Siyaset » Güncel » Yerel »

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Mersin'e Geldi

Partisinin yeni il binasını açtı...


@mersinhaber 'i takip et
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Lafla peynir gemisini yürütmeye çalıştılar. Bugüne kadar hep öyle yaptılar. Bu tabloyu değiştirmek bizim elimizde" dedi.
 
Partisinin yeni il binasının açılışını yapmak için geldiği Mersin'de düzenlenen mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi;
 
GÜNÜN DEYİMİ İLE SÖYLEYEYİM, 'TAMAM MI ?'
Mersin referandumda yüzde 64 Hayır çıkardı. Yüzde 64'ün üzerinde bir rakam bekliyorum Cumhurbaşkanı adayımız sayın Muharrem İnce için. Birlikte mücadele edeceğiz, birlikte çalışacağız. Özellikle annelere sesleniyorum. Sizin sezginize ve gücünüze inanıyorum. Türkiye'nin geleceği konusunda büyük kaygılarınız var. Bizim de kaygılarımız var. Birlikte elele Türkiye'yi çağdaş uygarlığa çıkaracağız. Bütün kaygıları atıp güzel bir Türkiye'yi elbirliği ile inşa edeceğiz. Her eve bereket, her ile huzur getireceğiz. Birlikte mücadele edeceğiz. Eğer bunu yaparsak Türkiye'ye karşı, vatanımıza karşı, çocuklarımıza karşı görevimizi yerine getirmiş olacağız. Anlaştık mı, günün deyimi ile söyleyeyim tamam mı ? Vallahi de billahi de sıkıldık. Artık yeter diyoruz. Tamam diyoruz.
 
HER KAPIYI TEK TEK ÇALACAĞIZ
Türkiye'nin gerçekten de ciddi sorunları var. Evet derseniz Türkiye uçacak, evet derseniz faiz duracak, evet derseniz dolar düşecek dediler ne oldu tam tersi oldu. Dolar, euro gidiyor. Enflasyon da gidiyor. Türk lirası da aşağıya doğru gidiyor. Bu tabloyu değiştirmek bizim elimizde ve birlikte çalışmamıza bağlı. Siz de çalışacaksınız, ben de çalışacağım. sizin de sorumluluğunuz var benim de sorumluluğum var. Her bir kapıyı tek tek çalacağız. Türkiye için, çocuklarımız için geleceğimiz için çalacağız. Artık tamam yeter söz milletin diyeceğiz. Hep birlikte Türkiye'nin kaderini değiştireceğiz. Daha güzel bir Türkiye, yaşanacak bir Türkiye, birlikte inşa edeceğimiz birlikte güleceğimiz, birlikte ağlayacağımız yani, Tasada ve kıvançta beraber olacağımız bir Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz.
 
BU TABLOYU DEĞİŞTİRMEK BİZİM ELİMİZDE
Ekonomi iyi değil işsizlik var. Çiftçinin durumu iyi değil parlak değil. Narenciye üreticisi, limonu bir tarafa bırakırsak diğerlerinin durumu pek parlak değil. Bakın bütün Avrupa 80 milyonu kim doyuracak diye kendi arasında yarışıyor. Hollanda diyor ki Türkiye'yi ben doyuracağım. Almanya diyor ben doyuracağım. Fransa diyor ben doyuracağım. Polonya diyor ben doyuracağım. En bereketli topraklar üzerindeyiz, fakat ekmiyoruz. çiftçi zarar ediyor. Dünyanın en pahalı mazotunu çiftçiye veriyorsun. En pahalı ilacını çiftçiye veriyorsun. Diyorsun ki bununla ek biç. Fiyata gelince fiyat yerlerde sürünüyor. Bu tabloyu değiştirmek bizim elimizde. Beraber değiştireceğiz. Ne diyeceğiz, 'Artık yeter'. Tamam diyoruz. Artık ayrılacaksın.
 
BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ BİR ÖĞRETMEN
Söyledim en baştan da söyledim. Bizim Cumhurbaşkanı adayımız bir öğretmen. Binlerce çocuk yetiştirdi, binlerce çocuk. yetiştirdiklerinin arasında akademi dünyasında, bilim dünyasında çok sayıda öğrencisi var. Devletin bürokrasisinde çok sayıda eski öğrencisi var. Ve bu arkadaşımız sayın Muharrem İnce topluma dokunan toplumu seven, kişisel hiç bir beklentisi olmayan, ama 80 milyonu kucaklamak isteyen bir adayımız. Ona destek verme konusunda sizlerden tamam demenizi bekliyorum.
 
