Bitlis'te Karın Yönetimi ve Su Hasadı Üzerine Önemli Açıklamalar Yapıldı
Bitlis Eren Üniversitesi'nden Dr. Arya Biçen, karın doğru yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Karın yalnızca bir tehdit değil, önemli bir su kaynağı olabileceğini belirten Biçen, su hasadının stratejik bir planlama aracı haline geldiğini ifade etti. Su hasadı yaklaşımının, kar ve yağmur suyu ile kaynakların yönetimini kapsadığını açıkladı.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Karın Yönetimi ve Su Hasadı
Bitlis Eren Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, yaptığı açıklamalarda, karın sadece bir yük olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, uygun planlama ile önemli bir su kaynağına dönüştürülebileceğini dile getirdi. Özellikle Bitlis gibi kar yağışının yoğun olduğu bölgelerde karın temizlenip kenara itildiğini ya da kontrolsüz bir şekilde eriyerek akıp gittiğini ifade etti. Bu durumun, kırsalda çığ, kent merkezlerinde ise çatı ve saçaklarda tehlikeli kütlelerin oluşmasına sebep olabileceğini belirtti. Biçen, bu risklerin temel nedeninin karın yönetimindeki eksiklikler olduğunu belirtti. Bilimsel açıdan bakıldığında karın, yağmur kadar önemli bir su girdisi olduğunu vurguladı. Bu bağlamda "su hasadı" yaklaşımının önemine dikkat çekti.Su Hasadının Önemi
Su hasadının, yağmur veya kar şeklinde gelen suyun kaybolması yerine planlı bir şekilde toplanması ve yönetilmesi anlamına geldiğini ifade eden Biçen, bu yöntemin özellikle az gelişmiş ülkelerde su kıtlığına karşı alternatif bir kaynak olarak değerlendirildiğini vurguladı. Gelişmiş ülkelerde ise içilemez su kullanımlarında destekleyici bir sistem ve taşkın kontrolü aracı olarak kullanıldığını söyledi. Biçen, su hasadı uygulamalarının yeni olmadığını, sarnıçlar ve toplama havuzları gibi tarihi örneklerin bulunduğunu hatırlatarak iklim değişikliğinin su hasadını stratejik bir planlama aracı haline getirdiğini belirtti. Avrupa ülkeleri, ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya'da bu sistemlerin yeni yapılarda ya zorunlu tutulduğunu ya da teşvik edildiğini ifade etti. Türkiye'de ise 2024 yılında yürürlüğe girecek olan Su Verimliliği Yönetmeliği ile su hasadının bina, parsel ve kentsel ölçeklerde planlama süreçlerine entegre edilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.Kar Yönetimi ve Uygulamalar
Soğuk iklimlerde su hasadının kar üzerinden yürütüldüğünü belirten Biçen, karın doğru yönetildiğinde kentsel sistem için önemli bir girdiye dönüşebileceğini ifade etti. Çatı temelli su hasadı sistemlerinin ABD ve Kuzey Avrupa'daki kentlerde su talebini ve yüzey akışını ciddi şekilde azalttığını kaydetti. Bu sistemlerin yalnızca basit oluklardan ibaret olmadığını, aynı zamanda doğru eğim, filtrasyon ve depolama içeren entegre yapılar olması gerektiğini vurguladı.Farklı Ülkelerdeki Uygulamalar
Yol ve kamusal alanlardan kar yönetimi konusunda da bilgi veren Biçen, Japonya ve Norveç'te yol karının doğrudan kanalizasyona verilmediğini, özel toplama ve eritme alanlarında kontrol altına alındığını aktardı. Güney Kore'de ise yol güvenliği sağlanırken eriyen suyun yönlendirildiği altyapı sistemlerinin kullanıldığını ifade etti. Bitlis özelinde tek tip bir çözüm öneremeyeceğini belirten Biçen, kent merkezinde çatı temelli sistemlerin, yol ve meydanlarda ise karın doğrudan eritilmesi yerine pilot toplama ve arıtma alanlarının denenebileceğini söyledi. Kırsal ve yüksek kesimlerde ise karın erken erimesini önleyen, depolamaya dayalı yaklaşımların daha uygun olacağını belirtti.Su Hasadının Değeri
"Bitlis gibi karla yaşayan kentler için mesele, karın ne kadar yağdığı değil; yağan karla ne yaptığımızdır" diyen Biçen, karın yalnızca bir risk olarak değerlendirilmesinin kayıplara yol açabileceğini, su hasadının bir parçası olarak ele alındığında kentin iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hale geleceğini ifade etti. Su hasadının, yalnızca teknik bir uygulama değil, suya bakış açısını değiştiren bütüncül bir planlama yaklaşımı olduğunu belirtti. Ayrıca Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği bünyesinde yapılan çalışmaların önemine de değindi. Biçen, havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik saha araştırmaları yaptıklarını ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı önemsediklerini belirtti.