Beylikdüzü'nde Medya Çalışanı Muharrem Can Kurtuluş'un Ölümünde 3 Sanığa Müebbet İstendi
Beylikdüzü'nde 2024 yılında meydana gelen ve medya çalışanı Muharrem Can Kurtuluş'un öldürülmesiyle ilgili davada, cumhuriyet savcısı 3 sanık için müebbet hapis cezası talep etti. Duruşma, sanıkların mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmesi için ertelendi.
Beylikdüzü'nde 14 Aralık 2024 tarihinde gerçekleşen olayda, medya çalışanı Muharrem Can Kurtuluş'un cep telefonunu yağmalayan sanıklar, ardından silahla vurarak hayatına son vermiştir. Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmaya, 1'i başka bir suçtan tutuklu 3 sanık ve tarafların avukatları katıldı. Ayrıca, maktulün kardeşi ve babası da duruşmada hazır bulundu.
3 Sanık Hakkında Müebbet Hapis Talebi
Duruşma sırasında, cumhuriyet savcısı tutuklu sanıklar Atakan Gökmen, Asilcan Aras ve Sonkan Gökmen hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası talep etti. Ayrıca, sanık Asilcan Aras ve Sonkan Gökmen'in 'gece vakti hırsızlık' suçundan 3 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi. Atakan Gökmen için ise 'ruhsatsız silah bulundurma' suçundan 3 yıla kadar hapis, 'nitelikli yağma' suçundan ise beraat talep edildi. Sanık Taha Keskin hakkında ise 'suçluyu kayırma' suçundan beraat talep edildi.
Mütalaaya karşı savunma yapan sanıklar, mahkemeden beraatlarını talep ettiler. Mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmesi için süre verilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
İddianame ve Olayın Detayları
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 14 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü'nde yaşanan olayın detayları yer aldı. İddianameye göre, sanıklar Atakan Gökmen, Sonkan Gökmen ve Asilcan Aras, arkadaşları Mine T. ve Selin S. ile birlikte Yakuplu Mahallesi'nde bir restoranda içki içmişlerdir. Gece saatlerinde restorandan ayrılan grup, farklı araçlarla yola çıkmıştır. Sanık Sonkan Gökmen, maktul Muharrem Can Kurtuluş'un bulunduğu aracı görerek, "Bu ne yapıyor?" demiştir. Ardından, sanıklar maktulün yanına giderek saldırmış, Sonkan Gökmen maktulün telefonunu alarak araca binmiştir.
Tanık Erkan Alkış, maktulün kendi telefonunu aradığını ve telefonunu istediğini belirtmiştir. Ancak sanık Atakan Gökmen, telefona cevap vererek maktule hakaret etmiş ve yerini sormuştur. İddianamede, Atakan Gökmen'in tabanca ile 6-7 el ateş ettiği ve daha sonra Taha Keskin'i çağırarak durumu anlattığı ifade edilmiştir. Taha Keskin ile birlikte Esenyurt'ta bir eve gittikleri kaydedilmiştir. Atakan Gökmen, savunmasında "Maktule ateş ettim, benden başka kimse ateş etmedi. Olayda kullanılan tabanca bana ait" demiştir.
İddianamede sanıklar Atakan Gökmen, Asilcan Aras ve Sonkan Gökmen için 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 'silahla birden fazla kişiyle nitelikli yağma' suçundan ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edilmiştir. Sanık Taha Keskin hakkında ise 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istenmiştir. Ayrıca, sanık Atakan Gökmen için 'ruhsatsız silah taşıma' suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmiştir.