Güncel »

Çanakkale Dardanos'ta Ramazan Sofralarının Vazgeçilmez Tatlısı Güllaç

Osmanlı mutfağının hafif tatlısı güllaç, Ramazan ayı boyunca iftar sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Çanakkale Dardanos Mutfak Akademisi Asistanı Emre Usta, güllaç tatlısının yapımını ve püf noktalarını paylaştı. Usta, güllaçın hafifliği sayesinde, açlık sonrası tatlı ihtiyacını karşıladığını belirtti.

Osmanlı mutfağının önemli bir parçası olan güllaç, günümüzde Ramazan ayının en sevilen tatlılarından biri haline gelmiştir. Özellikle iftar sofralarını süsleyen bu hafif tatlı, yoğun ilgi görmektedir. Dardanos Mutfak Akademisi Asistanı Emre Usta, güllaç yapımında dikkat edilmesi gereken püf noktalarını anlattı. Güllaç tatlısının kökeninin 1400’lü yıllara dayandığını ve ilk olarak Osmanlı sarayında sunulduğunu ifade eden Usta, bu tatlının halk arasında nasıl yayıldığını da açıkladı. Emre Usta, güllaç tatlısının başlangıçta nişasta ve su ile yapıldığını, daha sonra süt şerbeti ile ıslatılarak hazırlandığını belirtti. Ayrıca, güllaç yapımında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birinin, süt şerbetinin yufka üzerine çok sıcak şekilde dökülmemesi gerektiğini vurguladı. Kuruyemiş eklenmesi durumunda ise tatlının 1 gün içinde tüketilmesi gerektiğini ifade etti.

Dardanos Mutfak Akademisi Asistanı Emre Usta, güllaç adının kökeni ile ilgili olarak, "Güllaç, güllü aş teriminden gelmektedir. Zamanla güllaç adını almıştır. İlk kayıtlara göre, 1489 yılında Kastamonulu Ali isimli bir aşçı tarafından saraya sunulmuştur. Nişasta ve sudan yapılan bu tatlı, hafif süt ile ıslanarak padişaha sunulmuş ve beğeni kazanmıştır," dedi. Usta, güllaç tatlısının yapımının oldukça basit olduğunu, nişasta ve suyun sac üzerinde pişirilerek elde edildiğini, sonrasında şeker ve süt karıştırılarak yufkaya eklendiğini belirtti.

Usta, güllaç tatlısının yapımında dikkat edilmesi gereken püf noktalarını da aktardı. "Kaynattığımız süt çok sıcak olmamalıdır. Aksi takdirde yufka eriyecektir. Sütün sıcaklığı, 40-50 derece civarında olmalıdır. Orijinal güllaç, sadece yufkanın süt ile ıslatılmasıdır. Kişi, kendi zevkine göre fındık, ceviz veya nar ekleyebilir. Bugün ben ekstra olarak vanilya ekleyeceğim çünkü güzel gideceğini düşünüyorum," şeklinde konuştu. Usta, kuruyemişlerin eklenmesi durumunda tatlının bir gün içinde tüketilmesi gerektiğini de belirtti.

Güllaç tatlısının hafifliği, Ramazan ayındaki iftar sofralarını süslemesinin en büyük nedenidir. Usta, "Tüm gün oruç tutup aç kaldıktan sonra ortaya çıkan açlıkla birlikte düşen şeker ihtiyacını ani bir yükleme ile karşılamıyor. Bu nedenle hafif bir doyuruculuk sağlayarak günün tatlı ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor," diyerek güllaçın önemine vurgu yaptı.


Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.