İstanbul'da Türk ve Slovak Bilim İnsanları Bataryasız Kalp Pili Geliştiriyor
Türk ve Slovak bilim insanları, bataryasız kalp pili geliştirmek için bir araya geldi. Yıldız Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Peyman Mahouti ve ekibi, projede radyo frekansıyla çalışan medikal implantlar tasarlayacak. Proje TÜBİTAK ve Slovakya Bilimler Akademisi tarafından destekleniyor.
TÜBİTAK ile Slovakya Bilimler Akademisi (SAS) arasında yürütülen 2540 İkili İş Birliği Destek Programı 2025 yılı çağrısının bilimsel değerlendirme süreci tamamlandı. Yapılan inceleme sonucunda, Türkiye ve Slovakya arasındaki bilimsel iş birliğini güçlendirecek üç projenin desteklenmesine karar verildi. Desteklenmeye hak kazanan projeler arasında, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Peyman Mahouti ile SAS’tan Dr. Juraj Kronek’in yürütücülüğündeki "Yeni Nesil RF Enerji Hasat Makineleri için Biyouyumlu Nanokompozitlerin Geliştirilmesi" yer alıyor. Ayrıca, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Barış Özüdoğru ile SAS’tan Prof. Dr. Karol Marhold’un "Avrupa-Anadolu Biyocoğrafik Bağlantılarının Odağında Türkiye’nin Alyssum Cinsi ile Araştırılması" ve Acıbadem Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sinem Tuncel Kostakoğlu ile SAS’tan Dr. Boris Bilcik’in "Ftalosiyanin Temelli Polimerlerin PDT Verimliliği Üzerine Etkisi" başlıklı projeleri de desteklenen diğer çalışmalar arasında yer alıyor.
BioNanoHarv projesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Peyman Mahouti’nin eş yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Proje, medikal implant teknolojilerinde yapısal bir dönüşümü hedefliyor. Bu çalışma kapsamında, biyouyumlu polimer nanokompozit malzemelerin kullanımıyla üç boyutlu baskı yöntemiyle implante edilebilir bir dielektrik enerji toplayıcı geliştirilecek.
Yüksek dielektrik sabitine ve düşük enerji kaybına sahip olacak şekilde tasarlanan hibrit yapılar sayesinde, kalp pili gibi medikal cihazların batarya ihtiyacı duymadan dışarıdan gelen radyo frekans dalgalarıyla kendi enerjisini üretmesi sağlanacak. Projenin toplam süresi 36 ay olarak planlanıyor ve kapsamlı bir uzman iş gücü planlaması gerektiriyor.
Her iki ülkenin araştırmacıları, kendi altyapı ve uzmanlıklarını bir araya getirerek tek bir cihaz konsepti üzerinde çalışacaklar. Türkiye ekibi, nanokompozit formülasyonların geliştirilmesi, eklemeli imalat süreçleri, çok bantlı cihazlar için mikrodalga tasarımı ve yapay zeka destekli optimizasyon aşamalarına liderlik edecek. Slovakya ekibi ise implantların insan dokusuyla uyumlu olmasını güvence altına alacak antibakteriyel yüzey kaplamalarının sentezlenmesi ve in-vitro biyolojik güvenlik testlerini gerçekleştirecek.
Projenin son aşamasında, kalp dokusunu taklit eden özel fantomlar üretilerek entegre cihazın enerji toplama verimliliği, kararlılığı ve voltaj regülasyonu kontrolü altında test edilecek. Proje kapsamında, TÜBİTAK tarafından 65 bin avro, Slovakya Bilimler Akademisi (SAS) tarafından ise 120 bin avro olmak üzere toplam 185 bin avro (yaklaşık 9.5 milyon TL) bütçe tahsis edilecek.
Araştırma sonucunda, uluslararası yayınların yanı sıra yeni nanokompozit formülasyonlarına, özel kaplama tekniklerine ve üç boyutlu baskı teknolojilerine dair patentlenebilir çıktılar elde edilmesi planlanıyor. Üretilecek biyouyumlu, kablosuz güç aktarımına sahip implant prototipleri, bu alandaki gelecek çalışmalar için önemli bir teknolojik temel oluşturacak.
Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Peyman Mahouti, "İmplant edilebilir tıbbi cihazların enerji ihtiyacını kablosuz olarak karşılayabilen, pil gerektirmeyen yenilikçi bir RF enerji hasat sistemi geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu açıdan projemiz, son derece stratejik bir öneme sahiptir" dedi.
Geliştirecekleri biyouyumlu ve yüksek dielektrik özellikli nanokompozit malzemeler sayesinde, kalp pili, biyosensörler ve diğer implant cihazlar gibi sistemlere dışarıdan kablosuz olarak elektrik verilebileceğinin altını çizen Prof. Dr. Mahouti, "Böylece pil değişimi için gerekli cerrahi operasyonların sayısı azaltılarak hem hasta konforu artırılacak hem de sağlık maliyetleri düşürülecek. Gelecekte biyomedikal implantlar, giyilebilir sağlık teknolojileri ve kablosuz sensör sistemleri gibi birçok alanda kullanılabilecek yeni bir teknoloji platformu oluşturmayı hedeflemekteyiz" ifadelerini kullandı.