Samsun'da Su Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Demir, Kadınların Su Alanındaki Liderliğini Vurguladı
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yusuf Demir, su krizinin çözümünde kadınların önemine dair açıklamalarda bulundu. 22 Mart Dünya Su Günü vesilesiyle, su yönetiminde kadınların liderliğinin ve haklarının tanınmasının gerekliliğini belirtti.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Yusuf Demir, 22 Mart Dünya Su Günü vesilesiyle önemli değerlendirmelerde bulundu. Bu bağlamda, su ve cinsiyet temalarının ön plana çıktığını ifade etti. Demir, kadınların su alanında değişime öncülük etmesi gerektiğine dikkat çekti. "Suyun aktığı yerde medeniyet, adalet, eşitlik ve güzellik vardır" diyen Demir, iklim değişikliği ve su krizinin etkilerinin arttığını vurguladı. Bu durumun, toplumun her kesiminde farklı yansımaları olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler’in 1993 yılında 22 Mart'ı Su Günü ilan etmesinin ardından, bu günün her yıl farklı etkinliklerle kutlandığını hatırlatan Demir, 2026 yılı için belirlenen Su Günü temasının 'Su ve Cinsiyet' olduğunu kaydetti.
Kadınların su krizinden en çok etkilenen kesim olduğunu belirten Demir, su yönetim sistemlerinin genellikle kadınları karar alma süreçleri dışında bıraktığını, bu durumun su krizini bir kadın krizi haline dönüştürdüğünü ifade etti. "Su yönetiminde kadınların eşit şekilde temsil edilmesi, her düzeyde tasarımda yer almaları sağlanmalıdır" diyen Demir, kadınların mühendis, bilim insanı, çiftçi ve toplum lideri olarak su alanında aktif bir rol üstlenmeleri gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Demir, iklim değişikliğinin suyla ilgili afetlere ve yönetimsel boşluklara neden olduğunu belirterek, toplumun suyu ortak bir kaynak olarak yönetmesi gerektiğini ifade etti. “Güvenli suya erişim herkes için önemlidir. Kadınları ve çocukları geride bırakan davranışlara karşı duyarlı olmalıyız. Bu sayede, su hizmetleri herkesin ihtiyaçlarını karşılayabilir” dedi.
Su krizinin çözümünde kadınların liderliğine ihtiyaç olduğunu belirten Demir, su hizmetlerinin iklim değişikliğine dayanıklı olması gerektiğini vurguladı. “Kadınların sesi ve liderliği tanınmadığında, su yönetimi daha kapsayıcı ve etkili olamaz” dedi. Ayrıca, yaz aylarında yaşanabilecek kuraklık riski konusunda da önemli uyarılarda bulundu. Su kaynaklarının giderek azaldığını ve bu durumun ülkemizi de etkileyebileceğini ifade etti. "Mevcut suyun doğru ve planlı kullanılması gerekmektedir" şeklinde konuştu.
Son olarak, Prof. Dr. Demir, Türkiye’nin su kaynaklarını korumak ve verimli kullanmak amacıyla yürürlüğe giren Ulusal Su Planı’nın (2026-2035) önemine dikkat çekti. Bu planın, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini sağlamak ve iklim değişikliğine uyumu desteklemek amacıyla hazırlandığını belirtti. Demir, su yönetiminde görevli tüm kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının bu planın uygulanmasında aktif rol alması gerektiğini ifade etti. "Su, geleceğimizin kurtuluşu olmalıdır" diyerek sözlerini tamamladı.