Ankara'da Uzmanlardan Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı Hakkında Bilgilendirme
Ankara'da gözyaşı kanal tıkanıklığı hakkında açıklamalarda bulunan Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mefkure Yalçıner, gözyaşının sürekli akmasının duygusal bir durum olmadığını belirtti. Bu durum bazen vücudun yardım çağrısı olabileceği vurgulandı.
Gözyaşı kanal tıkanıklığı, gözyaşının burun boşluğuna akmasını sağlayan sistemdeki bir tıkanıklık nedeniyle meydana gelir. Medicana International Ankara Hastanesi'nden Op. Dr. Mefkure Yalçıner, normalde gözyaşının göz yüzeyini temizledikten sonra kanallar aracılığıyla burun içine aktarıldığını, ancak bu sistemdeki tıkanıklığın gözyaşının dışarı akmasına neden olduğunu ifade etti. Sürekli gözyaşı akmasının yalnızca estetik değil, aynı zamanda göz sağlığını tehdit eden bir durum olduğunu belirten Yalçıner, "Gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir; bazen vücudun sessiz bir yardım çağrısıdır" dedi. Kişinin istirahat halinde bile, gözyaşının kontrolsüz bir şekilde dışarı akabileceği bilgisini paylaştı.
Gözyaşı kanal tıkanıklıkları, doğuştan ve erişkin döneminde gelişen tıkanıklıklar olarak iki grupta değerlendirilmektedir. Doğuştan tıkanıklıklar için tedavi seçenekleri farklılık gösterebilirken, erişkinlerde kalıcı tedavi genellikle cerrahi yöntemlerle sağlanır. Yalçıner, tedavi edilmediği takdirde tekrarlayan göz problemlerinin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.
Hastalığın en belirgin belirtisi sürekli göz sulanmasıdır. Op. Dr. Mefkure Yalçıner, "Gözyaşı kanal tıkanıklığı olan hastalar genellikle sürekli yaşarma, çapaklanma, gözde kızarıklık ve zaman zaman enfeksiyon şikayetleri ile başvurur. Özellikle sabah saatlerinde belirginleşen çapaklanma ve gün boyunca devam eden sulanma, hastaların sosyal yaşamını olumsuz etkileyebilir" dedi. Ayrıca, tedavi edilmediğinde enfeksiyon riskinin arttığını ve tekrarlayan göz problemlerinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebileceğini belirtti.
Yalçıner, erken teşhisin hem tedavi sürecini kolaylaştırdığını hem de başarı oranını artırdığını vurguladı. Gözyaşı kanal tıkanıklığında en etkili tedavi yöntemlerinden birinin dakriyosistorinostomi (DSR) ameliyatı olduğunu belirten Yalçıner, bu işlemin tıkalı kanalın bypass edilerek gözyaşının doğal akışının sağlandığını açıkladı. Ameliyatın genellikle 30-60 dakika sürdüğünü ve hastaların çoğunlukla aynı gün veya bir gün içinde taburcu edildiğini ifade etti. Tam iyileşme sürecinin birkaç hafta içinde tamamlandığını ve bu ameliyatların başarı oranının oldukça yüksek olduğunu söyledi.
Bebeklerde göz sulanmasının da yaygın olduğunu söyleyen Yalçıner, "Yeni doğan bebeklerde gözyaşı kanallarının tam açılmamış olması nedeniyle sulanma ve çapaklanma görülebilir. Aileler bu durumu çoğu zaman basit bir göz problemi olarak değerlendirse de, doğru masaj teknikleri ve gerektiğinde yapılacak müdahalelerle erken dönemde kontrol altına alınabilir. Bu nedenle bebeklerde uzun süren göz sulanmalarında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.