New York'ta Çevre Bakanı Murat Kurum'un COP31 ile İlgili Değerlendirmeleri
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, New York'ta düzenlenen COP31 toplantıları kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Kurum, ülkelerin taahhütlerden ziyade uygulamaların konuşulduğu bir sürece geçme arzusunu vurguladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, New York’taki Türkevi’nde, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Günü etkinlikleri çerçevesinde Türk basınına önemli açıklamalarda bulundu. Ziyareti sırasında BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve birçok ülke temsilcisiyle verimli görüşmeler gerçekleştiren Kurum, COP31 sürecinin oldukça olumlu geçtiğini belirtti. Kurum, "Yaptığımız toplantılarda ülkelerin artık taahhütlerin değil, uygulamaların konuşulduğu bir COP olmasını istediğini gördük" dedi. Ayrıca, BM yetkililerinin Türkiye’nin alacağı tüm kararların arkasında olduklarını kendisine ilettiklerini aktardı. COP başkanlığı döneminde Türkiye’nin süreci "diyalog, uzlaşı ve aksiyon" başlıkları altında yönetmek istediğini belirten Kurum, bir sonraki toplantının Kasım ayında Antalya’da yapılacağını duyurdu. Daha sonraki buluşmanın ise Pasifik ülkelerinde gerçekleştirileceğini ifade etti. Bu toplantılar aracılığıyla gelişmekte olan ve kırılgan yapıya sahip ülkelerin zorluklarını değerlendirmeyi amaçladıklarını vurguladı.
Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde iklim değişikliğiyle verdikleri mücadelenin önemine de değinerek, "Sıfır Atık Projesi"nin artık uluslararası alanda bir marka haline geldiğini ve önemli bir çevre girişimi olduğunu söyledi.
2023'teki Depremin Etkileri
Bakan Kurum, "Dirençli Şehirler" konusunun kendileri için büyük bir öneme sahip olduğunu belirterek, "2023’te 'asrın felaketi' olarak adlandırılan bir deprem yaşadık. Bu deprem 11 ilimizi etkileyerek 108 bin kilometrekarelik bir alanda meydana geldi ve 53 bin can kaybı yaşandı. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde tüm dünyanın dikkatini çeken bir seferberlik anlayışıyla inşa sürecini başlattık" ifadelerini kullandı. Her ülkenin kendi kendine yeten bir dünya hayali kurduklarını belirten Kurum, COP31 sürecinde "dirençli şehirler" konusunu ön plana çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi. Bu bağlamda, iki yıl içerisinde 500 bin konutu depremzede vatandaşlara teslim ettiklerini ve bu bilgiyi tüm dünyaya aktarmak istediklerini ifade etti.
Kurum, çok taraflılık anlayışının önemini vurgulayarak, "Kimsenin geride bırakılmadığı bir COP başkanlığı süreci yürüteceğiz. Tüm dünyayı, medeniyetlerin buluşma noktası olan Antalya’ya davet ediyoruz. 11-12 Kasım tarihlerinde liderler zirvesiyle tüm dünyanın gözü Türkiye’de olacak. Amacımız, daha önceki COP’lardan daha iyi ve somut kararların alındığı bir süreç gerçekleştirmek" dedi.
Diğer Ülkelerin Desteği
Alınan kararların uygulamaya konulması konusunda dünya ülkelerinin ortak bir beklenti içinde olduğunu belirten Kurum, dünya genelindeki savaşlar ve krizlere rağmen iklim değişikliği konularında hedeflerden sapılmadığını ifade etti. Kurum, tüm ülkelerin Paris Anlaşması çerçevesinde küresel ısınmayı sanayi öncesi düzeye 1,5 derece ile sınırlama hedefini tutmaya çalıştıklarını vurguladı. "Artık geri dönülemez bir noktadayız. Sıfır noktasındayız. Bu noktada tüm dünya hemfikir" dedi. Tüm ülkelerin, alınan kararların hemen uygulanmasını beklediklerini yineleyen Kurum, Fransa ve Almanya gibi Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra Brezilya'nın da Türkiye’nin destekçisi olduğunu vurguladı. BM’nin de bu konudaki olumlu tavrına dikkat çeken Kurum, Genel Sekreter Guterres ve ekibinin bu kararların uygulanmasında Türkiye’ye her türlü desteği vereceklerini belirttiklerini ve Türkiye’nin adil bir başkanlık süreci yöneteceğine inandıklarını ifade etti.