Bilecik'te Yazar Hülya Başarangil Demir, Okuyucularıyla Bir Araya Gelerek Kitap İmzaladı.
Bilecik'te düzenlenen etkinlikte yazar Hülya Başarangil Demir, okuyucularıyla bir araya gelerek, yeni kitabını imzaladı. Etkinlikte, romanı "Bilinmeze Doğru" hakkında bilgi veren yazar, Kırım Tatarlarının tarihine dair duygularını paylaştı.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
2025 Emine Işınsu Roman Ödülü sahibi yazar Hülya Başarangil Demir, "Bilinmeze Doğru" isimli romanıyla Bilecik Kent Konseyi tarafından düzenlenen etkinlikte okuyucularıyla bir araya geldi. Yazar, etkinlikte yaptığı konuşmaya, Kırım için mücadele eden ve yakın zamanda hayatını kaybeden eski siyasi tutsak Edem Bekirov'u anarak başladı. Romanının çıkış noktasını, "Kırım neresidir?" sorusuna cevap arayışı olarak açıklayan Başarangil Demir, eşinin işi dolayısıyla farklı şehirlerde bulunup çeşitli kültürlerle tanıştığını belirtti.
Kırım Tatarlarının Ana Vatanı
Başarangil Demir, "Oralarda nerelisin diye sorduklarında Kırım Tatarıyım dediğimde Kırım Tatarını çok fazla anlamlandıramadıklarını gördüm. Oysaki Kırım Tatarlarının ana vatanı bir Türk toprağı olmasına rağmen bazı kesimlerce çok fazla bilinmediğine şahit oldum ve bu beni üzdü. Düşündüm daha fazlasını anlatmam gerektiğine karar verdim ve bunu da yazarak yapacağıma inandım ve yazmaya başladım" dedi.
Sanatın Gücü Üzerine Düşünceler
Başarangil Demir, sanatın ve edebiyatın tarihî olayları, özellikle de sürgün ve soykırım travmalarını aktarmadaki gücüne dikkat çekti. Sanat ve edebiyatın, tarihî gerçekleri öğrenmeyi sağlamakla kalmayıp bu olayların insan zihninde kalıcı bir yer edinmesini sağladığını ifade ederek, "Bir romandan alıntı, bir şarkı sözü, bir resme baktığımızda hissettiğimiz duygu ya da bir tiyatro sahnesi, bunlar insanların zihninde büyük bir yer edindirebiliyor" şeklinde konuştu.
Geçmişe Sahip Çıkmanın Önemi
Geçmişle bağ kurmanın önemine de vurgu yapan Başarangil Demir, "Kişilerin hiçbir zaman geçmişlerini unutmamaları gerektiğini düşünüyorum. Atalarına, köklerine, bağlarına her zaman sahip çıkmalılar. Bu geçmişe sahip çıkmak, geçmişe saplantılı bir şekilde bağlanmayı kastetmiyorum. Kendi köklerimizin, atalarımızın yaşadıklarını öğrenmek ya da öğretmek önemli. Geleceğe yön verebilmek adına bu anlamda kişilerin çalışması gerektiğine inanıyorum. Sadece başarılarımızın değil, 1944 gibi acılarımızın da sanat eserlerine yansıması gerektiğine inanıyorum" dedi.
Yazar, Kırım Tatar şarkıcı Camala'nın 1944 Eurovision şarkısıyla 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı dünyaya duyurduğunu hatırlatarak, sanatın toplumsal hafızayı canlı tutmadaki rolüne de vurgu yaptı.
Etkinliğin Başarısı ve Memnuniyet
Bilecik Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ruhşen Gül ise, "Bugün gerçekleştirdiğimiz imza ve söyleşi etkinliğimizi büyük bir keyif ve güzel bir katılımla tamamladık. Bizlerle değerli düşüncelerini ve eserlerini paylaşan Hülya Başarangil Demir’e içten teşekkür ederiz. Aynı zamanda etkinliğimize katılarak bu güzel buluşmaya anlam katan tüm katılımcılarımıza da teşekkür ediyoruz. Edebiyatın birleştirici gücüyle bir araya geldiğimiz bu keyifli buluşmada bizimle olduğunuz için çok mutluyuz. Yeni etkinliklerde tekrar görüşmek dileğiyle" şeklinde konuştu.