İzmir'de Yapılan Ameliyat Sonrası İki Hasta 24 Saatte Taburcu Oldu
İzmir'de gerçekleştirilen başarılı ameliyatlar sonucunda Mualla ve Vecihi Tin, 24 saat içinde yürümeye başladı ve hastaneden taburcu oldular.
İzmir'de iki hasta, sağlık sorunları nedeniyle başvurdukları hastanede yapılan ameliyatların ardından hızla iyileşerek 24 saat içinde taburcu oldular. Mualla Tin, rahim sarkması nedeniyle uzun süredir yürümekte zorluk çekiyordu. Kendisi, ameliyat kararı alana kadar yaşadığı sıkıntıları şu sözlerle ifade etti: "Rahim sarkması rahatsızlığım vardı. Zamanla rahatsızlığım ilerledi ve yürümekte zorlanmaya başladım. Başta ameliyatı erteledik, istemedik; ancak yürüyemez hale gelince mecburen ameliyat olmaya karar verdim."
Vecihi Tin de benzer bir sağlık sorunu yaşadığını belirtti. "Yaklaşık 10 yıl önce İstanbul’da kanal daralması nedeniyle ameliyat olmuştum. Ancak son zamanlarda ayaklarımda sıkışma hissi, karıncalanma ve uyuşma başladı. Durumun ilerlediğini fark edince hastaneye başvurdum ve ameliyat oldum. Yaklaşık 2 saat sonra yürümeye başladım," dedi.
Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tunç Canda, Mualla Tin’in rahim ve idrar torbası problemleri nedeniyle kliniğe başvurduğunu belirtti. Yapılan değerlendirme ve muayene sonucunda cerrahi tedavi kararı alındı. Ameliyat, karında herhangi bir kesi yapılmadan robotik cerrahi yöntemi kullanılarak vajinal yoldan gerçekleştirildi. Prof. Dr. Canda, "Hasta ameliyattan sonra herhangi bir sorun yaşamadan 24 saat içinde taburcu edildi," ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Canda, Mualla Tin’in rahatsızlığının yaş ve yaşam tarzına bağlı olabileceğini vurgulayarak, "Bu tür şikâyetler genç yaşlarda da görülebilmektedir. Özellikle vajinal doğum yapmış kadınlarda, 40 yaş sonrasında rahim ve idrar torbası sarkmaları ortaya çıkabilmektedir," dedi.
Öte yandan, Vecihi Tin’in şikayetleri hakkında konuşan Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, yapılan görüntüleme tetkikleri sonucunda ileri derece kanal darlığı tespit edildiğini söyledi. Ameliyatın amacının hastanın daha uzun mesafeleri rahat ve konforlu bir şekilde yürümesini sağlamak olduğunu belirtti. Prof. Dr. Şenoğlu, "Uygulanan cerrahi teknik, tek taraftan girilerek her iki tarafın rahatlatıldığı ‘unilateral yaklaşımla bilateral dekompresyon’ yöntemidir," dedi.
Kanal darlığı, genellikle ileri yaşlarda görülen bir durumdur ve yürüyüş sırasında dinlenme ihtiyacı, bacaklarda karıncalanma ve ağrı gibi belirtilerle kendini göstermektedir. Bu durumu mikrocerrahi yöntemle tedavi etmek mümkündür. Bu tedavi yaklaşımı, hastanede yatış süresini kısaltmakta, ağrı kesici ihtiyacını azaltmakta ve hastaların hızlı bir şekilde mobilize olmasını sağlamaktadır. Ayrıca, komplikasyon riski daha düşüktür. Geçmişte yapılan ameliyat sonrası hastada oluşan kistik yapı, kanal darlığına ve sinir sıkışmasına katkıda bulunmuştur. Olaylar, yaşlanma sürecine bağlı olarak bağ dokularında ve eklem yapılarında meydana gelen değişikliklerin sonucudur.