Erzurum'da Eczaneye Yapılan Kundaklama Girişimine Türk Eczacıları Birliği'nden Sert Tepki Geldi
Erzurum’da bir eczaneye düzenlenen kundaklama girişimi sonrası Türk Eczacıları Birliği olayla ilgili basın toplantısı düzenledi. Yönetim, yaşanan duruma sert tepki gösterdi.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Önceki gün Erzurum’da bir eczaneye yapılan kundaklama girişimi sonrasında Türk Eczacıları Birliği, 13. Bölge Erzurum Eczacı Odası Başkanlığı önünde bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, "Menfur bir hadise yaşadık. Bu ilk değil. Ama ümit ediyoruz ki son olsun." ifadeleri kullanıldı. Yetkililere seslenen Türk Eczacıları Birliği, sağlık mensuplarına yönelik şiddet olaylarının caydırıcı şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, olayın sebebinin muvazaa olduğunu belirterek, bu tür saldırıların kamu vicdanını rahatsız ettiğini dile getirdi. Basın açıklamasında, "Muvazaa meselesi, eczacı olmayan kişilerin eczacıların diplomalarını kullanarak eczane açması işlemidir. Bu, hem yasalara hem de meslek ahlakına aykırıdır." denildi.
Bu noktada, olayın çıkış kaynağı olarak Ağrı ilinde usulsüz eczane açmak isteyen bir şahsa yapılan soruşturmanın hatırlatılması önemliydi. Sağlık İl Müdürlüğü ile birlikte yürütülen çalışmada, bu şahısın usulsüz olduğu tespit edilmiş ve Sağlık Bakanlığına iletilmişti. Ancak, şahıs konuyu mahkemeye taşımış, davayı kaybetmişti. Tüm bunların ardından yaşanan saldırı, geçmişteki husumetin bir sonucu olarak değerlendirildi. Türk Eczacıları Birliği, bu olayın ardından adil bir yargılama ve caydırıcı bir ceza beklediklerini belirtti. Dava sürecinin de kararlılıkla takip edileceği ifade edildi.
Basın toplantısına Türk Eczacıları Birliği Başkanı Mehmet İrfan Demirci ve yönetim kurulu üyeleri de katıldı. Toplantıda, Abdullah Caner Güven, Taner Ercanlı, Tolga Mumcu Çetinkaya, Fatih Özçifçi, Hayrullah Fikret Baransel, Fehmi Onur Özgüven, Oğuzhan Sürme, Gürkan Kılıçcıgil, Zeki Salih Özcan ve Süleyman Açar da yer aldı. Olayın ardından toplumda oluşan endişenin giderilmesi için etkili mevzuat değişikliklerine acil ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.