İstanbul Küçükçekmece'de Ayşe Tokyaz cinayeti davasında sanık Cemil Koç, delillerin eksik olduğunu ifade etti.
Küçükçekmece'de 2025 yılında meydana gelen Ayşe Tokyaz cinayetinde sanık Cemil Koç, duruşmada savunma yaparken delil eksikliğine dikkat çekti. Mahkeme, tutuklu sanıkların yargılanmasına devam etti.
Küçükçekmece'de 2025 yılının 11 Temmuz tarihinde, eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen Ayşe Tokyaz’ın cesedi, bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılmıştı. Bu cinayete ilişkin olarak Cemil Koç'un (38) da aralarında bulunduğu 4 tutuklu ve toplam 9 sanığın yargılanmasına Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya, sanık Koç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada, Ayşe Tokyaz'ın ikiz kardeşi Esra ve annesi Halime Tokyaz ile tutuklu sanıkların avukatları da hazır bulundu. Müşteki kardeşler Kadir ve Kübra Tokyaz da duruşmaya SEGBİS ile bağlandılar. Duruşmada, Esra Tokyaz’ın olaydan bir gün sonra verdiği ifadeyi Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen polis memurları N.Ç. (44) ve Z.B. (31) hakkında olan dosyalar, ağır ceza mahkemesindeki cinayet davasıyla birleştirildi ve sanık sayısı 11’e yükseldi.
"Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum"
Duruşmada sanık Cemil Koç, "Öncelikle Esra’nın sosyal medyadan paylaştığı ses kayıtları kesilmiş şekilde dosyaya sunuldu. Aleyhime olan delilleri kabul etmiyorum. Olayın sonuçları nedeniyle ben suçlu duruma düştüm ancak dosyada somut bir delil bulunmuyor" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Sen başka kanıtların sunulmasını istedin ama kabul etmiyorsun" şeklinde yanıt verdi. Koç, "Olayın sonucu kötü bitti, Ayşe öldü. Herkes yalnızca beni suçlu biliyor, kimse öncesinde yaşananlardan bahsetmiyor. Olaya ilişkin savunmamı tüm dosya sunulduğunda yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Cemil Koç’un yanında yer alan tutuklu sanık C.A., "Eğer bu olayda en küçük bir eylemim varsa cezamı çekmeye razıyım. Ancak ben böyle bir şey yapmadım, bu durum vicdanıma da ters" şeklinde konuştu. Sanık avukatları da, Cemil Koç’un susma hakkını kullandığını belirterek yargılamanın bu yönde yapılması gerektiğini ifade ettiler.
Olayın Seyrini Etkileyen Sorular
Duruşmada üye hakim, Cemil Koç’a, "Ayşe’nin öldüğünü gördüğünü söyledin, bunu ne zaman anladın?" şeklinde bir soru yöneltti. Koç, "Birilerini aramak için telefonla uğraşıyordum, psikolojim karışıktı. O esnada vücudu morarmaya başladı. Kalp masajı yapmaya çalıştım ama yardım çağırmadım çünkü vefat ettiğini anladım" dedi. Ayşe’nin burnunun kırık olduğunu söyleyen Koç, "Olaydan önce kırılmıştır. Adli Tıp Kurumu’ndan bir talebim var, e-nabız verilerinin çıkarılmasını istiyorum" şeklinde konuştu.
Bunun üzerine üye hakim, "Otopside beyin kanaması diyor, sen neden kalp masajı yaptın?" diye sordu. Koç ise, "Ağzından köpük geldiğinde ve nefes almadığında kalp masajı yapmaya çalıştım. Uyuşturucu kullanmadık, olay sırasında bir yakınlaşma oldu" dedi.
Koç, ayrıca kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğünü belirterek, "Bagajı kontrol etmedim, kan var mı yok mu diye. Olay sonrası vicdan azabı çektim, annesi beni arayıp 'kızım' diye ağlıyordu. Merdivenlerden kucağıma aldım ve koltuğa yatırdım. Valiz açıktı, Ayşe’yi oraya koydum. Ekstra bir müdahalede bulunmadım" ifadelerini kullandı.
Savcılıktan Tutukluluk Halinin Devamı Talebi
Duruşmada görüşü alınan cumhuriyet savcısı, Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Cemil Koç’un da bulunduğu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Ayrıca, dosyadaki delillerin incelenmesi ve savunma yapabilmeleri için Koç’a gönderilmesine hükmedildi. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için ertelendi.