İzmir'de Ramazan Ayında Doğru Besin Seçimi Sağlık Sorunlarını Önlüyor
Ramazan ayında uzun süreli açlık sonrası sağlık sorunlarını önlemek için, tansiyon, kolesterol ve sindirim rahatsızlığı olanların beslenmesine dikkat etmesi önemlidir.
Ramazan ayında oruç tutarken, vücut direncinin düşmemesi için alışveriş listelerinin dikkatlice hazırlanması gerekiyor. Sofralarda süt ve süt ürünleri, et grubu, tahıllar ile sebze ve meyveden oluşan dört temel besin grubunun dengeli bir şekilde yer alması önerilmektedir. Özellikle sahurda yumurta, beyaz et, tereyağı ve zeytinyağı gibi sağlıklı protein ve yağ kaynaklarının tüketilmesi, tokluk süresini uzatmaktadır. Lif açısından zengin olan tahıllar, kuru meyveler ve sebzeler ise sindirim sistemini destekleyici bir rol oynamaktadır. İftar ve sahur olmak üzere iki ana öğünün yetersiz kaldığı durumlarda, teravih öncesi veya sonrasında ara öğünler yapılması tavsiye edilmektedir. Tatlı seçiminde ise ağır şerbetli ve hamurlu gıdalar yerine sütlü veya meyveli hafif tatlıların tercih edilmesi önerilmektedir.
Kronik Rahatsızlığı Olanlara Uyarılar
Yüksek tansiyon, kolesterol ve sindirim sistemi şikayeti olan bireylerin Ramazan boyunca besin tercihlerine ekstra özen göstermeleri gerekmektedir. Yüksek tansiyon sorunu yaşayanların tuzlu peynir, zeytin, sucuk ve pastırma gibi gıdalardan uzak durarak, muz, ıspanak ve kayısı gibi potasyum içeren besinlere ve su tüketimine ağırlık vermeleri önerilmektedir. Yüksek kolesterolü olanların kırmızı et ve sakatat tüketimini sınırlamaları gerekirken, kabızlık yaşayanların lifli gıdalarla birlikte kuru kayısı veya erik hoşafı tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Hazımsızlık ve gaz şikayeti bulunan bireylerin ise çok sıcak veya soğuk yiyeceklerden kaçınmaları, yemekleri yavaş yiyerek iyi çiğnemeleri sağlık sorunlarının önüne geçmektedir.
Sahurda Dört Temel Besin Grubuna Sadık Kalınmalı
Acıbadem Kent Hastanesi Diyetisyeni Hande Selen Ok, Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekmekte ve iftar ile sahur sofralarına ilişkin önerilerde bulunmaktadır. Sahur ve iftarda dengeli beslenmek amacıyla dört temel besin grubuna yer verilmesi gerektiğini belirten Ok, "Bu gruplar; et, süt, ekmek (tahıl) ve sebze-meyve grubudur. Et grubu; et, tavuk, balık, yumurta, peynir ve kuru baklagilleri kapsarken; süt grubu süt, yoğurt ve ayrandan oluşmaktadır. Ekmek grubunda ise ekmeğin yanı sıra çorba, pilav ve makarna gibi gıdalar yer almaktadır" şeklinde ifade etmektedir.
Protein Ağırlıklı Bir Menü Oluşturulmalı
Beslenme düzeninde tokluk süresini uzatan gıdalara önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Ok, "Protein ve kaliteli yağ içeren et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ve kuru yemişler bu kategoriye girmektedir. Sahur öğününde de dört temel besin grubuna sadık kalınmalı, özellikle yumurta, peynir ve sebze içeren protein ağırlıklı bir menü oluşturulmalıdır" şeklinde konuşmaktadır.
İftar Sonrası Yürüyüş ve Ara Öğün Tavsiyesi
İftar rutini ve sonrasındaki öğün düzenine değinen Diyetisyen Ok, orucun öncelikle hurma ve çorba ile açılmasını, sindirimi kolaylaştırmak adına yemeğe 10 dakika ara verilmesini önermektedir. "Sonrasında dört temel besin grubunu içeren zengin bir ana öğüne geçilmelidir. Yemekten yaklaşık iki saat sonra hafif bir yürüyüş yapılabilir ve bu süreç bir ara öğünle desteklenebilir. İftardan sonra, saat 21.00-22.00 civarında kuru meyve, kuru yemiş veya sütlü tatlı içeren bir ara öğün tüketilebilir. Yatmadan önce ise süt, yoğurt veya ayran tercih edilebilir" ifadelerini kullanmaktadır.
Orucun Faydası İçin Sağlıklı Besinler Tercih Edilmeli
Ramazan ayında uzun süreli açlığa bağlı olarak yavaşlayan metabolizmanın kabızlık problemlerine yol açabileceğine dikkat çeken Ok, bu sorunu yaşayan bireylerin lif oranı yüksek gıdalara yönelmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. "Bilimsel çalışmalar, orucun sağlık üzerindeki olumlu etkilerini kanıtlamıştır, ancak bu faydanın sağlanabilmesi için iftar ve sahurda sağlıklı besinlerin tercih edilmesi gerekmektedir" şeklinde sözlerini tamamlamaktadır.