İstanbul'da Türkiye'nin AB-Asya ticaretindeki stratejik konumu değerlendirildi.
Türkiye, AB-Asya ticaretinin önemli oyuncusu olarak karayolu, deniz ve havayolu taşımacılığındaki büyümeyi artırıyor. Önümüzdeki yıllarda bu büyümenin devam etmesi bekleniyor.
Türkiye'nin coğrafi konumu ve güçlü ulaşım altyapısı, AB-Asya ticaretinde önemli bir avantaj sağlıyor. Uluslararası yük taşımacılığında karayolunun belirleyici rol oynadığını belirten Baykara, son on yılda karayolu ile taşınan ihracatın yaklaşık yüzde 55 arttığını ifade etti. 2014 yılında 55,3 milyar dolar olan karayolu taşımacılığı ihracatının, 2024 yılında 85,8 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Deniz taşımacılığında ise 2014-2024 döneminde konteyner taşımacılığının TEU bazında yüzde 62, elleçlenen yük miktarının ise ton bazında yüzde 38 arttığına dikkat çeken Baykara, liman altyapısının güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Limanların demiryolu bağlantılarının geliştirilmesi ve depolama alanlarının artırılması gerektiğini ifade etti.
Havayolu taşımacılığının ihracattaki payının değer bazında yüzde 13 seviyesinde olduğunu belirten Baykara, 2013’ten bu yana ton bazında ortalama yüzde 47’lik bir artış yaşandığını söyledi. Demiryolu taşımacılığında Türkiye’nin, Avrupa’dan Orta Asya ve Çin’e uzanan hatlar üzerinde önemli bir geçiş ülkesi konumunda olduğunu belirtti.
Orta Koridor ve Kalkınma Yolu
Baykara, önümüzdeki beş yıllık süreçte Avrupa-Asya ticaretinin üç katına çıkmasının tahmin edildiği bir dönemde, Türkiye’nin Orta Koridor’un merkezinde yer alacağını ifade etti. "Orta Koridor, Türkiye’yi küresel transit taşımacılığın merkezlerinden biri haline getirebilir" dedi. Bu süreçte Türkiye’nin rolünün daha da güçleneceğine dikkat çekti.
Hazar Geçişli Orta Koridorun, sadece alternatif bir ulaşım koridoru olmaktan çıkıp global bir ticaret rotası haline geldiğini kaydeden Baykara, Avrupa Birliği’nin Orta Asya’yı stratejik bir öncelik olarak tanımlayıp bu bölgeye yönelik yatırımlarını hızlandırdığını ifade etti. Türkiye’nin bu süreçte lojistik bağlantılarını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Baykara, vize kısıtlamaları ve kota sınırlamalarının Türkiye-AB ticaretine ek maliyetler getirdiğini belirterek, bu kısıtlamaların kaldırılması durumunda Türkiye’nin AB’ye ihracat kapasitesinde yüzde 12 artış sağlanabileceğini açıkladı.
Net Hedefler
Türkiye'nin güçlü yanları ve fırsatları arasında coğrafi konum, ulaşım altyapısı ve uygun iş gücü maliyetleri yer alıyor. Baykara, sektör hedeflerini "Mal ihracatıyla birlikte yük taşımacılığı ve lojistik gelirlerini orta vadede 40 milyar doların üzerine çıkarmak" olarak açıkladı. Ayrıca, Türkiye’nin transit gelir payını yüzde 30’a yükseltme hedefinde olduğunu belirtti.
Sınır geçişlerini hızlandırarak ihracatta beklemeleri azaltmanın öncelikli hedefleri arasında yer aldığını ifade eden Baykara, Türkiye’nin stratejik konumunu daha da güçlendirmek için uluslararası işbirliklerine önem verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.