Ankara'da Konservasyon Merkezinin Kültürel Miras İçin Önemi Anlatıldı
Bakan Ersoy, Türkiye'nin dünyada sayılı hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip olduğunu belirtti. Ayrıca, bu merkezlerde 251 binden fazla eserin restore edildiğini ve uluslararası eğitim programlarına ev sahipliği yapıldığını ifade etti.
Bakan Ersoy, Türkiye'nin sahip olduğu konservasyon laboratuvarlarının, hem ekip hem de ekipman açısından önemli yatırımlar aldığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eserin restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldığını belirten Ersoy, söz konusu laboratuvarların pek çok ülke tarafından tercih edildiğini, uzman ekiplerin eğitim almak ve deneyim paylaşmak üzere Türkiye'yi ziyaret ettiklerini ifade etti.
Uluslararası İşbirliği ve Eğitim
Ersoy, Türkiye'nin teknik altyapısının ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirtti. "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" diyerek, bu durumun Türkiye'yi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde öne çıkardığını ifade etti. Ayrıca, laboratuvarların restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmayıp, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de önemli bir rol oynadığını vurguladı.
Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve bu laboratuvarlarda 281 uzman personelin görev yaptığını açıkladı. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, farklı malzemeler için ayrılan uzman ekiplerin müdahale yöntemlerini laboratuvar analizlerine göre belirlediğini kaydetti.
Tekstil Konservasyonu Çalışmaları
Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da dikkat çekerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının bu laboratuvarlarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Bakan Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu ifade etti.
Kazı Çalışmaları ve Gelecek Hedefleri
Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını belirten Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.