İstanbul'da İmamoğlu, Diploma İptaline İlişkin Açtığı Davada İddiaları Reddetti
İstanbul'da İmamoğlu, diploma iptaline yönelik açtığı karşı davada, iddiaların asılsız olduğunu savundu. Duruşmada, İstanbul Üniversitesi avukatı, davacı tarafın iddialarını temellendiremediğini ve davanın reddini talep etti.
Diploma iptaline ilişkin olarak İstanbul'da yapılan duruşmada, İmamoğlu, "Bu iddialar tamamen sonradan uydurulmuş senaryolardır" şeklinde konuştu. Duruşmada, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan incelemelerde bazı usulsüzlüklerin tespit edildiği belirtildi. Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi avukatı, davacı tarafın yokluk iddialarının yeterince temellendirilmediğini belirterek, davanın reddedilmesini talep etti.
Avukat, "Davacı tarafın ileri sürdüğü iddialardan biri, denklik konusunda üniversitelerin yetkisinin bulunmadığı yönündedir. Ancak bu yaklaşım hukuken eksiktir" ifadelerini kullandı. Ayrıca, eşdeğerlik konusunun tamamen her bir üniversitenin takdirine bırakılmasının, yurt dışından yapılan yatay geçiş başvurularında üniversiteleri ağır bir sorumluluk altına sokacağını vurguladı.
İstanbul Üniversitesi ile yapılan protokol çerçevesinde öğrenci başvurularının kabul edildiği, ancak YÖK tarafından yapılan incelemelerde bazı usulsüzlüklerin tespit edilmesi üzerine diploma işlemlerinin geri alındığı ifade edildi. İlk derece mahkemesi, hukuka aykırılık bulunmadığına ve öğrencilerin iyi niyetli olduğuna karar vererek, idari işlemin iptaline karar vermiştir. Bu karar, üst mahkeme tarafından da onaylanmıştır.
Davacılar, "idarenin açık hatası varsa iyi niyet dikkate alınmaz" gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmişse de Bölge İdare Mahkemesi, kararında ısrar etmiştir. Somut olayda, ilgililerin iyi niyetinin zayıfladığına dair somut bir delil bulunmadığı belirtilmiştir. Dönemin üniversite yönetim kurulu üyelerinin beyanları, yapılan yatay geçişlerin akademik amaçlarla gerçekleştirildiğini göstermektedir.
1991 yılında Yükseköğretim Kurulu'na yapılan başvurularda, bazı üniversitelerin eşdeğer kabul edildiği ancak belirli kampüsler veya programlar açısından ayrı bir değerlendirme yapılabileceği yönünde görüşlerin bildirildiği kaydedildi. O dönemde yapılan yatay geçişlerde, başvurulan üniversitenin eşdeğer bir yükseköğretim kurumu olarak bilinmediği veya bilindiği yönünde açık bir hukuki yasak bulunmamaktadır. Dönemin uygulamaları, idarenin değerlendirmesine dayanan bir sistemin varlığını ortaya koymaktadır.
Mahkeme, alınan beyanların ardından kararını 15 gün içinde açıklayacağını ve kararın UYAP üzerinden taraf avukatlarına tebliğ edileceğini belirterek duruşmayı sonlandırdı.