Asayiş »

İzmir'de Gençlerin Dijital Dolandırıcılık Riskinin Artığına Dikkat Çekildi

İzmir'de gençlerin çevrimiçi dolandırıcılığa maruz kalma oranı, ileri yaş gruplarına göre daha yüksek. Uzmanlar, gençlerin hızlı teknoloji kullanımının, güvenlik bilincini zayıflattığını belirtiyor. Dolandırıcılık, teknik açıklar yerine kullanıcıların davranış ve refleksleri üzerinden gerçekleşiyor.

Dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık şirketlerinden Deloitte’un yayımladığı veriler, genç kullanıcıların çevrimiçi dolandırıcılığa maruz kalma oranının ileri yaş gruplarına göre daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmada, sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi gibi risklerin, genç kullanıcı grubunda belirgin bir şekilde öne çıktığı vurgulanıyor.

Bu durumu değerlendiren Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay, genç kullanıcıların risk altında olmasının temel nedenini "hızın güvenlik bilinciyle karıştırılması" şeklinde özetliyor. Altay, dijital dünyada platformları etkili bir şekilde kullanmanın, çoğu zaman güvenli kullanım alışkanlığıyla karıştırıldığını ifade ediyor. Oysa bu noktada dolandırıcılıkta belirleyici olan faktör, teknoloji değil; dikkat, sorgulama refleksi ve davranış biçimi olarak öne çıkıyor.

Perviz Altay, dolandırıcılığın artık yalnızca teknik açıklar üzerinden değil, aynı zamanda kullanıcıların duygularını hedef alarak yürütüldüğünü vurguluyor. Siber suçlular, acele, merak, korku, umut ve aşırı özgüven gibi duyguları kullanarak kullanıcıları yönlendiriyor. Bu nedenle çevrimiçi dolandırıcılık, giderek teknik unsurlardan daha çok "davranış ve refleks" konusuna dönüşüyor.

Türkiye'de de benzer bir tablo görülüyor: Sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi ve yakın çevreye "acil para" mesajları gönderilmesi sık karşılaşılan senaryolar arasında. Ayrıca, sahte yatırım uygulamaları ve "yüksek kazanç" vaatleriyle kurulan dolandırıcılık tuzakları da hızla yayılıyor. Genç kullanıcılar arasında burs, staj ve oyun içi alışveriş temalı dolandırıcılıklar öne çıkarken, daha ileri yaş gruplarında yatırım ve banka görünümlü yönlendirmeler daha sık görülüyor. Uzmanlar, saldırıların giderek daha hedefli ve profesyonel hale geldiğine dikkat çekiyor.

En yaygın dolandırıcılık yöntemleri arasında sahte yatırım uygulamaları, çalınmış sosyal medya hesapları üzerinden gönderilen para isteme mesajları, burs ve staj vaadiyle kurulan tuzaklar, kripto üzerinden "garanti kazanç" iddiaları ve yapay zekâ destekli deepfake içerikler yer alıyor. Perviz Altay, sosyal medya üzerinden gelen mesajlarda "tanıdık hesap" algısının dolandırıcılıkta en sık kullanılan kapı haline geldiğini vurguluyor.

Fazlanet CEO’su Perviz Altay, çevrimiçi dolandırıcılığa karşı en etkili yaklaşımın "tek bir önlem" olmadığını belirtiyor. Güvenliğin ancak alışkanlığa dönüşmüş bir kültürle sağlanabileceğine dikkat çekiyor.

Korunma için belirlediği 7 kritik adım arasında çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanımı, her hesap için güçlü ve farklı parola tercih edilmesi, şüpheli link ve QR kodlara karşı refleks geliştirilmesi, hesap kurtarma bilgilerinin güncel tutulması ve para talep eden mesajların başka bir kanaldan doğrulanması yer alıyor.

Ayrıca, uygulama indirme konusunda dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Altay, uygulamaların yalnızca resmi mağazalardan indirilmesini ve uygulama izinlerinin mutlaka kontrol edilmesini öneriyor. Mahremiyet ayarlarının daraltılmasının önemine de değinen Altay, konum, okul-iş bilgisi, aile çevresi ve rutin paylaşımların dolandırıcılık senaryolarını güçlendiren kritik unsurlar arasında bulunduğunu belirtiyor.


Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.