İstanbul'daki Onkolog Ölmez, Kanser Tedavisinde Umut Veren Gelişmeleri Açıkladı
İstanbul'da onkolog Dr. Öğr. Üyesi Özgür Ölmez, önümüzdeki 5 yıl içinde kansere bağlı ölümlerde önemli bir azalma beklediklerini açıkladı. İmmünoterapi ve gen tedavilerinin etkisiyle, tedavi edilebilen kanser sayısında artış öngörülüyor.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
İstanbul Beykent Üniversite Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü'nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Özgür Ölmez, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamalarda, Türkiye ve dünya genelindeki kanser verilerini paylaştı. Kanser tanısı konulan hasta sayısının artmasına rağmen, yeni tedavi yöntemleri sayesinde sağ kalım sürelerinin uzadığını belirten Ölmez, erken tanı ve tarama programlarının önemine dikkat çekti.
2022 yılı kanser istatistiklerine göre, Türkiye'de yılda yaklaşık 240 bin yeni kanser vakası tespit ediliyor. Dünya genelinde bu sayı ise 20 milyona ulaşıyor. Akciğer kanseri, en sık görülen kanser türü olarak dikkat çekerken, bunu meme kanseri takip ediyor.
Son yıllarda kansere bağlı ölümlerde azalma yaşandığını ifade eden Ölmez, bu durumun tanı alan hasta sayısının artmasıyla çelişmediğini vurguladı. Artışın önemli sebeplerinden birinin ortalama yaşam süresinin uzaması ve toplumun yaşlanması olduğunu belirtti.
Ölmez, meme kanseri için 40 yaşından itibaren yılda bir mamografi önerildiğini, ayrıca serviks, prostat ve cilt kanserlerinde düzenli kontrollerin önemine işaret etti. 50 yaş sonrası bireylerde kolon kanseri gibi çeşitli taramaların yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Günümüzde klasik kemoterapilere ek olarak immünoterapinin ve hedefe yönelik tedavilerin kullanıldığını belirten Ölmez, bu yöntemlerin hastanın bağışıklık sistemini aktive ettiğini ve genellikle daha iyi tolere edildiğini ifade etti. Ayrıca, hücre tedavileri ve gen tedavilerinin önümüzdeki 3-4 yıl içinde klinik kullanıma girmesi bekleniyor.
İmmünoterapinin her hastada etkili olmayabileceğini vurgulayan Ölmez, tedavi uygunluğunun biyopsi ve moleküler incelemelerle belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Yakın gelecekte yeni moleküllerin tedavi seçenekleri arasına girmesi bekleniyor.
Ölmez, "akıllı ilaçlar" olarak bilinen tedavilerin bazı yan etkiler yaratabileceğini, otoimmün hastalıklar ve tiroit bozuklukları gibi durumların görülebileceğini söyledi. Ancak bu tedavilerin, klasik kemoterapiye göre daha iyi tolere edildiğini vurguladı.
Toplumda yaygın olan "kansere bıçak vurulmaz" gibi yanlış inanışların doğru olmadığını belirten Ölmez, uygun şekilde yapılan cerrahinin kanserin yayılmasına neden olmayacağını ifade etti. "Kanserin dişisi-erkeği" söyleminin, hastalığın agresifliğiyle ilgili olduğunu da sözlerine ekledi.
Tamamlayıcı tedavilerin tamamen reddedilmediğini belirten Ölmez, fitoterapinin mutlaka onkolog kontrolünde yapılması gerektiğini, özellikle kemoterapi alan ve karaciğer hastalığı bulunan bireylerde dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Bir aydan uzun süren öksürük, menopoz sonrası kanama, dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı ve uzun süren halsizlik gibi belirtilerin önemine dikkat çeken Ölmez, bazı kanser türlerinin erken dönemde belirti vermeyebileceğini ifade etti.
Son olarak, ileri evre hastalarda sağ kalım sürelerinin belirgin şekilde uzadığını vurgulayan Ölmez, gen tedavileri, kişiye özel aşılar ve hücre temelli yaklaşımların kanser tedavisinin geleceğini şekillendireceğini belirtti.