Ekonomi »

İstanbul'da Savaş Belirsizliği Nedeniyle Dijital İkiz Teknolojisine Yöneliş Artıyor

Savaşın getirdiği belirsizlik, şirketlerin dijital ikiz teknolojisini benimsemesini hızlandırdı. Tedarik zincirindeki değişim, 2026'nın jeopolitik etkileriyle daha belirgin hale geliyor.

Uluslararası ticaretin temelini oluşturan tedarik zinciri, 2026 yılındaki ağır jeopolitik gerilimler ışığında köklü bir dönüşüm sürecine girmiştir. ABD-İsrail ittifakı ile İran arasındaki çatışmalar, Mart 2026 itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yüzde 90 oranında azalmasına neden oldu. Bu durum, Basra Körfezi’nden gelen yakıt, ham petrol ve doğal gaz akışını neredeyse tamamen durdurdu. Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sini taşırken, Mart ayı boyunca gerçekleşen toplam gemi geçişi, normal koşullarda ulaşılan seviyenin altına düştü.

Enerji Krizi ve Borç Stoku

Küresel piyasalardaki enerji baskısının artışı, tedarik zincirlerinde domino etkisi yaratmaktadır. Dr. Mehmet Sarıdoğan, güncel jeopolitik krizlerin enerji maliyetleri üzerindeki etkisini değerlendirirken, petrol fiyatlarındaki ani artışların nakliye maliyetlerini ve birçok ürünün birim maliyetini yükselttiğini belirtti. IMF Ocak 2026 güncellemelerine göre küresel büyümenin yüzde 3,3 seviyesine çekilmesi, IIF verilerine göre ise küresel borç stokunun 348 trilyon dolarla rekor kırması, bu maliyet artışlarını finanse etmeyi zorlaştırmaktadır. Faiz ve likidite baskılarının tedarik finansmanı üzerindeki etkisi, şirketlerin nakit akışını yönetmek için satın alma birimlerini finansal bir kalkan olarak kullanmalarını zorunlu kılmaktadır.

Ticaret Hacimlerinde Düşüş

Dünya ticaretindeki köklü değişimlere dikkat çeken Dr. Sarıdoğan, Dünya Ticaret Örgütü verilerinin küresel ticaretin yönünü değiştirdiğini ifade etti. 2026 yılı için mal ticareti hacim büyümesi beklentisinin yüzde 0,5 seviyesine düşmesi, buna karşılık hizmet ticaretinin ise yüzde 4,4 oranında direnç göstermesi, sanayi şirketleri için yeni bir dönem başlatmaktadır. Mal ticaretindeki durgunluk ve lojistik hatlardaki tıkanıklıklar, özellikle ithalata bağımlı olan Türk sanayicileri için teslimat sürelerinde ve maliyetlerde beklenmedik değişikliklere yol açmaktadır. 1 Ocak 2026 itibarıyla kalıcı hale gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, ek bir vergi ve raporlama yükü getirerek satın alma performans göstergelerini zorlaştırmaktadır. Tüm bu zorluklar altında, iş dünyası dayanıklılık testinden geçmektedir ve şirketler artık sadece maliyet avantajına dayalı değil, riskleri öngörebilen ve hızlı uyum sağlayabilen tedarik zinciri modellerine yönelme gerekliliği hissetmektedir. Bu modelin merkezinde, akıllı stok yönetimi ve yapay zekanın iş süreçlerine entegre edilmesi yer almaktadır.

