Mardin'de 28 Şubat Sürecinde Başörtüsü Yasağını Yaşayan Öğretim Üyesi Anlatıyor
Mardin'de, 28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağı nedeniyle Kıbrıs'a giderek üniversite eğitimini sürdüren öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, Türkiye'de ders vermenin mutluluğunu yaşıyor.
28 Şubat döneminde uygulanan başörtüsü yasağı nedeniyle Kuzey Kıbrıs'ta üniversite eğitimi almak zorunda kalan Deniz Işıker Bedir, yıllar sonra Türkiye'de üniversite kürsüsünde ders vermenin mutluluğunu yaşıyor. Bedir, o dönemde disiplin cezası aldığını ve başörtülü sınavlara girmenin yasaklandığını belirtiyor. Ayrıca, bu sürecin milyonlarca kadını psikolojik ve sosyal açıdan olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü doktor öğretim üyesi olan Bedir, 28 Şubat sürecindeki deneyimlerini İHA muhabirine aktardı. Ortaokulun sonu ile lise yıllarında başörtüsü yasağı ile ilk kez karşılaştığını belirten Bedir, imam hatip lisesinde eğitim gördüğü dönemde Türkiye'nin birçok yerinde bu yasağın uygulandığını dile getirdi. Milli güvenlik derslerinde başörtüsüyle derse ve sınavlara girmenin yasak olduğunu ifade eden Bedir, bu duruma karşı çıkan öğrencilerin çeşitli disiplin cezaları ile karşılaştığını, kendisinin de bu süreçte benzer bir ceza aldığını kaydetti.
Başörtüsü yasağının getirdiği zorlukları aktaran Bedir, "Birçok kadın kampüse başını açarak ya da perukla girmek zorunda kaldı" dedi. Üniversite sınavı ve üniversite döneminde de yasakların devam ettiğini belirten Bedir, üniversitede birçok kadının kapıdan içeri girerken ya başını açmak ya da peruk takmak zorunda kaldığını ifade etti. Kendisi ise başörtüsü yasağı olmayan Kıbrıs'ta eğitim gördüğünü ve bu nedenle bu durumu yaşamadığını belirtti. Ancak Türkiye'ye kongre veya kütüphane araştırması için geldiğinde aynı uygulamalarla karşılaşmaya devam ettiklerini sözlerine ekledi. Bedir, bu sürecin kitlesel olarak milyonlarca kadını etkilediğini vurguladı.
28 Şubat sürecinin sadece başörtüsü yasağı ile sınırlı olmadığını da belirten Bedir, "Katsayı problemi de vardı. Meslek liseleri katsayı sorunu yaşıyordu ve dolayısıyla istediğim üniversiteyi kazanabilmek için bir süre ara vermek durumunda kaldım. Türkiye'de bir üniversiteyi kazanabilmek için derece yapmanız gerekiyordu ancak buna rağmen istediğiniz bölümü kazanmak her zaman mümkün olmuyordu" dedi. Bu süreç sadece kendisi için değil, birçok kadın için de psikolojik olarak ağır bir yük olduğunu ifade eden Bedir, başörtüsü yasağının kitlesel bir uygulama olduğunu belirtti. Birçok insanın korku, kaygı, depresyon belirtileri, uyku bozuklukları ve sosyal fobi gibi sorunlar yaşadığını dile getirdi.
Bedir, dört kız kardeşi olduğunu ve hepsinin aynı süreci deneyimlediğini dile getirerek, "Ailemiz bu konuda destekleyiciydi. Ablalarımdan biri yurt dışına gitti, bir kısmı okulu bıraktı, ben ise Kıbrıs'ta okudum. Ailem beni destekledi. Ancak birçok kadın, destekleyici bir tavırla karşılaşmadı ve aileleriyle çatışmalar yaşamak zorunda kaldı" dedi. Her 28 Şubat döneminde o günlerin acısının yeniden hatırlandığını dile getiren Bedir, "Her 28 Şubat geldiğinde o dönemi yaşayan birçok insan aynı acıyı hissediyor. Ancak şimdi öğrencilerimle çok rahat bir şekilde ders yapabiliyorum. İdeolojik bir ayrışma yok, onların bana karşı bir tavrı yok. Bu durum oldukça mutluluk verici. Her ideolojiden, her fikirden, her dini görüşten insanın bir arada bulunabilmesi ve böyle bir sorun yaşanmaması çok kıymetli. Bu süreç, elbette birçok şeyi değiştirdi. Kişisel olarak baktığımda ise beni daha güçlü hale getirdiğini söyleyebilirim. Ama üzen ve yoran yılların kaybına neden olan tarafları da var. 28 Şubat, aynı zamanda bir mücadeleydi. Dolayısıyla arzularıyla eksileriyle bizi değiştirdi ve dönüştürdü" şeklinde konuştu.