Erzurum'da Atatürk Üniversitesi ile Kimyagerler Derneği tarafından İlaç Kimyası Kongresi düzenlendi.
Erzurum'da gerçekleştirilen "14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi"nde ilaç araştırmaları ve üretim süreçleri ele alındı. Kongrede akademi ve sanayi iş birlikleri güçlendirildi.
14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi, Atatürk Üniversitesi ve Kimyagerler Derneği iş birliğiyle düzenlendi. Kongre, 5-8 Şubat 2026 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirildi ve ilaç alanındaki tüm paydaşları bir araya getirmeyi amaçladı. Katılımcılar arasında Türkiye’den ve yurtdışından akademisyenler, sektör temsilcileri ve araştırmacılar yer aldı.
Kongrede, ilaç araştırmaları, üretim süreçleri ve yenilikçi projeler üzerine tartışmalar yapıldı. Ayrıca, akademi ve sanayi arasında iş birliklerinin güçlendirilmesi ve üniversite-endüstri ortaklıklarının geliştirilmesi konularına vurgu yapıldı. Atatürk Üniversitesi'nin Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAYTAM) da, katılımcılara yürütülen bilimsel ve teknolojik çalışmaları tanıttı.
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, organizasyonun Türkiye’nin sağlık alanındaki geleceği için ortak bir vizyon sunduğunu belirtti. Hacımüftüoğlu, bu etkinliğin akademi ve sanayinin birlikte neler başarabileceğini gösterdiğini ifade etti.
Pandemi sürecinin ilaç ve aşı geliştirme kapasitesinin önemini artırdığını kaydeden Hacımüftüoğlu, Türkiye’nin ilaç üretiminde önemli bir kapasiteye sahip olduğunu ancak hammadde üretiminde dışa bağımlılığın sürdüğünü vurguladı. Öne çıkan birçok ilacın etken maddesinin büyük oranda Hindistan ve Çin’den sağlandığını belirten Hacımüftüoğlu, bu durumun olası küresel krizlerde ciddi riskler oluşturabileceğini dile getirdi.
Atatürk Üniversitesi’nin bu alandaki rolüne dikkat çeken Hacımüftüoğlu, üniversitenin organik kimya, moleküler biyoloji ve farmakoloji alanlarında güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ifade etti. Bu birikimle birlikte İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü’nün kurulduğunu hatırlatarak, enstitünün 16 Mayıs 2025 tarihinde faaliyete geçtiğini belirtti.
Hacımüftüoğlu, enstitü bünyesinde stratejik öneme sahip 100 ilaç hammaddesinin Türkiye'de üretilmesinin hedeflendiğini, şu anda 88 bilim insanının 11 farklı araştırma grubunda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Her araştırma grubuna 1 milyon lira proje bütçesi tahsis edildiğini ve ilk altı aylık raporların umut verici sonuçlar sunduğunu dile getirdi.
Bu çalışmaların akademik bir hedefin ötesinde ulusal bir zorunluluk olduğunu belirten Hacımüftüoğlu, Sağlık Bakanlığı’nın üniversiteye alım garantisi vermesinin devletin konuya verdiği önemin bir göstergesi olduğunu vurguladı. Laboratuvar ölçeğinden sanayi ölçeğine geçişin kritik bir aşama olduğunu belirterek, EVYAP firmasının sağladığı destekle bir İlaç Hammadde Üretim Merkezi kurulacağını ve temel atma töreninin nisan ayında yapılacağını kaydetti.
Kongre, bilimsel sunumlar, paneller ve iş birliği görüşmeleri ile devam ederken, Türkiye’nin ilaç ve biyoteknoloji alanındaki yerli ve millî üretim hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor.