Gaziantep'teki Tahmis Kahvesi, menengiç kahvesi ile öne çıkıyor.
Gaziantep'te yer alan Tahmis Kahvesi, Osmanlı döneminden günümüze gelen köklü geçmişiyle bakır cezvelerde hazırlanan menengiç kahvesi lezzeti ile dikkat çekiyor.
Osmanlı döneminin en eski kıraathanelerinden biri olarak bilinen Tahmis Kahvesi, günümüzde de faal olarak hizmet vermesiyle dünyanın en eski kahvehanelerinden biri sayılmaktadır. Tarihi mekan, özellikle bakır cezvelerde hazırlanan menengiç kahvesi ile ünlüdür. Gaziantep'e özgü bu lezzet, fıstığın yabani türünden elde edilmektedir. Menengiç kahvesi, geleneksel yöntemlerle bakır cezvelerde ve kısık ateşte pişirilerek sunulmaktadır. Ustalar, bakır cezvenin kahvenin aromasını ve lezzetini en iyi şekilde ortaya çıkardığını vurgulamaktadır. Tahmis Kahvesi’nin sahibi Mehmet Hilmi Bağcı, Osmanlı padişahlarından 4. Murad'ın Bağdat Seferi sırasında burada mola verip kahve içtiğini belirtmektedir. Bu durum, Tahmis Kahvesi’ni yalnızca bir kahvehane değil, aynı zamanda Osmanlı kültürünün ve geleneksel sohbet ortamının yaşatıldığı önemli bir mekan haline getirmektedir.
"Osmanlı padişahlarından 4. Murad, Bağdat Seferi sırasında burada durup kahve içerek dinlenmiştir"
Tahmis Kahvesi’nin sahibi Mehmet Hilmi Bağcı, menengiç kahvesinin hazırlanışını anlatırken, "Burası Osmanlı döneminin ilk kıraathanelerinden biridir. Günümüzde ise dünyanın bilinen en eski ve hâlâ faal durumda olan kahvehanelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu mekan, özellikle menengiç kahvesi ile tanınmaktadır. Eski dönemlerden beri menengiç kahvesi, lezzetini artırmak için bakır cezvelerde pişirilmektedir. Menengiç, fıstığın yabani halidir. Bir rivayete göre, Osmanlı padişahlarından 4. Murad, Bağdat Seferi sırasında burada mola verip kahve içmiştir. Günümüzde de misafirlerimize menengiç kahvesini bakır cezvelerde hazırlayıp, geleneksel bir sunumla ikram ediyoruz. Misafirlerimiz bu sunumdan oldukça memnun kalıyor. Bakırın en önemli özelliği iyi bir yalıtım sağlamasıdır. Ayrıca sağlık açısından iç kısmının kalaylı olması da önemlidir. Menengiç kahvesi, kısık ateşte pişirildiğinde daha lezzetli olur. Bu nedenle bakır cezveler, kahvenin tadını daha iyi ortaya çıkarmaktadır. Günümüzde bakır cezvelere olan ilgi yeniden artmaya başlamıştır. İnsanlar farklı malzemelerden üretilen cezveler yerine, bakır cezveleri tercih etmektedir. Bu cezveler tamamen bakırdan yapılmakta olup, iç kısımları kalaylıdır. Böylece hem sağlık açısından güvenli hale gelir hem de kahvenin lezzeti korunur" dedi.
"400 yıllık bir geçmişe sahiptir ve oldukça nostaljik bir mekandır"
Tahmis Kahvesi’nin tarihinin oldukça eskilere dayandığını belirten Bağcı, "Bu kahvehane yaklaşık 400 yıllık bir geçmişe sahiptir ve oldukça nostaljik bir mekandır. İnsanlar buraya sadece kahve içmek için değil, oturmak, dinlenmek ve bu tarihi atmosferi yaşamak için gelirler. ‘Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır.’ Biz de diyoruz ki, Tahmis Kahvesi’nin 400 yıllık hatırası vardır. Bu nedenle burası, eski dönemlerden beri kültürel buluşmaların ve sohbetlerin yaşandığı önemli bir mekan olmuştur. Buraya gelen insanlar, hem kahvenin tadını çıkarır hem de dinlenme fırsatı bulur. Aslında burada amaç sadece kahve içmek değildir, kahve bir bahanedir. Burada menengiç kahvesi başta olmak üzere farklı kahve türleri de sunulmaktadır. Türk kahvesi de bulunmaktadır, ancak menengiç kahvesi bu mekanın en meşhur kahvesidir. Hatta bazı misafirlerimiz, menengiç kahvesini doğrudan bu isimle istemez. ‘Bize Tahmis kahvesi verin’ derler. Biz de onların aslında menengiç kahvesi istediğini bilir ve ikram ederiz. Şu anda bir fincan kahvenin fiyatı 130 TL’dir. Gelen misafirlerimiz genellikle memnun kalmaktadır. Biz de fiyatları mümkün olduğunca uygun tutmaya çalışıyoruz. Çünkü bizim için önemli olan insanların burada oturup dinlenmesi, keyif alması ve memnun bir şekilde ayrılmasıdır" diye konuştu.