Düzce'de Sürdürülebilir Su Yönetimi İçin Yenilikçi Projeler Ve Farkındalık Çalışmaları
Düzce Üniversitesi, su kaynaklarının korunması ve yönetimi konusunda farkındalık yaratmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenliyor. Doç. Dr. Pınar Sevim Elibol, suyun hayati bir kaynak olduğunu vurgularken, su tasarrufunun önemine dikkat çekiyor.
Düzce Üniversitesi, 22 Mart Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetimi konularında farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Bu çerçevede açıklamalarda bulunan Düzce Üniversitesi Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Koordinatörlüğü Sıfır Atık Komisyon Üyesi ve Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pınar Sevim Elibol, suyun sınırsız bir kaynak olmadığını ve gelecek nesillere aktarılması gereken hayati bir değer olduğunu belirtti.
Elibol, "Her damla su, yaşamın devamlılığıdır" diyerek suyun yaşam için vazgeçilmez önemine dikkat çekti. Küresel su krizinin giderek derinleştiğine işaret eden Elibol, "İklim değişikliği, hızlı nüfus artışı ve kirlilik gibi faktörler, temiz su kaynaklarımızı her geçen gün tehdit ediyor. Su, yalnızca bireysel bir ihtiyaç değil; tarımdan sanayiye, ekosistemin korunmasından enerji üretimine kadar her alanda kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle her damlayı korumak ve verimli kullanmak, bir tercih değil, vicdani bir sorumluluktur" şeklinde konuştu.
Dünya Su Günü’nün, suyun yaşam için önemi hakkında farkındalık yarattığını ifade eden Elibol, "2026 yılı Dünya Su Günü, 'Su ve Cinsiyet' temasıyla kutlanacak. Suya erişim konusunda kadınlar ve kız çocuklarının karşılaştığı zorluklar, su krizine çözüm bulmanın toplumsal eşitliği desteklemek anlamına geldiğini gösteriyor. Üniversitemizde uyguladığımız sürdürülebilir su yönetimi modelleriyle bu küresel farkındalığa yerel ölçekte katkı sunmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Düzce Üniversitesi’nin çevre odaklı vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen projelere de değinen Elibol, atık su yönetimine ilişkin yaklaşımlarını şu şekilde açıkladı: "Üniversite olarak atık suyu bir kirlilik yükü değil, geri kazanılması gereken bir potansiyel olarak görüyoruz. Konuralp Yerleşkemizde hayata geçirmeyi planladığımız ileri teknoloji odaklı projemizle, nanoteknoloji desteğiyle arıttığımız suları, peyzaj sulamasından tarımsal faaliyetlere, ekolojik göletlerin beslenmesinden yağmur suyu hasadına kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeyi hedefliyoruz. Böylece su döngüsünü kampüs ölçeğinde somut bir modele dönüştürüyoruz." şeklinde ifade etti.
Projenin, kimya, nanoteknoloji, ziraat ve peyzaj disiplinlerini Çevre Mühendisliği ile bir araya getiren yenilikçi bir Ar-Ge yaklaşımı sunduğunu belirten Elibol, "Su yönetimi artık enerji, gıda ve ekosistemle birlikte ele alınmalıdır. Geliştirdiğimiz sistem sayesinde atıksuyu yeniden kullanılabilir standartlara ulaştırarak, düşük karbon ayak izine sahip ve kaynak verimliliği yüksek bir model ortaya koymayı amaçlıyoruz." dedi. Ayrıca arıtma sistemlerinin yenilenebilir enerji kaynaklarıyla destekleneceğini de vurguladı.
Geliştirilen modelin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olduğunu ifade eden Elibol, özellikle "Temiz Su ve Sanitasyon", "Erişilebilir ve Temiz Enerji" ve "Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar" hedeflerine katkı sağlandığını belirtti. Düzce Üniversitesi Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Koordinatörlüğü aracılığıyla yürütülen eğitim faaliyetlerinin önemini de vurgulayan Elibol, "Asıl hedefimiz, su tasarrufunu ve verimliliğini bir yaşam kültürü haline getirmektir. Kimyasal kullanımını azaltmak, yağmur suyunu toplamak ve israfın önüne geçmek gibi basit adımlar geleceğimizi kurtaracaktır. Su hayattır, hayatımıza sahip çıkalım." diyerek açıklamasını tamamladı.