Ekonomi »

İstanbul'da Türk Özel Sektörü ve AB Komisyonu SKDM'yi Tartıştı

İstanbul'da gerçekleşen SKDM toplantısında Türk özel sektörü ile AB Komisyonu arasında önemli görüşmeler yapıldı.

İstanbul'da düzenlenen SKDM toplantısında, Türk özel sektörü ve Avrupa Birliği (AB) Komisyonu bir araya geldi. Toplantıda, Türkiye'nin AB ile olan ekonomik ilişkileri ve SKDM'nin Türkiye açısından önemi ele alındı. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye’nin AB ile güçlü bir ekonomik entegrasyona sahip olduğunu vurgulayarak, SKDM’nin Türkiye için özel bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Kıvanç, Türkiye’nin yaklaşık 30 yıldır AB ile Gümrük Birliği içinde bulunduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu ifade etti. Ayrıca, Türkiye’nin yıllık 100 milyar avroyu aşan ihracatıyla AB için kritik bir tedarikçi konumunda olduğunu belirtti. Ancak, SKDM’nin Türkiye’yi "klasik bir üçüncü ülke" olarak değerlendirmesinin ticari ve hukuki açıdan hatalı olduğunu sözlerine ekledi.

Toplantıda, SKDM’nin uygulama döneminin 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayacağına dikkat çekildi. Kıvanç, Avrupa Komisyonu’nun Aralık 2025’te yayımladığı ikincil mevzuat paketine ilişkin Türk özel sektörünün ortak değerlendirmelerini paylaştı. KOBİ’lerin yükümlülüklere tabi olmasının ciddi maliyet ve idari dengesizlik oluşturduğunu ifade eden Kıvanç, Türkiye’de akredite olmuş doğrulayıcı kuruluşların AB nezdinde tanınmamasının firmalar açısından ek maliyet ve gecikmelere yol açtığını belirtti.

Kıvanç, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini vurgulayarak, toplam kurulu güç içinde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 50’nin üzerine çıktığını hatırlattı. Özellikle 5.1.h kapsamında yapılacak enerji yatırımlarının SKDM metodolojisinin içine alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.

AB’nin Türkiye için belirlediği varsayılan emisyon değerlerinin birçok sektörde gerçek emisyonların üzerinde kaldığını belirten Kıvanç, özellikle çimento sektöründe bu durumun maliyetleri yaklaşık dört kat artırabildiğini ifade etti. Gerçek emisyon verilerinin esas alınmasının çevresel doğruluk ve rekabetçilik açısından kritik olduğunu vurguladı. Kıvanç, SKDM kapsamında toplanacak gelirlerin AB sanayisinin dönüşümünde kullanılmasının planlandığını da belirtti.

Toplantıda konuşan DG TAXUD Genel Müdürü Gerassimos Thomas, SKDM uygulamasında gerçek emisyon verilerinin önemine vurgu yaptı. Varsayılan emisyon değerlerinin doğası gereği cezalandırıcı olduğunu belirten Thomas, bu değerlerin ihracatçı firmalar açısından dezavantaj oluşturduğunu ifade etti. Avrupa Komisyonu’nun analizleri sonucunda SKDM’nin diğer sektörlere genişletilmesi kararlarının 2027 yılına ertelendiğini, böylece 2026-2027 dönemini kapsayan ikinci bir geçiş süreci oluşturulduğunu ifade etti.

Thomas, Türkiye’deki doğrulayıcı kuruluşların tanınmaması kararının ortaklık açısından en zor başlıklardan biri olduğunu kabul etti. Bunun Türkiye’ye özel bir yaklaşım olmadığını, metodolojinin yeniliği ve yeterli sayıda eğitimli doğrulayıcı bulunmaması nedeniyle ihtiyatlı bir yol izlendiğini sözlerine ekledi.


Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.