Yeni Tedarik Modelleri

Dr. Sarıdoğan, yıllardır hakim olan 'Tam Zamanında' (Just-in-Time - JIT) üretim ve tedarik modelinin artık sürdürülebilirliğini yitirdiğini vurgulayarak, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklıkların ve Kızıldeniz’deki saldırıların lojistik sürelerini uzattığını ve öngörülebilirliği ortadan kaldırdığını belirtti. Bu durum, şirketlerin 'Her İhtimale Karşı' (Just-in-Case - JIC) modeline, yani stratejik stoklamaya yönelmesine sebep olmuştur. Eskiden depoda bekleyen her ürün bir maliyet yükü olarak görülürken, bugün üretim hattının durmasının maliyeti, stok tutma maliyetinin çok üzerinde bir yük getirmektedir. Başarılı şirketler, yalnızca depolarını dolduranlardan ziyade, dijital ikizleri sayesinde hangi üründen ne kadar stoklamaları gerektiğini bilen akıllı stok yönetimi yapan firmalar olacaklardır.

Dr. Sarıdoğan, dijital ikiz teknolojisinin iş süreçlerine entegrasyonunun avantajlarını şu şekilde sıraladı: "Bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan bu sistemler, 'Hürmüz Boğazı 3 ay daha kapalı kalırsa ne olur?' veya 'Lojistik maliyetleri yüzde 50 artarsa hangi tedarikçiyi değiştirmeliyim?' gibi sorulara hızlı bir şekilde yanıt verebiliyor. 2026 itibarıyla bu sistemler, temsilci nitelik kazanarak, liman kapanması durumunda rotaları otonom olarak değiştirebilir veya navlun fiyatlarını yeniden müzakere edebilir hale gelmektedir. Şirketlerin gelecekteki başarısı, eski teknolojileri yenileriyle değiştirebilme yeteneğine bağlı olacaktır."

Manuel Süreçler Yetersiz Kalıyor

Dr. Sarıdoğan, "Satın alma bir savunma hattıdır" diyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Bir fabrikanın durması, yalnızca o şirketin kaybı değil, Türkiye’nin üretim gücünün zayıflamasıdır. Bizler, İran’dan gelen kritik bakır, alüminyum ve plastiklerin alternatiflerini oluştururken, aslında ekonomik bağımsızlığımızı güçlendiriyoruz. 2026’nın jeopolitik fırtınalarında artık şirketlerimizi sadece manuel süreçlerle yönetemeyiz. TÜSAYDER olarak, üyelerimizi 'Dijital İkizler' ve 'Otonom Tedarik Ajanları' ile donatarak, krizleri oluşmadan önce tespit eden jeopolitik analistlere dönüştürüyoruz."

Mindzie CEO’su James Henderson 11 Nisan’da Wyndham Grand İstanbul’da

Yapay zekanın etkisi, 11 Nisan tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilecek olan "Satın Almanın Yeni Çağı" temalı, XIII. Satın alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde tartışılacaktır. Zirvenin teknoloji odaklı en dikkat çekici oturumu, "Agentic Procurement: AI Süreç Madenciliği ile Otonom Satınalma" paneli olacaktır. Otonom süreçlerin öncülerinden Mindzie CEO’su James Henderson, bu oturumda konuk olarak yer alacak, moderatörlüğünü ise TÜSAYDER Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Altuntaş üstlenecektir. Oturumda, bir talebin (PR) teklife (RFQ) ve ardından siparişe (PO) dönüşme sürecinin yapay zekâ ajanları tarafından nasıl 'insansızlaştırıldığı' ve bu sayede hata payının nasıl düşürüldüğü canlı akışlar üzerinden katılımcılara aktarılacaktır.

Yeni Çağ’a tanıklık etmek ve 2026’nın ekonomi-teknoloji haritasında yer almak isteyen tüm profesyoneller, Türkiye’nin en büyük satın alma buluşmasında bir araya gelecektir. Tedarik zinciri ve satın alma alanında çalışan profesyoneller için yenilikleri takip etme, sektör liderleriyle ağ kurma ve geleceğin iş modellerini keşfetme fırsatı sunan bu zirve, değişime öncülük etmek isteyenler için kaçırılmayacak bir etkinlik olacaktır. Kayıtlar, ücretsiz olarak tusayder.org adresi üzerinden gerçekleştirilebilecektir.


Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.