Sivas'ta Ayı ile Karşılaşma Durumunda Yapılması Gerekenler Açıklandı
Sivas'ta, ayıların kış uykusundan uyanmasıyla birlikte doğada daha fazla görüldüğü belirtiliyor. Uzmanlar, ayı ile karşılaşanların sakin kalması ve ondan büyük görünmeye çalışması gerektiğini vurguladı. Ayıların sosyal hayvanlar olmadığını ifade eden uzmanlar, besin kaynaklarının azalmasının insanlarla karşılaşma riskini artırabileceğini belirtti.
Baharın gelmesiyle birlikte kış uykusundan uyanan ayılar, doğada daha sık görülmeye başladı. Bu dönemde ayıların besin aramak için insan yerleşim alanlarına yaklaşması, bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Uzun süre uykuda kalan ayılar, uyanma döneminde oldukça gergin ve saldırgan olabiliyorlar.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ziya Oğrak, bu süreçte insanların ayıların doğal yaşam alanlarına yaklaşırken dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Doğaya bırakılan yiyeceklerin ayıları çekebileceğini ifade eden Oğrak, bu durumun insanlarla ayılar arasında karşılaşmalara yol açabileceğini belirtti. Ayıların genellikle insanlardan uzak durduğunu söyleyen Oğrak, karşılaşma anında panik yapmadan yavaşça bölgeden uzaklaşmanın en doğru yaklaşım olduğunu ifade etti. Ayrıca, uzaktan ayıların fark edilmesi durumunda vücudu büyük göstererek ses çıkarmanın da caydırıcı olabileceğini belirtti.
Ayıları Rahatsız Etmemek Önemli
Prof. Dr. Oğrak, ayıların kış uykusunun beş ile yedi ay sürdüğünü belirtti. Ancak bu sürecin, bölgelere göre değişiklik gösterebileceğini de ekledi. Ayıların kış uykusu, derin bir uyku olmamakla birlikte, insanların dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Ayılar, kış boyunca uzun süre beslenmeden yaşamlarını sürdürebilirler. Özellikle yavrulu dişi ayılar bu süreçte doğum yapar ve yavrularını emzirir. Bu nedenle, vücut ağırlıklarının önemli bir kısmını kaybedebilirler. Erkek ayılar da benzer şekilde, bu dönemde vücut ağırlıklarının yaklaşık yüzde otuzunu kaybetmektedir. Mart ve nisan aylarında uyanmaya başlayan ayılar, önce yalnız erkekler ve yavrusuz dişiler, ardından yavrulu dişiler olarak sıralanır. Uyanma sürecinin ardından, ayıların beslenme ihtiyacı artmakta ve bu dönem üreme süreci ile devam etmektedir. İnsanların ayıların yaşam alanlarına girmesi, karşılaşma olasılığını artırabilir. Oysa ayılar doğası gereği çekingen hayvanlar olup, insanlara saldırmaları nadir görülmektedir. Ancak besin kaynaklarının azalması, bu durumun değişmesine yol açabilir.
Doğu Karadeniz’de Ayı Popülasyonu Artıyor
Prof. Dr. Oğrak, Doğu Karadeniz bölgesinde ayı popülasyonunun arttığına dikkat çekti. Ayıların koku alma duyularının oldukça gelişmiş olduğunu belirten Oğrak, doğaya bırakılan yiyecek artıkları ile ayıların cezbedilebileceğini ifade etti. Türkiye'de yaklaşık beş bin ayının yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu popülasyonun büyük kısmı, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusu ve Karadeniz Bölgesi'nde, özellikle Doğu Karadeniz'de yoğunlaşmıştır. Öte yandan Trakya, İç Anadolu'nun orta kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'da ayı varlığı oldukça azalmıştır.
Ayıyla Karşılaşırken Ne Yapmalı?
Prof. Dr. Oğrak, ayı ile karşılaşma durumunda panik yapmadan sakin kalmanın ve ayıdan büyük görünmenin önemli olduğunu vurguladı. Ayılar, genellikle yalnız yaşar ve anne ayılar yavrularıyla üç ila dört yıl birlikte kalırlar. Üreme hızları ise oldukça düşüktür. Türkiye'de koruma altında oldukları için sayılarında artış gözlemlenmektedir. Ayı ile karşılaşıldığında, sakin kalmak ve panik yapmadan uzaklaşmak gerekir. Koşarak kaçmak doğru değildir çünkü ayılar saatte elli kilometre hıza ulaşabilir ve iyi yüzücüdürler. Görme duyuları zayıf olduğu için, uzaktan fark edildiklerinde vücudu daha büyük göstermek ve ses çıkararak onları uzaklaştırmak etkili olabilir. Ayılar, sosyal canlılar olmadıkları için genellikle insanlardan uzak durmayı tercih ederler ve karşılaşma durumunda mücadele etmekten kaçınma eğilimindedirler.