Üsküdar'da Mahkeme Kararlarıyla Durdurulan İnşaat Projesi İki Tarafı Mağdur Etti
Üsküdar'da inşaat projesinin durdurulmasıyla evleri yıkılan kat malikleri, yaşadıkları mağduriyetleri dile getiriyor. Mahkeme kararlarına rağmen inşaat devam ederken, barınma krizi baş gösterdi.
Üsküdar'da Asra Grup Mimarlık Yapı Yatırım Anonim Şirketi tarafından yürütülen inşaat projesine dair yaşanan sorunlar, bölge halkını iki gruba ayırmış durumda. Bir grup vatandaş, parselasyon ve ruhsat işlemlerinin usulsüz olduğunu öne sürerek açtıkları davaları kazandıklarını ve mahkeme kararlarına rağmen inşaat çalışmalarının devam ettiğini savunuyor. Diğer taraftan, projeye onay veren mülk sahipleri ise inşaatın durması nedeniyle barınma sorunuyla karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor. Kaba inşaatın yüzde 90 oranında tamamlandığı ifade edilen projede, evsiz kalan vatandaşlar sorunun bir an önce çözülmesini istiyor.
"Herkes devletin verdiği belgeye güvenerek evlerinden çıktı; şu an sürgündeler."
Sürecin başından beri yasalara uygun hareket ettiklerini savunan mülk sahiplerinden Ömer Dalgın, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle ifade etti: "Biz yüzde 51 çokluğu sağlasak bile, şu an o arkadaşlar evleri zarar görmeden oturabiliyorlar. Yüzde 51 ile biz onların evlerini mi yıktıralım? Bu projede kimsenin canına, malına zarar gelmesini istemedik. Parselasyon bize mantıklı geldiği için işlemleri onun üzerinden yürüttük. Belediyenin ve kadastro müdürlüğünün yaptığı işlemlerle bu durum gerçekleşti. 3606 nolu yasayla bu işlem yapıldı ve biz belediyeden, Bakanlıktan görüşerek vekaletimizi verdik. Bize iki kez ruhsat çıktı. Herkes devletin verdiği belgeye güvenerek evlerinden çıktı; şu an sürgündeler. Bizi şikayet edenler ise evlerinde oturup bizim inşaatlarımıza bakıyorlar."
"Karşı tarafın mağduriyeti ne? Evleri, arsaları yerinde. Bizim evlerimiz yok, yıkılmış."
İnşaatın durmasıyla ailelerin yaşadığı sıkıntıları vurgulayan Dalgın, "Encümen kararında tek bir parti yok; onların beraber aldıkları bir karar. Ne bizim ne de müteahhidin bu konuya müdahale etme durumu yok. Ben ruhsatımı aldım mı? Aldım. Ve bu inşaatın devam etmesini istiyorum. Biz maliklerin hepsine haber verdik, onlar haber vermediğimizi söylüyorlar. Mahkemenin durdurmasının ana nedeni bence ya yasaların düzgün yapılmamasından kaynaklı yasal boşluklar ya da usulen yapılan ufak tefek hatalar. Karşı tarafın mağduriyeti ne? Evleri, arsaları yerinde. Bizim evlerimiz yok, yıkılmış. Burada asıl mağdur kim? Ben elimde cetvelle bölmedim burayı, devletin kurumu böldü. Devletime güvenmeyeceksem kime güveneceğim?" diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Yaşanan krize ilişkin belediyenin tutumunu eleştiren Dalgın, "Belediye 'Bütün süreçleri düzgün bir şekilde ilerletiyorum' diyor. Bundan sonra ben kime dava açayım? Belediyeye dava açabilirim, sen beni mağdur ettin diye" dedi.
"Herkes evinde oturuyor, biz kiralarda dolaşıyoruz."
İnşaatın durması nedeniyle ailelerin perişan olduğunu ifade eden Mehmet Dalgın, "Yuvalarımız dağıldı, kül oldu. Herkes evinde oturuyor, biz kiralarda dolaşıyoruz. Burada bir kişi değil, tam 80 kişi mağdur. Tek çaremiz var, o da mağduriyetin giderilmesi. Bir an önce yapılmasını istiyoruz" sözleriyle durumu özetledi.
"O adamlar mağdursa devlet onlarınkini de gidersin, biz inşaatımızın devam etmesini istiyoruz."
İnşaatın sürekli durup yeniden başlamasının hak sahipleri üzerinde ağır bir psikolojik baskı oluşturduğunu dile getiren Mehmet Emin Çetin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na şu sözlerle çağrıda bulundu: "Şu an burada en büyük mağduriyeti yaşayanlardan biriyim. Evim yıkıldı ve bir an evvel yeni yuvama geçmek istiyorum. Ancak inşaatın sürekli durdurulması, sonra tekrar başlaması ve bu belirsizliğin sürmesi gerçekten psikolojimizi bozdu. Artık devlet büyüklerimizin, özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın veya ilgili üst kurumların bu işe bir el atıp sonuçlandırılmasını istiyoruz. Buranın kaba inşaatının yüzde doksanı bitmiş durumda. Bu aşamadan sonra projenin tamamlanıp insanların evlerine kavuşması gerekiyor. Müteahhit bize ilk iki blokun Ocak ayında teslim edileceğine dair söz vermişti. Bir an evvel mağduriyetimizin giderilmesini, inşaatın devam etmesini istiyoruz. Müteahhit söz verdiği iki bloğu Ocak ayında teslim edecekti; biz ona istinaden güvendik ve o güvenimizin devam etmesini istiyoruz. O yüzden devlet büyüklerimiz el atsın, mağduriyetimiz giderilsin. O adamlar mağdursa devlet onlarınkini de gidersin, biz inşaatımızın devam etmesini istiyoruz."
Mahallede bir grup vatandaşın "mahkeme kararları uygulanmıyor" diyerek eylem yapmasına karşılık, inşaatın devamını isteyen grup ise belediyenin aldığı yeni encümen kararlarının yasal birer süreç olduğunu savunuyor. İki tarafın da hukuk mücadelesi sürerken, Üsküdar Belediyesi’nden konuya ilişkin kapsamlı ve resmi bir açıklama yapılması bekleniyor.