de vatanı için hep mütevazi hep sabırlı hep fedakar duruşundan ödün vermedi. Peki bunun karşılığında ne aldı ?

Her iktidar kendi zenginini yarattı. Cumhuriyetin elit kadroları halktan uzaklaştı; merkez güç olan büyük halk kitlelerini görmezlikten geldi. Hep aynı ailelerden sanayici, politikacı, aydın, sanatçı, futbolcu vs. çıkardılar. Halk yoksullaşmakla kalmadı; dışlanmanın da ezikliğini yaşadı. Ekmek yerine, özgürlük yerine ona sadece taşralı imamların bilebildiği kadarıyla dinini verdiler. Cumhuriyet kadroları/aileleri elitleştikçe halk dinine sarıldı ve gün geldi siyasal İslamcıları umut sanarak merkez iktidara yerleştirdi. Peki sonra halk lehine değişen oldu mu ? birkaç örnek vereyim bakalım ne tür değişme olmuş;

-    Özal döneminde hayatımıza giren özelleştirme 1985-2002 döneminde toplam 7,995(Milyar $) özelleştirme gerçekleştirilmiş; 2003-2014 döneminde ise toplam 52,7(Milyar $) özelleştirme yapılmıştır.

-    Sosyal Sigortalı çalışanların yaklaşık %50’si asgari ücretli çalışan durumdadır. Şuan bekar bir çalışanın aldığı net asgari ücret 1,300,59 TL Dir. Ancak gerçek durum böyle değil ne yazık ki. Net asgari ücret 1,117 TL Dir. 123 TL AGİ ücretidir ve AGİ asgari ücretten farklı bir kazanımdır. AGİ’nin ekli haliyle asgari ücret şu kadar oldu şeklinde gerçekleştirdiler. Madem konu asgari ücretten açıldı yeni açıklanan açlık sınırı miktarı 1,400 TL Dir. Yani bu ülkenin neredeyse 1/9’u açlık sınırının altında yaşamaktadır tabi bu resmi kayıtların göstergesidir, ya kayıt dışılar…

-    Serbest piyasa ekonomisi bizden üretimi, tarımı, hayvancılığı, fabrikalarımızı çaldı. Yerine banka kredilerini, kredi kartlarını, AVM’leri, ithalatı, inşaat çöplüğünü ve tüketim alışkanlığını getirdi.

-    Fabrikası kapanan illere üniversite açılıyor dendiğinde ne güzel alkışlıyorduk değil mi ? Çocuklarımız kolayca üniversitelere yerleşebilecekti artık. Peki ne oldu ? İstihdam dengesinin, üretim ekonomisin olmadığı bir ülkede mezun olan gençlerimiz açıkta kaldı. Şimdiler de hepimizin gözleri fabrikaları arar oldu; az sayıda kalan fabrikalara binlerce başvuru arasından seçilme ümitleri kaldı bizlere öyle değil mi ? İşe giremeyen mezun çocuklarınıza kızmayın onların suçu yok.

-    Üretemeyen çiftçinin halini kim dile getirecek. Para etmeyen mahsulün mağdur bıraktığı ailelere çözümü nasıl sağlayacağız ?

-    Sokaktan geçen vatandaşın 9/10’unda kredi kartı var; çoğunluğumuz borç batağında. Buna geliri olmayan üniversite öğrencileri bile dahil. Üretmeden tüketmeyi kim alıştırdı bizlere ?

Daha fazla örnek vererek moralinizi bozmak istemiyorum. Ama şunun bilincine varmalıyız artık. Ortadoğu bataklığında on yıllardır petrol amaçlı sömürüye,kan, gözyaşına sırt çevirip emperyalist dengelere kafa yormadan sadece ülke içi kısır siyasi döngü tartışmalar ile zaman geçirdiğimiz müddetçe olan hep halka olacaktır. Unutmayalım bir mecrada toplanarak senin partin benim partim tartışmaları hiçbirimize yarar sağlamadı sağlamayacaktır da. Düzen partilerinin haklısı haksızı yoktur. Kötüsü vardır ve daha kötüsü vardır. Bu ülkenin vatandaşı bunları hak etmiyor yapmayın efendiler yapmayın…

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
AAAAAAAA
11:20
15 Haziran 2016 Çarşamba
131.107.160.171
Yazarın diğer makaleleri
  • Yapmayın Efendiler ! Yapmayın !27 Ocak 2016 Çarşamba 21:49
  • EMEKLİ OLANLARIN YENİDEN ÇALIŞMASI17 Aralık 2015 Perşembe 22:27
  • AÇIKLANAN EYLEM PLANI SONRASI VATANDAŞI NELER BEKLİYOR11 Aralık 2015 Cuma 22:25
  • 200 BİN TAŞERON İŞÇİYE KADRO YOLDA11 Aralık 2015 Cuma 22:23
  • 4/C-ÖZELLEŞTİRİLEN İŞYERLERİNİN İŞÇİLERİNİ BEKLEYEN SÜREÇLER !29 Kasım 2015 Pazar 16:13
  • KIDEM TAZMİNATI HAK ETME ŞARTLARI27 Kasım 2015 Cuma 13:30
  • Ne zaman emekli olurum-2 (KADINLAR)25 Kasım 2015 Çarşamba 01:28
  • Ne zaman emekli olurum-1 (ERKEKLER)25 Kasım 2015 Çarşamba 01:26
  • ‘Çalışan Yoksulların’ ortak noktası: Asgari Ücret22 Kasım 2015 Pazar 20:29
  • GENEL SAĞLIK SİGORTASI(GSS)21 Kasım 2015 Cumartesi 12:13
  • VATANDAŞIN İLACINDA NELER DEĞİŞTİ ?20 Kasım 2015 Cuma 16:47
  • Mersin 17.Akdeniz Oyunları26 Mart 2015 Perşembe 03:15
  • İKİ DAĞIN ARASINDAYIZ26 Mart 2015 Perşembe 03:15
  • Kara Bulutlar26 Mart 2015 Perşembe 03:15
  • Mersin marka olma yolunda26 Mart 2015 Perşembe 03:14
  • SONHABER, 54 YAŞINDA..26 Mart 2015 Perşembe 03:14
  • 19 Mayıs Bizim Tarihimiz..26 Mart 2015 Perşembe 03:14
  • Anneler Günü ve Akdeniz Oyunları..26 Mart 2015 Perşembe 03:13
  • Mersin değişiyor,güzelleşiyor..26 Mart 2015 Perşembe 03:13
  • GAZETECİLİK ÖNCE AHLAK İSTER..26 Mart 2015 Perşembe 03:11
  • Sitemiz AA ve İHA resmi abonesidir.
    Mersin Haber ©2000 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Mersin Haber ,Mersin ,Araç Sigortası ,Mersin Haberleri ,Namrun Dağ Otel ,bıttım sabunu ,Mersin Son Dakika ,Mersin Tren Saatleri ,Mersin Hava Durumu
    Oluşturma süresi(ms): -1