Antalya'da Kızamık Aşısı Olmayan Çocuklar İçin Tehdit Oluşuyor
Antalya'da kızamık aşısı karşıtlığı nedeniyle çocuklar ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya. Uzmanlar, bu durumun kızamık vakalarının artışına ve ölümcül sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Aşılamanın önemine vurgu yaparak, aileleri bilinçlendirme çağrısında bulunuyorlar.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Dünya genelinde son yıllarda artan kızamık vakaları, özellikle çocuklar için büyük bir tehdit oluşturuyor. Kızamık hastalığı, yalnızca hastalık döneminde değil, iyileştikten sonra da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Covid-19 pandemisinin ardından çocukluk aşılamalarında yaşanan düşüş, kızamık vakalarının artmasına neden olduğu belirtiliyor. Aşı karşıtlığı, bu durumun en önemli nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Medical Park Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferunda Demir, kızamık vakalarının artış nedenleri hakkında bilgi verdi. Kızamık virüsünün rubeola adı verilen bir virüs hastalığı olduğunu belirten Demir, hastalığın döküntüyle seyrettiğini ve toplumsal yayılım riskinin yüksek olduğunu vurguladı. Özellikle kış sonu ve ilkbahar başında salgınlar şeklinde görülebilen kızamık virüsü, damlacık yoluyla bulaşabiliyor.
Uzm. Dr. Demir, çocukların öksürme ve hapşırma yoluyla virüsü birbirlerine bulaştırabildiğini, ayrıca virüsün havada bir saate kadar asılı kalabildiğini ifade etti. Bu nedenle, kızamıklı bir çocuğun bulunduğu ortamda diğer çocuklara bulaşma ihtimali birkaç saat daha devam edebiliyor.
Hastalığın kuluçka süresi genellikle 10 ila 14 gün sürüyor. Bu süre sonunda çocuklarda yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Kızamık tanısında ağız içindeki gri renkli lekeler önemli bir bulgu olarak dikkat çekiyor. Döküntüler ise genellikle hastalığın 4. veya 5. gününde boyun ve kulak arkasından başlayarak tüm vücuda yayılıyor.
Kızamığın yalnızca ateş ve döküntü ile sınırlı olmadığını belirten Uzm. Dr. Demir, ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini, menenjit ve zatürre gibi durumların gelişebileceğini ifade etti. Ayrıca, kızamık virüsünün beyin dokusunu zedelediğini ve SSPE adı verilen ölümcül bir hastalığa neden olabileceğini vurguladı.
Son yıllarda aşı karşıtlığının artması, çocukların aşılanmaması ve bunun sonucunda ölümcül risklerle karşı karşıya kalınması, uzmanların dikkat çektiği bir diğer önemli konu. Türkiye'de kızamık aşısı, 12. ay ve 4. yaşta iki doz halinde uygulanıyor. Aşı, kızamığa karşı en etkili korunma yöntemi olarak öneriliyor.
Uzm. Dr. Demir, çocukların aşılarının mutlaka yaptırılması gerektiğini vurgularken, kızamıklı bir çocukla temastan sonra ilk 3 gün içinde aşının yapılmasını tavsiye ediyor.