Antalya'da Su Tüketimi ile İlgili Yanlış Bilgiler Açıklandı
Antalya'da su tüketimiyle ilgili doğru bilinen bazı yanlışlar gündeme geldi. Uzmanlar, susama hissinin azalmasının vücudun susuz kaldığı anlamına gelebileceğini belirtiyor. Ayrıca, çay ve kahvenin su yerine geçmediği, aşırı su tüketiminin ise su zehirlenmesine yol açabileceği ifade ediliyor. Su ihtiyacının bireysel farklılıklar gösterdiği vurgulanıyor.
Antalya'da su tüketimi ile ilgili yapılan açıklamalarda, susama hissinin azalmasının bazı sağlık sorunlarından kaynaklanabileceği belirtildi. Uzman Çümen, "Susamıyorsak suya ihtiyacımız olmadığı düşüncesi yanlıştır" diyerek bu konudaki yanlış algılara dikkat çekti.
Özellikle yaşlı bireylerde katabolizma ve hormonal değişimlerin susama hissini azalttığını ifade eden Çümen, "Kişi susamadığını düşünse bile vücudu susuz kalmış olabilir. Bu nedenle 'canım su istemiyor' demek, yeterince su aldığınız anlamına gelmez" dedi.
Ayrıca, gün boyunca sürekli su içen bazı kişilerin fazla su alımına maruz kalabileceği ve hatta su zehirlenmesi yaşayabilecekleri konusuna da değinildi. Çümen, "Burada önemli olan dengeyi yakalamaktır" şeklinde konuştu.
Çay ve kahvenin su tüketimini yerine geçirdiği düşüncesinin yanıltıcı olduğunu vurgulayan uzman, bu içeceklerin fazla tüketildiğinde vücuttan su atımını artırabileceğini belirtti. "Nasıl olsa çay içiyorum" diyerek su içmemek doğru bir yaklaşım değildir" dedi.
İdrar renginin su tüketimi ile değiştiğini ifade eden Çümen, koyu idrarın az su içtiğimizi, açık renk idrarın ise yeterli su tükettiğimizi her zaman göstermediğini belirtti. Bu konuda genelleme yapmanın mümkün olmadığını vurguladı.
Böbrek taşı olan kişilerin bol su içmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Çümen, kalp yetmezliği, ileri böbrek hastalığı veya karaciğer sirozu olan hastalarda fazla su alımının problem yaratabileceğini söyledi. Bu kişilerin su miktarının mutlaka doktor tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Son olarak, herkesin günde sekiz ila on bardak su içmesi gerektiği konusunda yaygın bir kanı olduğunu ifade eden Çümen, su ihtiyacının yaş, kilo, günlük hareket miktarı, terleme, gebelik ve emzirme gibi faktörlere bağlı olarak değiştiğini belirtti. Ayrıca sıcak bölgelerde yaşayan bir kişiyle serin bir şehirde yaşayan bir kişinin su ihtiyacının aynı olmadığını vurguladı. Bu nedenle tek bir rakamın herkes için geçerli olamayacağını sözlerine ekledi.