Kayseri'de Kolon Kanseri Riskini Artıran Faktörler Üzerine Bilgi Paylaşıldı
Memorial Kayseri Hastanesi'nde Doç. Dr. Halit Karaca, kolon kanseri riskini artıran faktörler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Aşırı alkol, sigara, obezite gibi etkenlerin yanı sıra genetik faktörler de dikkat çekti.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Kolon kanseri, son yıllarda beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri nedeniyle daha sık görülmeye başlanmıştır. Dünya genelinde en sık tanı alan üçüncü kanser türü olan kolon kanseri, aynı zamanda kansere bağlı ölümlerin ikinci en yaygın nedenidir. Ülkemizde ve dünya genelinde özellikle 45 yaş altında görülen vakaların artışı dikkat çekmektedir. Teşhis ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde, kolon kanseri tanısı almış hastaların yaşam kalitesi ve süresi önemli ölçüde artırılabilmektedir. Memorial Kayseri Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Halit Karaca, kolon kanseri ile ilgili dikkat edilmesi gereken hususları dile getirerek, "Toplumda kolon kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 70’i farklı zamanlarda ortaya çıkmaktadır. Kalıtsal genetik mutasyonlar ise vakaların sadece yüzde 3-5’ini oluşturmaktadır. Ailede kolon kanseri öyküsü olan bireylerin, bu hastalığa yakalanma riski artmaktadır." ifadelerini kullandı.
Kolon kanseri ile ilgili olarak yapılan araştırmalar, kalıtsal faktörlerin yanı sıra çevresel etkenlerin de önemli rol oynadığını göstermektedir. Kolonoskopi taramaları sırasında belirlenen adenomlar, kanser riski yüksek olan polipler arasında yer almaktadır. Ülseratif kolit tanısı almış bireylerde, hastalığın başlangıcından sonraki ilk 10-20 yıl içinde kanser görülme sıklığı yüzde 0,5 olarak belirlenmiştir. Bu oran, zamanla yüzde 1'e kadar çıkabilmektedir. Ayrıca, Crohn hastalığı olan bireylerde, özellikle ileokolik bölgede kanser riski artmaktadır. Doç. Dr. Karaca, "Aşırı alkol tüketimi, sigara bağımlılığı, obezite, işlenmiş gıdalar ve aşırı radyasyon maruziyeti gibi faktörler kolon kanseri riskini artırmaktadır." dedi.
Klinik muayeneler ve tarama testleri ile erken teşhis, kolon kanserinde hayati öneme sahiptir. Görüntüleme teknolojilerindeki gelişmeler, hastalığın evrelemesini daha doğru bir şekilde yapma imkanı sunmaktadır. Cerrahi tekniklerdeki yenilikler, kemoterapi ve radyoterapideki ilerlemeler sayesinde, hastaların yaşam süresi uzatılmaktadır. Doç. Dr. Karaca, "Özellikle doğru şekilde planlanmış kemoterapi, akıllı ilaçlar ve immünoterapiler, kanserli hücrelerle mücadelede başarı oranını artırmaktadır." şeklinde konuştu.
Kemoterapinin tekrarlama riskine karşı önemine de değinen Karaca, "Kolon kanseri ameliyatından sonra, kalan kanserli hücreleri yok etmek ve nüks riskini azaltmak için adjuvan kemoterapi önerilmektedir. Bu tedavi genellikle ameliyattan sonraki 8 hafta içinde başlanmaktadır. Ameliyat sonrası kansere dair hiçbir bulgu olmasa bile, kanserin tekrarlama riski yüksekse adjuvan kemoterapi önerilebilir." açıklamasında bulundu. Kolon kanserinin bulunduğu bölgedeki lenf düğümlerinde kanser hücreleri tespit edilmesi durumunda, kişiye özel tedavi yöntemleri uygulanarak başarı şansı artırılmaktadır.