İstanbul'da Karaciğer Kanseri Erken Tanı ile Kontrol Altına Alınabilir
İstanbul'da karaciğer kanserinin erken tanı ile kontrol altına alınabileceği vurgulandı. Uzmanlar, sirozun önlenmesi gerektiğine dikkat çekerek, alkol ve hepatit enfeksiyonlarına karşı önlem alınmasını öneriyor.
İstanbul'da İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi'nde görev yapan Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğer kanserinin sıklıkla siroz zemininde geliştiğini belirtti. Hastalığın önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, düzenli takip ve önlemlerle bu tür hastalıkların önlenebileceğine dikkat çekti.
Karaciğer kanserinin önemli sağlık sorunları arasında yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Sevmiş, karaciğerde oluşan tümörlerin çoğunun başka organlardan yayılan kanserler olduğunu belirtti. "Karaciğer tümörlerinin büyük kısmı mide, bağırsak, pankreas, meme ve akciğer gibi organlardan kaynaklanmaktadır. Karaciğerin kendi kaynaklı tümörleri ise kanserlerin yalnızca yaklaşık yüzde 10'unu oluşturur" dedi.
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişiye karaciğer kanseri teşhisi konulduğunu dile getiren Prof. Dr. Sevmiş, "Ne yazık ki bu hastalık nedeniyle her yıl yaklaşık 1 milyon kişi hayatını kaybetmektedir. Bu veriler, karaciğer kanserinin ciddiyetini açıkça ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.
Karaciğer Kanserinin Nedenleri
Karaciğer kanserinin çoğunlukla siroz zemininde geliştiğini belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Vakaların yaklaşık %80'i siroz hastalarında görülmektedir. Özellikle Hepatit B ve C enfeksiyonlarına bağlı siroz, önemli bir risk faktörüdür. Bunun dışında bazı genetik hastalıklar ve toksik maddelere maruziyet de karaciğer kanserine yol açabilmektedir" dedi.
Belirtiler Dikkatle İzlenmeli
Karaciğer kanserinin erken evrede belirti vermeyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Sevmiş, "Bu hastalık genellikle yorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi genel şikayetlerle kendini gösterir. Karnın sağ üst kısmında ağrı ve siroz hastalarında ani durum bozulması önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor" dedi.
Düzenli Kontrollerin Önemi
Risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Siroz hastalarının ultrasonografi ile düzenli olarak takip edilmesi önemlidir. Bilgisayarlı tomografi, MR ve çeşitli kan testleri de tanıda kullanılmaktadır. AFP adlı tümör belirtecinin takibi, erken evrede tümör tespitine yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.
Tedavi Sürecinin Önemi
Tedavi edilmeyen karaciğer kanserinin seyrinin oldukça kötü olduğunu belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Belirti vermeye başlayan tümörlerin büyük kısmı cerrahi olarak çıkarılabilecek evreyi geçmiş olmaktadır. Cerrahi tedavi uygulanabilen hastalarda yaşam süresi uzarken, tedavi edilemeyenlerde bu süre ne yazık ki aylarla sınırlı kalmaktadır" şeklinde konuştu.
Karaciğer Nakli ile Tedavi
Karaciğer kanserinde en etkili tedavi yöntemlerinden birinin karaciğer nakli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Siroz zemininde gelişen tümörlerde karaciğer nakli, hem sirozu hem de kanseri aynı anda tedavi etme fırsatı sunmaktadır. Nakil imkânı bulunmayan hastalarda ise tümörün cerrahi olarak çıkarılması veya girişimsel yöntemlerle kontrol altına alınması hedeflenir" dedi.
Cerrahiye uygun olmayan hastalarda farklı tedavi yöntemlerinin uygulanabileceğini ifade eden Prof. Dr. Sevmiş, "Kemoembolizasyon, radyoembolizasyon, radyofrekans ablasyon ve alkol enjeksiyonu gibi girişimsel yöntemlerle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve yaşam süresi uzatılabilir" şeklinde açıklamalarda bulundu.
Karaciğer Kanserinin Önlenmesi
Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı ve hepatit B ile C enfeksiyonlarına karşı önlemler alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi.
Genetik geçişli bazı hastalıkların erken tanınmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Sevmiş, "Aile bireylerinde tarama yapılması ve gerekli tedavilerin başlanması, ileride gelişebilecek karaciğer kanserinin önlenmesine katkı sağlayabilir" şeklinde konuştu.
Erken Tanının Önemi
Son olarak siroz hastalarının düzenli takibinin önemine değinen Prof. Dr. Sevmiş, "Bu hastalarda düzenli kontroller sayesinde karaciğer kanseri erken evrede yakalanabilir. Erken tanı konulan hastalarda cerrahi müdahale veya karaciğer nakli ile yaşam süresi belirgin şekilde uzatılabilmektedir. Erken tanı, karaciğer kanserinde en etkili yöntemimizdir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.