İzmir'de Ramazan Sonrasında Metabolik Şok Riski Hakkında Uyarılar Yapıldı
Ramazan ayı sonrası ani beslenme değişiklikleri, vücutta metabolik şok riski oluşturabiliyor. Uzmanlar, kademeli geçişin önemine dikkat çekiyor ve sağlıklı bir dönüş için dikkatli olunmasını öneriyor.
Ramazan boyunca süren uzun süreli açlık, vücudun bazal metabolizma hızını düşürmektedir. Bayram sabahı yapılan ani kalori ve şeker yüklemesi, kan şekerinde hızlı dalgalanmalara, mide yanmasına ve yorgunluğa neden olabilmektedir. Bayram sonrası süreç, vücudun toparlanma süreci olarak işlev görüyor. Bu dönemde vücudun sıvı dengesini yeniden sağlamak için günde en az 2 litre su tüketimi ve bağırsak sağlığı için lifli gıdalara ağırlık verilmesi önemlidir. Ayrıca, kademeli olarak hafif yürüyüşlere başlanması ve uyku düzeninin sağlanması, bozulan ritmin normale dönmesine yardımcı olmaktadır.
Enerji Tasarrufu Modu
Acıbadem Kent Hastanesi Diyetisyeni Hande Selin Ok, Ramazan süresince yaşanan uzun açlık döneminin ve bozulan uyku düzeninin bazal metabolizma hızını yavaşlattığını belirtti. Bayramın ilk günü yapılan ani şeker ve karbonhidrat yüklemesi, vücutta metabolik şok etkisi yaratabilmektedir. Ok, "Vücut bu kadar şeker yüklenmesine hazırlıklı olmadığından insülin direnci, kan şekerinde dalgalanmalar ve sindirim sorunları gibi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor. Mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik, tansiyon yükselmesi ve yorgunluk gibi durumlar oluşabiliyor" ifadelerini kullandı.
Sıvı Dengesi ve Kademeli Geçiş
Olumsuz durumların önüne geçmek ve bozulan düzeni onarmak için beslenmede kademeli bir geçişin gerekli olduğunu vurgulayan Diyetisyen Ok, "Geçiş sürecinde hafif öğünlerle, az az, sık sık, lifli ve proteinli gıdalara yer vermek ve su tüketimini artırmak daha uygun olur. İki öğünden üç öğüne, ardından dört öğüne geçilmeli ve Ramazan'da yaşanan dehidrasyonu telafi etmek için su alımına özen gösterilmelidir. Ayrıca, bu süreçte 20-30 dakikalık yavaş fiziksel aktiviteler ve yürüyüşler yapmak oldukça önemlidir" dedi.
Kronik Hastalıklarda Beslenme Kontrolü
Bir aylık kısıtlamanın ardından beynin ödüllendirme moduna geçtiğine dikkat çeken Ok, bireylerin açlık hissini sorgulaması gerektiğini belirtti. Kronik rahatsızlığı olan bireylerin normal düzene geçişte daha dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayan Ok, "Bu hastalarımızın şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve bazlı tatlıları tercih etmeleri, kabak ya da ayva tatlısı gibi az şekerli alternatiflere yönelmeleri daha uygundur. Tatlı yapımında elma suyu konsantresi, hurma püresi veya toz tatlandırıcılar da kullanılabilir. Hastalarımızın vücutlarına aşırı yüklenmemeleri, organ yükünü ciddi anlamda azaltacaktır" açıklamasında bulundu.