SURİYE'DE SAVAŞI EN KISA SÜREDE BİTİRECEĞİZ
Şimdi çok can yakıcı bir soruna daha değinmek istiyorum. Suriyeliler konusu. Suriyeli kardeşlerimizi bu ülkeye getiren sorun yaratan, gelecek açısından da ciddi kaygılara yol açan bu sorunu başımıza açan mevcut adamlar, yani bu ülkeyi yönetenler. Yani bu ülkenin başında olanlar. Diyorlardı ki 'Emevi Camii'ne gidip namaz kılacağız'. O'nu yapamadılar. Gidemediler. Esat bün gidecek, yarın gidecek, öbür gün gidecek dediler.Esad kaldı, inşallah bunları göndereceğiz. Beraber göndereceğiz. Şimdi Suriyeli kardeşlerimizle ilgili bizim politikamız nedir ? politikamız şu, 25 Haziran'da güzel bir güne uyanacağız. 25 Haziran'da bütün Dünya'ya ve bütün komşularımıza çağrı yapacağız. Diyeceğiz ki, 'Gazi Mustafa Kemal Atatürk dedi ki Yurtta barış, dünyada barış'. Bizde diyeceğiz ki bütün komşularımıza, 'Artık kavga etmiyeceğiz. Biz de barış istiyoruz, siz de isteyin. Sadece bölgemizde değil bütün dünyada barıştan yana tavır koyacağız. Suriye'de savaşı en kısa sürede bitireceğiz. Suriyeli kardeşlerimizin evlerini yapacağız. Okullarını yapacağız. Parklarını yapacağız. Her türlü altyapısını yapacağız ve bu kardeşlerimize diyeceğiz ki buyurun kardeşim Suriye'ye gidin. davranmak lazım.
 
BİZİM VATANDAŞIMIZ İKİNCİ SINIF, SURİYELİ VATANDAŞ BİRİNCİ SINIF
Bir başka önemli konu var. Öyle yerler varki bizim vatandaşımız ikinci sınıf, Suriyeli vatandaş birinci sınıf. Hastaneye gidersiniz Suriyeli vatandaş birinci sınıf, bizim vatandaş ikinci sınıf. Dükkan açar yanında esnafın bizim esnaf vergi verir ikinci sınıf vatandaş, Suriyeli birinci sınıf vatandaş. Ben bütün bunların hepsini biliyorum. Bütün ayrıntıları biliyorum. Ama Suriyeliler de insan onlara da insanca davranmak lazım. Onlara da dememiz lazım, 'kardeşim tamam. Geldin başımızın üstünde yerin var. Artık yeter bak burnumuzun dibinde oturuyorsun. Artık git, kendi ülkene git. Baban orada, deden orada, atan orada. Oraya git sana her türlü katkıyı yapacağız. biz kendi ülkemizde huzur içinde yaşamak istiyoruz. Ona da bu fırsatı vereceğiz, kendi ülkesinde huzur içinde yaşasın diye.
 
