Hatay'da Depremde Ailesini Kaybeden Furkan, Hayatına Devam Ediyor
Hatay'da deprem felaketinde ailesini kaybeden Furkan Çaksen, yaşadığı acıları ve hayat mücadelesini paylaştı. Enkazdan kurtulmayı başaran genç, şu an anneannesiyle birlikte yaşamaktadır.
Hatay'da meydana gelen depremde ailesini kaybeden 12 yaşındaki Furkan Çaksen, yaşadığı trajik olayı anlattı. Furkan, depremin olduğu gün sabah saat 04.17’de evin sallanmasıyla uyandığını belirterek, "Refleks olarak kardeşlerimin yanına koştum. Kardeşlerim uyanmıştı ve evin yıkılması bir oldu. Enkaz altında 12 saat kaldım, 4 saatini hatırlıyorum ama geri kalanını hatırlamıyorum" dedi.
Furkan, deprem sırasında babasının sesini duyduğunu ancak zamanla bu sesin azaldığını ifade etti. "Beni kurtaran Mustafa Albayrak hocam oldu. Sesim dışarıya duyuluyordu ama babamın sesi daha da aşağıdaydı. Dışarıdakiler babamın sesini duymuyordu. O hocam beni kurtardı" şeklinde konuştu. Çıktıktan sonra yaşananlar hakkında, "Ne gelecek bir kimse vardı ne de alacak biri vardı. Herkes enkazlarda hayat kurtarmaya çalışıyordu" dedi.
Furkan, depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yaşadıklarını unutamadığını belirterek, "Bir gözümüzü kapattığımız zaman sanki dün gibi aklımıza geliyor. Ben deprem zamanında ortaokul son sınıfken şimdi lisede 11. sınıftayım" ifadelerini kullandı. Şu an anneannesiyle beraber yaşadığını ve üniversite sınavına gireceğini dile getiren Furkan, öğretmenlik bölümünü kazanmayı umut ettiğini söyledi.
Yaşlı anneanne Acar, depremden beri torununa baktığını belirterek, "Ben o gün başka kızımda oturuyordum, düğün için İstanbul’a gitmişlerdi. O gecede ben de depremi yaşadım" dedi. Kızının kendisine bıraktığı torununun yanında kalmasının kendisi için önemli olduğunu ifade eden Acar, "Evlat acısı başka ve çok zordur" diye konuştu.
Furkan, hastaneye gittiklerinde yaralıların çok olduğunu, doktorların her yere koşmaya çalıştığını ama yeterli olamadıklarını anlattı. Kolunun şişmesi sonucu korktuğunu ve ameliyat olma endişesi taşıdığını belirtti. "Çünkü o zamanlarda ameliyata girenler uzuvlarını kaybedip içeriden çıkıyorlardı. Bu yüzden çok korkmuştum" dedi.