Diyarbakır'da Narin Güran Cinayetinde Nevzat Bahtiyar'ın Talepleri Reddedildi
Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra ölü bulunan Narin Güran cinayeti davasında, Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasında talepler reddedildi. Duruşmaya ara verildi.
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde yer alan Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni, 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi'nde bulundu. Narin Güran'ın cinayetinde tutuklu sanıklar, anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmişti. Nevzat Bahtiyar ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası almıştı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği kararı hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Narin Güran cinayeti davasında verilen cezanın onanmasını istemişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet cezasını onarken, Bahtiyar’a verilen hapis cezasını eylemin nitelikli kasten öldürmeye yardım kapsamında değerlendirilmesi için bozmuştu. Yeniden yargılama, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada avukatların talepleri mahkeme başkanı tarafından reddedildi.
"Ben cesedi yok etmedim, açığa çıkardım"
Duruşma saat 9.40’ta başladı. Mahkeme başkanı, sanık Nevzat Bahtiyar’a bozma kararına itirazı olup olmadığını sordu. Bahtiyar bu konuda konuşmak istemedi. Mahkeme başkanı, Bahtiyar’a olay günü ne yaptığını sorması üzerine, Bahtiyar, öğleden sonra eve geldiğinde suyun kesik olduğunu ve bu durumu bildirmek için Salim Güran’ı aradığını belirtti. Bahtiyar, "Cinayetle hiçbir alakam yok, Salim Güran beni çağırdı. Tepeye gittim. Salimle birlikte Arif Güran’ın evine geldik. Narin’in cesedini orada gördüm. En sondaki soldaki oda sanırım. Bana bu cesedi götüreceksin dedi, ben götürmüyorum dedim. Sonra silah çekti ve beni tehdit etti. Ben mecbur kaldım cesedi götürdüm. Ceset battaniyeye sarılıydı. Sonra ahıra götürdüm, torbaya koydum. Sonra arabaya koydum. Yüksel Güran’ı yukarıda gördüm, ağlıyordu. Sonra Salim Güran geldi. Battaniyeyi benden aldı. 'Cesedi parça parça et, kimse görmesin' dedi. Ben cesedi yok etmedim, açığa çıkardım. Eğer Salim Güran’ın dediğini yapsaydım, ceset olmazdı, ben de burada olmazdım. Ben sadece Salim Güran’ı gördüm. Cesedi arabaya götürdükten sonra Yüksel Güran’ı gördüm, ağlıyordu. O zaman ailem güvence altında olmadığı için o ifadem doğru değil, mahkemedeki ifadem doğru. Pişmanım. Cesedi aldığımda çocuk ölmüştü. Ben delilleri yok etmiş olsaydım burada olmazdım" şeklinde ifade verdi.
"Jandarma ile değil, polisle keşif istiyorum"
Bahtiyar’ın ardından söz alan Arif Güran, yeni keşif talebinde bulunarak, "Bu kadar eksik bir soruşturmada ben neye inanayım. Her şeyi öğrenme hakkım var. Bu insan 6 kez ifade değiştirdi. Bu adamın ifadesiyle ailem yok edildi. Kızım katledildi. Adalet mülkün temelidir deniyor ama ben bu acı ile yaşayamam. Keşif istiyorum, jandarma ile değil, polisle keşif istiyorum. Nevzat Bahtiyar, tehdit edildiği için konuşmadığını söylüyor. Köyde bin 700 personel vardı. Bu adam 19 gün boyunca içimizdeydi. Neden tehdit edildiğini söylemedi. Salim Güran, devletten büyük müdür? Ben ölü bir insanım, kızımın hakkını istiyorum. Yüksel Güran yapmışsa cezasını çeksin, Salim Güran yapmışsa cezasını çeksin. Ben adalet istiyorum, kızımın hakkını istiyorum, keşif istiyorum. Narin gibi 4 çocuğum daha var. Çocuklarım okulu bıraktılar, okula gidemiyorlar. Narin’i korumak için iftira attılar. Ama Narin gibi 4 çocuğu daha öldürdüler. Havaalanı, Dara-2 üs bölgesinin kameralarını istiyorum. Bu davanın kapanmaması lazım. Bir baba olarak, bir ağabey olarak keşif istiyorum. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet o parmağı kessin. Salim, Yüksel, Enes, Nevzat kim olursa olsun" ifadelerini kullandı.
Yapılan ifadelerin ardından duruşmaya ara verildi.