İstanbul'da Diyetisyenlerden Ramazan'da Su Tüketimi Hakkında Önemli Uyarılar
İstanbul'da diyetisyen Dr. İlayda Altuncevahir, Ramazan ayında iftarda suyun peş peşe içilmemesi gerektiğini vurgulayarak, sağlıklı beslenme önerilerinde bulundu.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Ramazan ayının 19 Şubat'ta başlamasıyla birlikte, bu yıl soğuk kış günlerine denk geliyor. Uzun süreli açlık ve susuzlukta sağlıklı beslenmenin önemi artıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi İlayda Altuncevahir, Ramazan'da doğru beslenme alışkanlıklarının hem fiziksel hem ruhsal dengeyi korumada kritik rol oynadığını belirterek, sahur ve iftar için önemli önerilerde bulundu.
Ramazan'ın Önemi
Ramazan'ın ruhsal ve fizyolojik açıdan sadeleşmeyi öğreten bir süreç olduğunu ifade eden Altuncevahir, bu dönemde en büyük sorunun enerji eksikliği değil, susuzluk olduğunu belirtti. Geleneksel sofralarda kalori alımının yüksek olmasına rağmen, yeterli su tüketilmediğini vurgulayan Altuncevahir, sahurda suyun bir anda değil, zamana yayarak içilmesi gerektiğini söyledi.
Sahurda Beslenme Önerileri
Sahurun mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Altuncevahir, sahurda yumurta tüketiminin önemli olduğunu belirtti. Tuzlu peynir ve zeytin gibi besinlerden uzak durulması gerektiğini ifade eden Altuncevahir, sağlıklı yağ kaynakları olarak avokado ve kavrulmamış ceviz, fındık gibi besinlerin sofrada yer alabileceğini söyledi. Ayrıca, bol yeşil yapraklı sebzelerin ve zeytinyağlı salataların sahur için uygun olduğunu belirtti. Pidenin aşırı tüketiminin hızlı acıkmaya neden olabileceği konusunda uyarıda bulundu.
İftar Önerileri
İftarda kalabalık sofralarda çeşitliliğin azaltılması gerektiğini belirten Altuncevahir, şarküteri ürünlerinin yüksek tuz içeriği nedeniyle sofradan kaldırılmasını önerdi. İftara yarım kase sebze çorbası ve salatayla başlamanın iyi bir tercih olduğunu ifade eden Altuncevahir, ardından 10-15 dakika mola vermenin sindirim açısından faydalı olacağını söyledi.
Su Tüketiminin Önemi
İftarda suyu peş peşe ve fazla miktarda içmemenin gerektiğini vurgulayan Altuncevahir, aşırı suyun mide asidini seyreltip sindirimi zorlaştırabileceğini ifade etti. Özellikle et, tavuk veya balık tüketileceği zaman mide asidine ihtiyaç olduğunu belirterek, fazla sıvının rahatsızlık hissi yaratabileceğini kaydetti.
Tatlı Tüketimi
Güllaç ve baklava gibi geleneksel tatlıların sık tüketilmemesi gerektiğini belirten Altuncevahir, tatlı tüketiminin haftada en fazla bir kez ve küçük porsiyonlarla sınırlandırılması gerektiğini vurguladı. Mümkünse sütlü ve az şekerli tatlıların, iftardan bir süre sonra tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Meyvenin ise bir porsiyon olacak şekilde sahurda ya da iftardan sonra tatlı yerine tüketilebileceğini ekledi.
Sahuru Atlamanın Etkileri
Sahurun atlanmasının uzun süreli açlığa yol açarak metabolizmayı zorlayabileceğini belirten Altuncevahir, böbrek, tansiyon ve kalp rahatsızlığı olmayan kişilerin oruç tutulmayan saatlerde maden suyu tüketebileceğini ifade etti. Yeterli uyku ve günlük rutinin bozulmaması gerektiğini de vurguladı.
Soğuk Hava ve Beslenme
Soğuk havalarda vücudun ısı dengesini korumak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulabileceğini belirten Altuncevahir, dışarıda çalışan ve fiziksel olarak aktif olan kişilerin beslenmelerine dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Kapalı alanlarda çalışanlar için ekstra bir enerji ihtiyacının oluşmayabileceğini, ancak soğuk havaya maruz kalan kişilerin porsiyonlarını buna göre ayarlaması gerektiğini vurguladı.
Öğrenciler için Beslenme
Sınav dönemindeki öğrenciler için beslenmenin ayrı bir önem taşıdığını belirten Altuncevahir, besin çeşitliliğinin bilişsel performansı desteklediğini ifade etti. Kırmızı meyveler, haftada bir-iki kez balık tüketimi ve omega-3 kaynağı olarak ceviz gibi yağlı tohumların sofrada yer almasının faydalı olacağını söyledi. Ayrıca, kronik hastalığı bulunan kişilerin oruç sürecini mutlaka doktorlarıyla planlamaları gerektiğini vurguladı. Ramazan'ın başında yaşanan adaptasyon sürecinin ardından vücudun yeni düzene uyum sağladığını belirtti. Bu dönemin sağlıksız alışkanlıklardan arınmak için önemli bir fırsat sunduğunu sözlerine ekledi.