TÜRKİYE'Yİ İSRAİL'İN ARKA BAHÇESİ HALİNE GETİRDİN
Bugün ABD Kudüs'te kendi büyükelçiliğini açıyor. Kudüs'te bizim gencecik çocuklarımız evlatlarımız, 1970'li, 60'lı yıllarda Kudüs'e gittiler. Filistin'in bağımsızlığı için, Filistin için gittiler. O gencecik çocuklamızın mezarları şimdi Filistin'de. Filistin halkının her zaman yanında olduk. Çünkü biz Kuvayi Milliye geleneğinden geliyoruz. Mustafa Kemal'in geleneğinden geliyoruz. Bütün mazlum milletlerin arkasında durmak onlara destek vermek istiyoruz. Gazze olayını hepiniz hatırlarsınız. Mavi Marmara olayında dediler ki Biz Gazze'ye gidiyoruz. Gazze'de Filistinlilere yardım yapacağız. Gittiler, İsrail uluslararası sularda Mavi Marmara gemisine saldırdı 9 vatandaşımızı şehit etti. Bunun üzerine hükümet büyük mitingler yaptı. Büyük proğramlar yaptı. dedi ki artık bundan sonra İsrail ile hiç konuşmayacağım. Yanyana gelmeyeceğim. Neydi, Gazze'de abluka kalkacaktı. İsrail özür dileyecekti. Ölenler için tazminat ödeyecekti. Gazze'de abluka kalkmadı. İsrail 'Ben tazminat ödemem' dedi. 'Ama siz bir vakıf adı verirseniz ben O vakfa bağışta bulunabilirim' dedi. Bir özür mektubu dahi göndermedi. Sonra ne oldu bir gece yarısı kanun çıkardılar ve İsrail ile ilişkileri düzelttiler. Şimdi ben arada bir konuşuyorum ya, 'Bunların yatacak yeri yok diye' milleti kandırdılar. şimdi kalkıp konuşacaklar İsrail böyledir, İsrail şöyledir diye. Sen Türkiye'yi İsrail'in arka bahçesi haline getirdin. Şimdi büyükelçiliği taşıyorlar oraya. Ben bunu parlementoda eleştirdim. Dediler ki 'Sayın Erdoğan Mecliste çıktı dedi ki Doğu Kudüs'te bizim konsolosluğumuz var, orayı yakında inşallah Filistin'in başkendi yapacağız. Büyükelçiliği oraya açacağız' dedi.
Bekliyorum. Aylar geçti bekliyorum. Sevgili Erdoğan, gözünü sevdiğim Erdoğan mecliste konuştun söyledin. Niye büyükelçiliği açmıyorsun Kudüs'te. Birisi mi engel oluyor sana. Birisi elinden mi tutuyor. Diyecek ki ben açacaktım CHP karşı çıkıyor. Şimdi CHP'nin genel başkanı olarak söylüyorum. Açık ve ne-t Mersin'den söylüyorum. Yüreğin yetiyorsa git büyükelçiliği aç ben de seni sonuna kadar alkışlayacağım. İşin özeti lafla peynir gemisini yürütmeye çalıştılar. Bugüne kadar hep öyle yaptılar.
 
KİMSE AÇ, AÇIKTA KALMAYACAK
işsizlik sorununu çözeceğiz. Kamu istihdamını büyüteceğiz. Kimse aç ve açıkta kalmayacak. Bunların tamamını yapacağız. 4 yıl. 5. yıl bunun keyfini süreceğiz. 5'nci yıl diyeceğiz ki bakın 4 yılda yaptıklarımıza bakın 5'nci yılda bize yeniden oy verin diyeceğiz. bu ülkeyi büyüteceğiz. Bu ülke bütün dünyayla dost olacak. Bu ültede barış, kardeşliği getireceğiz. Kimse kimsenin kimliğinden ötürü, inancından ötürü, yaşam tarzından ötürü ötekileştirilmeyecek. İnsansa başımızın üstünde yeri vardır diyeceğiz. Diyorlardı ki 'Ey kılıçdaroğlu sen bir sürü şey vaad ettin. Sen parayı nereden bulacaksın ? şimdi yaptı demek ki Kılıçdaroğlu doğruları söylüyor. Emekliye 2 maaş ikramiye dedik, sen iki bayramda biner lira. Hadi o da yine idare eder diyelim. Ama yetmez. Taşeron işçiye kadro dedik olmaz diyordun. nöe oldu kadro da oldu. Ayın 24'nde seçim bildirgemizi açıklayacağız. modern bir Türkiye'yi nasıl inşa edeceğimizi anlatacağız. Parayı nereden bulacaksınız diyebilirler. Türkiye dünyanın en zengin ülkelerinden birisidir.
 
PARAYI TEFECİLERE DEĞİL HALKA VERECEĞİZ
Son 16 yılda bu hükümetin dışardaki faiz lobilearine ödediği faizin miktarı 151 milyar dolar. 151 milyar dolar Londra'daki bir grup tefeciye ödedikleri faiz. Borç para aldılar faiz ödediler. Bir de faize karşıyız diyorlar. Faizi düşüreceğim diyor. 16 yıldır düşürmedin de 24 Haziran'dan sonra mı düşüreceksin. İçeriye ödedikleri faiz, devlet tahvili, hazine bonosu 687 milyar dolar. çiftçi mi aldı emekli mi aldı. İşçi, öğretmen mi aldı. kim aldı 687 milyarı. Biz ne yapacağız O faizi düşüreceğiz. OHAL'i kaldıracağız. Demokrasiyi getireceğiz. Parayı tefecilere değil halka vereceğiz. (Tarsus Akdeniz)

Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.