Konya'da Beslenme Alışkanlıklarında Akışkanlık Yaklaşımına Geçiş Yapılıyor
Konya'da yeni bir beslenme yaklaşımı olarak akışkanlık, katı diyetlerin yerini alıyor. Bu yöntem, bireylerin vücutlarını dinleyerek, ihtiyaçlarına uygun beslenmelerini sağlıyor.
Yeni yılın gelmesiyle birlikte beslenme alışkanlıklarında önemli değişiklikler yaşanıyor. Beslenmede akışkanlık yaklaşımı, geleneksel diyet modellerinin yerine esnek bir yaklaşımı getiriyor. Bu yeni yöntem, bireylere yasaklar koymaktan ziyade, vücudu dinlemeyi ve bireysel ihtiyaçlara göre beslenmeyi öğretiyor. Beslenme uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, bu yöntemin, bireylerin kendi biyolojik ritimlerine uyum sağlamalarına yardımcı olduğunu belirtti.
Dyt. Nazlı, insanların her gün aynı enerjiye, iştaha ya da besin ihtiyacına sahip olmadığını vurguladı. Stres, uyku düzeni, yoğun iş günleri veya hormonal dalgalanmalar gibi faktörler, besin ihtiyaçlarını doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle, spor yapılan günlerde yüksek enerji alımı, dinlenme günlerinde ise daha hafif öğünler tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Böylece akışkan beslenmenin temel ilkeleri arasında yer alıyor.
Yeni Nesil Beslenme Anlayışı
Yeni nesil beslenme yaklaşımlarında, hormonal dengeler, bağırsak sağlığı, stres ve uyku düzeni iştah üzerinde belirleyici faktörler arasında bulunuyor. Dyt. Merve Sena Nazlı, yetersiz uykunun leptin ve ghrelin hormonlarını etkileyerek iştahı artırabileceğini belirtti. Ayrıca, kronik stresin tatlı ve karbonhidrat isteğini tetikleyebileceğini ifade etti. Beslenmede akışkanlık, beden zekâsını geliştirmeyi hedefleyerek, bireylere sosyal hayatlarını ve keyif aldıkları besinleri dışlamadan dengede kalmalarını sağlıyor.
2026 yılına dair beslenme trendlerinde, mükemmel beslenme anlayışının yerine yeterince beslenme kavramının geçeceğine dikkat çeken Nazlı, bu değişimin bireylerin sağlıklı bir beslenme ilişkisi kurmalarında büyük bir fırsat sunduğunu belirtti. "Yasaklamak değil, dengelemek" anlayışıyla yola çıkan bu beslenme modeli, bireylerin diyet bozma döngüsünden kurtulmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.
Eski Alışkanlıkların Bırakılması Gerekiyor
Dyt. Nazlı, yeni yılda eskimiş alışkanlıklardan kurtulmanın önemine değinerek, "Günlük kilo değişimleri ödem, hormonal dalgalanmalar ve sindirim durumu gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle, her gün tartılmak yerine haftada bir gün aç karnına tartılmak daha doğru sonuçlar verir." dedi. Ayrıca, yasaklar yerine denge ve farkındalığın ön planda tutulması gerektiğini vurguladı.
Beslenmede akışkanlık yaklaşımı, bireylerin yalnızca tek bir öğün ya da bir günün tüm süreçlerini sabote etmemesi gerektiğini ifade ediyor. Uzun vadeli bir süreç olarak beslenme, bireylere özel olmalıdır. Dyt. Nazlı, sağlıksız diyet programlarının, böbrek, karaciğer ve bağırsak hastalıklarına yol açabileceğine dikkat çekerek, "Aç kalmak yerine, vücudu doğru zamanda doğru şekilde beslemek önemlidir." şeklinde konuştu.
Fonksiyonel Tıp Bakış Açısıyla Akışkan Beslenme
Fonksiyonel tıpta beslenme; bireyin bağırsak sağlığı, hormon dengesi ve yaşam tarzı gibi unsurları göz önünde bulundurarak ele alınıyor. Dyt. Nazlı, "Glutensiz veya ketojenik beslenme bazı bireylerde fayda sağlarken, herkes için uygun olmayabilir." dedi. Akışkan ve kişiye özel beslenme modeli, bağırsak sağlığını desteklemeyi ve uzun vadeli metabolik sağlığı hedefliyor. Sağlıklı beslenmenin yalnızca tabaktaki yiyeceklerle değil, aynı zamanda yaşam koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sonuç olarak, beslenmede akışkanlık yaklaşımı, bireylerin psikolojik baskı oluşturmadan, sosyal hayatlarıyla uyumlu bir beslenme ilişkisi kurmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Bu yöntem, uzun vadede dengede kalabilmenin ve vücutla iş birliği yapmanın önemini vurguluyor.