Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nden Uzman, Depremler Hakkında Önemli Bilgiler Verdi
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutoğlu, 2011 yılında Van'da meydana gelen depremin, bölgedeki sismik aktivitenin sona erdiği anlamına gelmediğini belirtti. Uzman, Türkiye'nin jeolojik yapısının aktif bir deprem bölgesi olduğunu hatırlatarak, artan stres birikiminin tehlikelerini vurguladı.
Prof. Dr. Kutoğlu, uydu radar tekniği ile Türkiye genelindeki yer kabuğu hareketlerini anlık olarak izlediklerini ifade ederek, bu süreçte sismik gerginlik haritaları oluşturduklarını belirtti. Türkiye’nin jeolojik yapısı itibarıyla aktif bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Kutoğlu, bilinen 500’den fazla fayın yanı sıra henüz keşfedilmemiş kırıkların da varlığını dile getirdi. Uzman, Van’ın hemen doğusundaki bölgede yıllık bazda en yüksek stres birikiminin yaşandığını kaydetti.
Büyük Bir Deprem Kaydı Yok
Kutoğlu, araştırmalarına göre inceleme yapılan bölgede tespit edilmiş çok sayıda fay hattı olduğunu ve bunlar arasında en önemlilerinden birinin de Çaldıran Fayı olduğunu bildirdi. Çaldıran Fayı'nın geçmişte 1647 ve 1976 yıllarında kırıldığını hatırlatan uzman, bu fayın 7.3 büyüklüğünde sarsıntılar ürettiğini ifade etti. Ayrıca, Van bölgesinin güneyinde 1881 ve 2011 yıllarında yıkıcı depremler meydana geldiğini belirtti.
Aynı Anda Çalışma İhtimali Var
Kutoğlu, oluşturulan haritalardaki kırmızı bölgelerin homojen bir yüksek gerilimi temsil ettiğini, bu durumun yıllar geçtikçe artan sismik stresin bir göstergesi olduğunu söyledi. Uzman, Çaldıran fayının kırılmasına rağmen, o bölgede büyük bir deprem kaydının bulunmadığına dikkat çekti ve 250 kilometre uzunluğundaki alanın bu açıdan kritik olduğunu vurguladı. 6 Şubat 2023’te Hatay’da meydana gelen depremin benzer bir durumun yaşanabileceğini ifade etti.
2011 Depreminin Anlamı
Kutoğlu, 2011 yılında Van’da meydana gelen depremin her şeyin bittiği anlamına gelmeyeceğini belirtti. O dönemki sarsıntının sadece küçük bir alanı kapsadığını, fakat daha büyük bir mekanizmanın enerji biriktirmeye devam ettiğini söyledi. Uzman, bölgedeki durumun sürekli takip edilmesi gerektiğini, nüfusun büyük bir kısmının batıda yaşadığını da hatırlatarak, Türkiye genelindeki çalışmaların bu bölgenin dikkat edilmesi gereken alanlardan biri olduğunu gösterdiğini vurguladı.