İstanbul'da Makina Mühendisi Adnan Demirci, Paslanmaz Çelik Üretiminde Dışa Bağımlılığın Risklerine Dikkat Çekti
Adnan Demirci, Türkiye'nin paslanmaz çelik üretimindeki dışa bağımlılığın ekonomik ve ulusal güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. Yıllık 700 bin ton paslanmaz çelik tüketiminin tamamının ithalatla karşılandığını ifade eden Demirci, bu durumun ülke ekonomisine büyük maliyet yüklediğini vurguladı.
Makina mühendisi ve sanayici Adnan Demirci, Türkiye’nin paslanmaz çelik üretimindeki dışa bağımlılığının ciddi bir risk taşıdığını belirtti. Ekonomi ve ulusal güvenlik açısından önemli bir meseleyi gündeme getiren Demirci, devletin öncülüğünde bu alanda yatırımlar yapılması gerektiğini vurguladı. Türkiye'de yıllık ortalama 700 bin ton paslanmaz çelik uzun mamul tüketildiğini söyleyen Demirci, bu miktarın tamamının ithalat yoluyla karşılandığını ifade etti. Bu durumun ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 3 milyar dolarlık bir maliyet yüklediğini belirtti.
Adnan Demirci, Türkiye’nin sıvı çelik üretim kapasitesinin dünyada 8’inci, Avrupa’da ise Almanya ile başa baş olduğunu hatırlatarak, buna rağmen paslanmaz çelik üreten ülkeler arasında yer alınmamasını stratejik bir eksiklik olarak değerlendirdi. Türkiye, dünya krom rezervlerinde üçüncü sırada yer almasına rağmen, üretilen ferrokromun tamamının ihraç edilmesini eleştirdi. Kullanılmış paslanmaz çelik hurdasının dahi yurt dışına satıldığını belirten Demirci, bu durumun katma değerin ülke dışında kalmasına neden olduğunu ifade etti.
Paslanmaz çeliğin savunma sanayi için hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Demirci, jet motorları, roket sistemleri, top namluları, denizaltılar, radar ve sensör sistemleri gibi kritik alanlarda bu malzemenin vazgeçilmez olduğunu kaydetti. Olası bir savaş durumunda tedarik zincirlerinin kesilmesinin savunma sanayiini felç edebileceğini belirtti. Bu nedenle böylesine stratejik bir yatırımın ancak devletin öncülüğünde hayata geçirilebileceğinin altını çizdi.
Demirci, uluslararası ortaklık seçeneğine de dikkat çekti. Özellikle Çin Halk Cumhuriyeti’nin mevcut üretim gücü ve anti-damping baskıları nedeniyle Türkiye’de yatırım yapmaya sıcak bakabileceğini belirtti. Türkiye’nin lojistik avantajları, gümrük birliği ve serbest ticaret anlaşmaları sayesinde Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına hızlı ve düşük maliyetli ihracat yapılabileceğini ifade etti. Ayrıca, Türkiye’de üretilecek paslanmaz çeliğin anti-damping vergilerinden daha az etkileneceğini vurguladı.
Demirci, paslanmaz çelik üretimine geçilmesi halinde ithalatın cari açık üzerindeki olumsuz etkisinin ortadan kalkacağını, bunun yanı sıra yüksek katma değerli ürün ihracatıyla ekonomiye güçlü katkı sağlanacağını belirterek, bu yatırımın sanayileşme tarihinde yeni bir sayfa açacağını sözlerine ekledi.