Samsun'da Kanserle Mücadele Eden Hekim, Mesleğine Bağlılıkla Görevine Devam Ediyor
Samsun’da akciğer ve pankreas kanseri ile mücadele eden Dr. Bendegül Kuruçelik, tedavi sürecine rağmen mesleğine olan bağlılığını sürdürüyor. Kemoterapi alarak çalışmaya devam eden Kuruçelik, hem hekim hem hasta olarak zorlu bir yaşam mücadelesi veriyor.
Samsun’da yaşayan 58 yaşındaki Acil Tıp Hekimi Bendegül Kuruçelik, 35 yıllık meslek hayatında birçok hastaya şifa sundu. Şu an hem hekim hem de hasta olarak hayat mücadelesi veren Dr. Kuruçelik, yaşadığı zorlu sürece rağmen görevinden kopmadan örnek bir duruş sergiliyor. FBM Tıp Merkezi’nde acil doktoru olarak çalışan ve iki çocuk annesi olan Kuruçelik, kendisine konulan akciğer ve pankreas kanseri tanıları sonrasında zorlu bir tedavi sürecine girdi. Geçirdiği ameliyatların ardından kısa süre içinde yeniden işine dönen deneyimli hekim, mesleğine olan bağlılığını bir an olsun kaybetmedi.
Boynuna bağladığı cihaz ile hem kemoterapi alıyor hem çalışıyor.
Kemoterapi sürecinin fiziksel olarak oldukça yıpratıcı olduğunu dile getiren Dr. Kuruçelik, buna rağmen çalışmanın kendisine güç verdiğini ifade etti. Boynuna takılı cihaz aracılığıyla 48 saat boyunca kemoterapi ilacı aldığını belirten Kuruçelik, "Akciğer ve pankreas kanseriyim. Kendi tanılarımı kendim koydum. Ameliyatlardan bir ay sonra çalışmaya başladım. Beni hayata bağlayan iki şey oldu: Kızlarım ve işim. İşimi yaptığım sürece sağlıklıyım. İşimi yapamamak kaygısı, hastalıktan daha çok korkuttu beni. İşimi yaptığım sürece hastalığımı unuttum ve tedaviye çok daha rahat devam edebildim. Bu süreç gerçekten çok zorlu. Hekimken bunun empatisini tam anlamıyla yapamıyormuş insan. Hasta olunca bunun ne demek olduğunu anlıyorsunuz. Kemoterapi zor bir süreç; bu süreçte çalışmak ise daha da zor. Bu anlamda FBM Tıp Merkezi bana kucak açtı. Kanser hastası bir hekimle çalışıyorlar" dedi.
"Bir daha dünyaya gelsem yine acil hekimi olurdum."
Kemoterapi ilacı alırken çalışmanın zorluklarını anlatan Dr. Kuruçelik, "Tabii ki sıkıntılarım oluyor. Bu sıkıntıları annelik ve meslek aşkımla minimize ediyorum. Kemoterapim hâlâ devam ediyor. Boynuma taktığım bir cihazla, 48 saat boyunca damardan ilaç alıyorum. Yan etkileri oldukça fazla: Ödem yapıyor, nöropatiye neden oluyor. Elleriniz ve ayaklarınız uyuşuyor. Soğuk bir şeye temas edemiyorsunuz. Gerçekten zor bir süreç. Bugünlere geldiğim için elbette çok mutluyum. Arkadaşlarım ilk zamanlarda çok endişeliydi. Benim rahatlığımı gördükçe onlar da rahatladılar. Hastalarım da memnun. Hatta şaşırıyorlar; boynumdaki cihazın ne olduğunu soruyorlar. Kanser hastası olduğumu öğrenince bana daha farklı bir saygıyla bakıyorlar. Bir daha dünyaya gelsem yine acil hekimi olurdum" diyerek duygularını aktardı.