Düzce'de Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, çocukluk çağı kanserlerinin belirtilerinin sinsi olabileceğine dikkat çekti.
Düzce Üniversitesi'nde açıklama yapan Doç. Dr. Çakmak, çocukluk çağı kanserlerinin her yıl yüz binlerce çocuğu etkilediğini belirtti. 2022 verilerine göre 0-19 yaş aralığında 275 binden fazla yeni vaka tespit edildiğini ifade etti. Türkiye'de ise yeni çocukluk çağı kanseri olgusu sayısının yılda yaklaşık 2 bin 800 ile 4 bin arasında olduğunu kaydetti.
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı'ndan Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Çocukluk çağı kanserlerinin dünya genelinde her yıl yüz binlerce çocuğu etkilediğini vurgulayan Çakmak, "2022 yılı verilerine göre, 0-19 yaş aralığında 275 binden fazla yeni vaka kaydedilmiştir. Tanı olanaklarının, görüntüleme tekniklerinin ve kanser kayıt sistemlerinin gelişmesiyle daha fazla vaka tespit edilmektedir. Ülkemizde ise yıllık olarak yaklaşık 2 bin 800 ile 4 bin arasında yeni çocukluk çağı kanser vakası olduğu tespit edilmiştir" dedi.
En Yaygın Kanser Türleri
Çocuklarda en sık görülen kanser türlerini sıralayan Çakmak, "Çocuklarda en yaygın kanser türleri genel olarak lösemi, beyin-omurilik tümörleri ve lenfoma olarak belirlenmektedir. Türkiye'de ise en sık görülen türler sırasıyla lösemi, lenfoma ve beyin-omurilik tümörleridir. Küçük yaş gruplarında nöroblastom ve Wilms tümörü, daha büyük çocuklarda ise kemik ve yumuşak doku sarkomları da sıkça görülmektedir" şeklinde konuştu.
Çocukların Tedavi Toleransı
Çocukluk çağı kanserlerinin yetişkin kanserlerinden farklı olduğunu belirten Doç. Dr. Çakmak, "Yetişkinlerde sigara, alkol ve çevresel faktörler daha belirgin iken, çocuklarda genetik faktörler daha sık görülmektedir. Çocukların tedavi toleransı daha yüksektir. Ayrıca çocukların tedavi sürecinin yanı sıra, büyüme, gelişme, okul hayatı ve ileride kısırlık riski de büyük önem taşımaktadır. Uzun dönem yan etkiler, erişkinlere göre çocuklarda daha fazla önem arz etmektedir" diye ekledi.
Ciddiye Alınması Gereken Belirtiler
Çocuklarda erken teşhisin önemine vurgu yapan Çakmak, "Erken teşhis hayati önem taşır fakat çocuklarda belirtiler sinsi olabilir. Anne-babaların dikkat etmesi gereken durumlar arasında; uzayan ateş, açıklanamayan solukluk veya halsizlik, kolay morarma veya peteşi, sık burun ve diş eti kanamaları, gece uyandıran kemik ağrıları veya topallama, geçmeyen ve büyüyen lenf bezi şişlikleri, belirgin kilo kaybı ve gece terlemesi, karında şişlik veya kitle, sabahları baş ağrısına eşlik eden kusma ve göz bebeğinde fotoğrafta görülen beyaz yansıma gibi durumlar yer almaktadır. Bu belirtilerin varlığı durumunda, kötü huylu kanserleri araştırmak gereklidir" dedi.
Aileyi Suçlamak Yanlış
Çocukluk çağı kanserleri hakkında toplumda yanlış bilgilere de değinen Çakmak, "Kanser bulaşıcı değildir. Çocuk kanserlerini anne ve babanın davranışları ile ilişkilendirmek ve aileyi suçlamak doğru değildir. Ayrıca biyopsinin kanserin yayılmasına neden olduğu inancı da yanlıştır. Çocukluk çağı kanserlerinin tedavi şansı, bazı lösemi türlerinde yüzde 95'in üzerine çıkabilmektedir. Çocukluk çağı tümörlerini ölümle eşleştirmek ise hatalı bir düşüncedir" şeklinde konuştu.
Modern Tıptaki Gelişmeler
Son yıllarda çocuk onkolojisi alanında yaşanan umut verici gelişmeleri aktaran Çakmak, "Hedefe yönelik tedavi olarak adlandırılan akıllı ilaçlar, hücre tedavileri ve kök hücre nakli stratejileri önemli gelişmeler arasında yer almaktadır. Tisagenlecleucel (CAR-T) tedavisi, nüks eden ve dirençli B-hücreli akut lenfoblastik lösemi için pediatrik hastalar arasında FDA onayı almış bir örnektir. Ayrıca bazı çocuklarda tümörü hedefleyen akıllı ilaçlar yüksek başarı oranları sağlayabilmektedir" dedi.
Çocukluk çağı kanserlerinde genel iyileşme oranının ülkeye ve hastalığın türüne göre değiştiğini belirten Çakmak, "5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 70-80 civarında bildirilmekte; ancak bu oran, kanser türüne ve risk grubuna bağlı olarak değişkenlik göstermektedir" ifadelerini kullandı.
Destek Hizmetleri
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Kemoterapi Ünitesi'nde günübirlik kemoterapi hizmeti ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Servisi'nde bir haftaya kadar yatarak tedavi imkanı sunulduğunu belirten Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, "Kemoterapi tedavisi gören çocuklar ve acil hematoloji hastaları, gece gündüz cep telefonumuzdan bize ulaşabilmektedir. Biz buradayız, yalnız değilsiniz" diyerek açıklamasını tamamladı.