Bayburt Üniversitesi'nde düzenlenen panelde vakıf ve sanat ilişkisi ele alındı.
Bayburt Üniversitesi'nde gerçekleştirilen panelde, vakıf ve sanat ilişkisi üzerine çeşitli konular tartışıldı ve katılımcılara önemli bilgiler verildi.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Bayburt Üniversitesi, ‘Vakıf ve Sanat’ temalı bir panel düzenledi. Panel, Prof. Dr. Gökhan Budak Salonu’nda Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başladı. İlahiyat Fakültesi Öğretim Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yusuf Şen’in yönettiği etkinlikte, İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Nevzat Aydın ve Yrd. Doç. Dr. Gazi Özdemir sunumlar yaptı.
Panel, 11-17 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Vakıflar Haftası dolayısıyla düzenlendi ve Vakıflar Bölge Müdürü Kenan Ünğan, Bayburt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Özkan ile akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşti.
Panelde Ele Alınan Konular
Panelde, vakıf ve sanat ilişkisi, İslam’ın vakfa yönelik bakış açısı, Hz. Peygamber’in uygulamaları ve tarihi vakıf eserleri gibi konular üzerinde panelistler görüşlerini paylaştı. Yrd. Doç. Dr. Nevzat Aydın, “Hz. Peygamber’in Sünnetinde Vakıf Anlayışı” konusunu ele alarak, vakıf medeniyetinin İslam medeniyetinin en zengin kurumlarından biri olduğunu vurguladı. Aydın, vakıf anlayışının temelinin Allah ve insan sevgisine dayandığını belirtti.
Yrd. Doç. Dr. Gazi Özdemir ise “Vakıf Medeniyetinin Genel Değerlendirilmesi” üzerine yaptığı sunumda, Türklerin İslamiyet’i kabul ettikten sonra vakıf medeniyetine yönelik önemli adımlar attığını ifade etti. Özdemir, vakıf eserlerinin geçmişten günümüze nasıl korunduğunu ve restore edildiğini de katılımcılara aktardı.
İlahiyat Fakültesi Öğretim Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yusuf Şen, vakıf medeniyetinin İslam medeniyeti ile Osmanlı medeniyeti arasındaki bağını vurgulayarak, vakıfların toplumun temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. Şen, vakıf kültürünün sürekliliği ve dinin sanatla olan ilişkisini vurgulayarak, geçmişten gelen sanat eserlerinin insan ruhuna hitap ettiğini belirtti.