İstanbul'da Yapılan Açıklamada Kanserlerin Yüzde 30-50’sinin Önlenebilir Olduğu Belirtildi
İstanbul'da gerçekleştirilen bir açıklamada, kanserin önemli bir bölümünün önlenebileceği vurgulandı. Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, erken tanı ve korunmanın hayati önemine dikkat çekti. Ayrıca, kanserin yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir olduğunu ifade etti.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, "Dünya Kanser Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, kanserin hem dünya genelinde hem de Türkiye'de en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığını belirtti. Elkin, kanserin toplumda hâlâ "korkulan ama konuşulmayan" bir hastalık olarak algılandığını ifade etti. Ayrıca, kanserin önemli bir kısmının önlenebilir olduğunu ve erken tanı konulduğunda tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurguladı. Kanserin, hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıktığını, bunun yanında yaşam süresinin uzaması, çevresel faktörler, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam gibi etkenlerin kanser vakalarının artışında etkili olduğunu belirtti.
Erken Tanının Önemi
Kanserle mücadelede erken tanının belirleyici bir rol oynadığını ifade eden Elkin, zamanında yapılan taramaların yaşam süresini ve tedavi başarı oranını doğrudan etkilediğini vurguladı. "Kanserle mücadelede en kritik kavram erken tanıdır. Birçok kanser türü, erken evrede saptandığında tamamen tedavi edilebilirken, geç tanı durumunda tedavi süreci zorlaşmakta ve yaşam süresi kısalmaktadır." dedi.
Tarama programlarının ertelenmemesi gerektiğini ifade eden Elkin, erken tanıya yönelik yöntemleri şöyle sıraladı: "Meme kanserinde düzenli mamografi, rahim ağzı kanserinde smear ve HPV testi, kolon kanserinde gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi, prostat kanserinde uygun yaş grubunda PSA takibi gibi yöntemler hayat kurtarıcıdır. 'Hiçbir şikâyetim yok' düşüncesi, tarama programlarını ertelemek için bir gerekçe olmamalıdır."
Koruyucu Sağlık Hizmetlerinin Önemi
Toplumda kanser denildiğinde genellikle tedavi yöntemlerinin akla geldiğini belirten Elkin, modern tıbbın bu bakış açısını değiştirdiğini ifade etti. "Kanserle mücadele, hastalık ortaya çıkmadan önce başlar. Aile sağlığı merkezleri, bireyin yaşam tarzını tanıyan, risk faktörlerini izleyen ve koruyucu sağlık hizmetlerini sürekli sunabilen önemli birimlerdir." dedi.
Kanserden Korunmak Mümkün
Bilimsel verilerin, kanserden korunmanın mümkün olduğunu gösterdiğini belirten Elkin, önlenebilir kanser oranına dikkat çekerek, "Bilimsel veriler, kanserlerin yaklaşık yüzde 30-50’sinin önlenebilir olduğunu göstermektedir. Bunun yolu yaşam tarzı değişiklikleridir. Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak, alkol tüketimini sınırlamak, dengeli beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, ideal kiloyu korumak ve aşılanabilir kanserler için (HPV, Hepatit B) aşıları ihmal etmemek kanseri büyük oranda önleyebilir." şeklinde konuştu.
KETEM'lerin Rolü
Türkiye'de yürütülen kanser tarama programlarına da değinen Elkin, KETEM'lerin (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) erken tanıdaki rolüne dikkat çekti. "Ülkemizde kanser tarama hizmetlerinin bel kemiğini KETEM'ler oluşturmaktadır. KETEM'ler, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ücretsiz ve düzenli tarama hizmetlerini sunar. Meme kanseri için 40-69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi, rahim ağzı kanseri için 30-65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV testi, kolon kanseri için ise 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi yapılmaktadır." dedi.
Farkındalık Hayat Kurtarır
Toplumsal bilincin önemine dikkat çeken Elkin, kanserle mücadelenin temel mesajının, "Kanserle mücadele, hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, ortaya çıkmadan önce başlar. Düzenli kontroller, tarama programlarına katılım ve doğru bilgiye ulaşmak bu mücadelenin temel taşlarıdır. Bilinç, erken tanı ve korunma ile bu hastalığın seyri değiştirilebilir. Çünkü farkındalık, gerçekten hayat kurtarır." şeklinde özetledi.