Yerel »

Çanakkale Biga'da Mikro Deprem Aktivitesi ve Tektonik Özellikler Üzerine Değerlendirme Yapıldı

Çanakkale Biga'da mikro deprem aktivitesinin yüksek olduğu belirtildi. Prof. Dr. Tolga Bekler, bölgenin önemli tektonik unsurlara sahip olduğunu ve yıkıcı depremlerin geçmişte de meydana geldiğini ifade etti.


Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.

Çanakkale'nin Biga ilçesi, mikro deprem aktivitesinin yoğun olduğu bölgelerden biri olarak dikkat çekiyor. Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, Biga Yarımadası'nın Türkiye'nin Kuzeybatı Ege Bölgesi'nde yer aldığını belirtti. Bekler, bu bölgenin farklı geometrilere sahip fayların oluşturduğu yoğun depremselliğe neden olduğunu ifade etti. Ayrıca, Biga'nın Türkiye’nin deprem ülkesi olmasının önemli bir parçası olduğunu öne sürdü.

Türkiye'nin Deprem Gerçeği

Prof. Dr. Bekler, Türkiye’nin genel olarak deprem riski taşıdığını vurgulayarak, "Ülkemizin sismik kaynakları olan faylar, birçok bölgede hem tarihi hem de aletsel dönemde birçok depreme sebep olmuştur. Bu depremlerin bir kısmı yıkıcı etkilere sahiptir" dedi. Bekler, bu depremlerin kalıntılarını ve etkilerini kayıtlarda görmekte olduklarını da belirtti.

Biga'da Yıkıcı Depremler

Biga'nın geçmişte yıkıcı depremlere neden olan farklı fay hatlarına sahip olduğunu ifade eden Bekler, "Biga, Anadolu’nun önemli tektonik unsurlarını barındırıyor. Bu bölge, geçmişte çeşitli yıkıcı depremlere de tanıklık etmiştir. 1912 Saros Körfezi Depremi, 1953 Yenice Gönen Depremi ve 1944 Edremit Körfezi Depremi gibi önemli depremler burada meydana gelmiştir. En son 2017 yılında Ayvacık’ta 5.4 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşmiştir" şeklinde konuştu.

Mikro Depremlerin Nedenleri

Bekler, Biga'daki mikro depremlerin iki ana nedeni olduğunu ifade etti. Bunlardan birinin farklı fayların birbirine uyguladığı gerilme transferleri olduğunu belirten Bekler, diğer nedenin ise yer altındaki kayaçların birbirine uyguladığı gerilmeler sonucu meydana gelen kırılmalar olduğunu kaydetti. Bu durum, bölgedeki gerilmenin sürekliliğini gösterdiğini vurguladı.

Teknolojinin Rolü

Son 25-30 yıl içinde gelişen teknolojinin deprem araştırmalarında önemli ilerlemeler sağladığını belirten Bekler, "Artık depremleri daha iyi gözlemleyebiliyor ve ölçüm yapabiliyoruz. Bu depremler yeni değil, yüzyıllardır meydana geliyor. Ancak, sayısal gözlem ve ölçüm yapabilme kabiliyetimiz son yıllarda artmıştır" ifadelerini kullandı.


Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.

Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.