Diyarbakır'da Maya Okulları Koordinatörü, Kontrolsüz Teknoloji Kullanımının Çocuk Gelişimine Etkisini Vurguladı.
Diyarbakır'da Maya Okulları Rehberlik Koordinatörü Duygu Kervan Alver, kontrolsüz teknoloji kullanımının çocukların gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerini ele aldı.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Duygu Kervan Alver, çocukların teknoloji ile olan ilişkisi hakkında önemli uyarılarda bulundu. Günümüzde tabletlerin "susturucu", telefonların ise "dijital emzik" olarak kullanıldığını ifade eden Alver, bu durumun çocukların gelişimi üzerinde derin etkiler bıraktığını belirtti. Velilerden gelen en yaygın şikayetlerin başında "çocuğum odaklanamıyor" ifadesinin geldiğine dikkat çekti. Son yıllarda çocukların herhangi bir işe odaklanma konusunda ciddi zorluklar yaşadığını vurgulayan Alver, ekranlardaki hızlı renk değişimleri ve geçişlerin çocukların beyinlerini olumsuz etkilediğini söyledi. Beyinlerinin aşırı dopaminle beslenmesi sonucunda, gerçek hayattaki deneyimlerin onlara yavaş geldiğini dile getiren Alver, sınıfta oturan bir çocuğun zihninin hâlâ izlediği videonun hızında olduğunu kaydetti. Bu durumun akademik başarıdan ziyade zihinsel gürültüye yol açtığını ifade etti.
Gerçek Hayat ve Sabır
Alver, ekranların çocuklara hemen her şeyi anında sunduğunu, ancak gerçek hayatın sabır gerektirdiğini açıkladı. Ebeveynlerin, çocuklarının ağlamaması veya yemeğini yemesi için ekranı bir rüşvet olarak kullandıklarında, çocukların duygusal regülasyon becerilerinin zayıfladığını belirtti. Değer bilen bir çocuk yetiştirmek için, "hayır" denildiğinde bununla baş etmeyi öğretmek gerektiğine dikkat çekti. Sınırların çocuk için güvenli bir alan sağladığını, sınırsızlığın ise kaygı yarattığını vurguladı.
Oyun ve Sosyal Gelişim
Alver, oyunun çocuğun hayata hazırlık provası olduğunu belirtti. Ancak kontrolsüz teknoloji kullanımının çocukları yalnızca birer tüketici haline getirdiğini ifade etti. Akranlarıyla çatışma çözmeyi, paylaşmayı ve yenilmeyi bilmeyen bir nesil yetiştiğini dile getiren Alver, ekranda yenilmenin ardından "tekrar başlat" tuşunun bulunduğunu, ancak gerçek arkadaşlıkta böyle bir tuşun olmadığını vurguladı. Sosyal ipuçlarını okuyamayan, empatiden uzak ve en ufak sorunlarda fiziksel şiddete veya içine kapanıklığa yönelen bir nesil yetiştiğini ifade etti. Günümüz çocuklarının en büyük kaybı olan "can sıkıntısı"nın, becerilerin hemen arkasında beklediğini belirtti. Çocuk sıkıldığında yaratıcılığını ortaya koyduğunu, ancak hazır eğlence sunan ekranların zihinsel kasları tembelleştirdiğini ifade etti.
Alver, çocukların eve girdikleri anda telefonların ortak bir kutuya bırakılması gerektiğini belirtti. Çocuklar, ebeveynlerinin yüzünü ekranda değil, karşısında görmelidir. Çocuğun "sıkıldım" feryadına hemen tabletle yanıt verilmemesi gerektiğini, bunun yerine çocukların sıkılmalarına izin verilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, zamanın somut olarak bittiğini görebilmeleri için kum saati veya zamanlayıcı kullanılması gerektiğini de vurguladı. Akşam yemeği masası ve uykudan önceki son bir saat boyunca ekran kullanımının engellenmesinin, kaliteli uyku ve ertesi günün okul başarısı için önemli olduğunu ifade etti. Geleceğin "değer bilen" çocuklarını yetiştirmek için onlara bölünmemiş bir zaman dilimi borçlu olduklarını söyledi.