Brüksel'de Gerçekleşen AB Zirvesinde Orta Doğu ve Enerji Konuları Ele Alındı
Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi, Orta Doğu’daki savaş, enerji fiyatlarındaki artış ve rekabetçilik gibi önemli gündem maddeleri ile başladı. Zirveye AB üyesi 27 ülkenin liderleri katıldı.
Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen zirve, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın başkanlığında toplandı. Zirvenin en önemli konuları arasında Orta Doğu’daki savaş, Ukrayna’daki çatışmalar ve Avrupa’nın rekabetçiliği yer alıyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy de toplantıya uzaktan katılım sağlayacak.
AB Dış Politika Gündemleri
AB Konseyi Başkanı Costa, zirve öncesinde yaptığı açıklamada, 2026’nın Avrupa’da rekabetçilik yılı olacağını belirtti ve liderlerin bu konuyu ele alacaklarını ifade etti. Orta Doğu’daki savaşın Avrupa’nın yenilenebilir enerji yatırımlarını nasıl etkilediğini vurgulayan Costa, "İran’daki çatışma, enerji alanında öngörülebilirlik sağlamanın en iyi yolunun mevcut kaynaklarımızla üretimi artırmak olduğunu ortaya koyuyor. Bu, enerji sistemimizi güvence altına almanın tek yoludur. Bu doğrultuda enerji dönüşümünü sürdürmemiz gerekli" dedi.
BM Genel Sekreteri Guterres’in zirveye katılacağını belirten Costa, "Uluslararası kurallara dayalı düzenin bir alternatifi yoktur. Alternatif, Ukrayna’da savaş, ticarette adil olmayan rekabet ve diğer bölgelerde egemenliğe yönelik tehditlerdir" ifadelerini kullandı. Guterres ile yapılacak görüşmenin Orta Doğu, Lübnan ve Gazze’deki gelişmeler açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi.
Diplomatik Çözümler Üzerine
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, zirve öncesinde yaptığı açıklamada, bugünkü gündemin en önemli maddelerinin Orta Doğu’daki savaş ve Ukrayna olacağını belirtti. Kallas, "İran’ın Katar’daki enerji altyapısına yönelik saldırıları daha fazla kaosa yol açtı ve gerilimin tırmanmasına değil, bu savaştan çıkışa ihtiyacımız var" diye konuştu. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin güvenli geçişinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Ukrayna’ya verilmesi planlanan 90 milyar euroluk kredi konusunda da görüşmeler yapılacağı ifade edildi. Kallas, "Orta Doğu’daki savaş, Ukrayna’daki çatışmalarla bağlantılıdır ve Rusya bu durumdan fayda sağlamaktadır" şeklinde konuştu.
AB Üyelerinin Yaklaşımları
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, AB liderlerinin BM Genel Sekreteri Guterres ile birlikte Orta Doğu’daki savaşın diplomatik çözümü için aktif bir şekilde çalışması gerektiğini vurguladı. Sanchez, "Bu savaşa karşıyız. Çünkü bu uluslararası hukuka aykırı bir savaş. Bunun arkasında haklı bir neden yok ve büyük zararlara yol açıyor" dedi.
Lüksemburg Başbakanı Luc Frieden, ABD’nin Avrupa ülkelerinden Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması taleplerine destek verilmesi konusuna dikkat çekerek, "Bu bizim başlatmadığımız bir çatışma" ifadesini kullandı. Savaşın ortaya çıkardığı sonuçların ciddi endişe yarattığını belirten Frieden, gerilimin düşürülmesi gerektiğini savundu.
Hollanda Başbakanı Rob Jetten, savaşın enerji fiyatları üzerindeki etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Jetten, "Bu savaş, İran’a karşı ABD ve İsrail tarafından başlatıldı. Ancak bu bizim taraf olduğumuz bir savaş değil" şeklinde konuştu.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki çatışmaların sona erdirilebileceğine dair sinyaller verdiğine işaret etti ve Avrupa’nın Orta Doğu’yu istikrara kavuşturmaya hazır olduğunu söyledi.
Belçika Başbakanı Bart De Wever ise Hürmüz Boğazı’na ilişkin olarak, "Belçika’nın İran’daki savaşa dahil olma niyeti yok" dedi. Enerji krizine dair endişelerini de dile getiren De Wever, Ukrayna’ya 90 milyar euroluk kredi konusunda ilerleme sağlanması gerektiğini ifade etti.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, ülkesinin Drujba Petrol Boru Hattı’ndan tekrar petrol akışı sağlanana kadar Ukrayna lehine hiçbir kararda olumlu oy kullanmayacağını belirtti. Orban, "Bu bizim için bir varoluş meselesi" dedi.
Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, Hırvatistan’ın Macaristan ve Slovakya’ya enerji güvenliği sağlayabileceğini ifade etti. Plenkovic, Hırvatistan’ın Adriyatik boru hattının tam kapasiteyle çalıştığını belirtti.