Ankara'da Smyrna Antik Kenti’nden Çıkarılan Heykel Başının İadesi Gerçekleşti
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Smyrna Antik Kenti’nden çıkarılan mermer heykel başının ABD’den Türkiye’ye geri getirildiğini duyurdu.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Kültürel varlıkların korunması ve ait olduğu topraklara kazandırılması amacıyla yürütülen çalışmalar, uluslararası iş birlikleriyle yeni bir başarıya daha ulaştı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Müjdeli bir haberimiz daha var. ABD’nin Denver kentindeki Denver Art Museum koleksiyonunda bulunan ve Smyrna Antik Kenti kökenli olduğu bilimsel verilerle teyit edilen mermer heykel başının iadesini sağladık" ifadelerini kullandı. 1934 tarihli raporlar ve uzman incelemeleri sonucunda Smyrna Agora kazılarından elde edilen bu eserin, Theodosius Dönemi’ne ait olduğu ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı belirlendi. Denver Sanat Müzesi ile kurulan iş birliği sayesinde eser evine kavuşturuldu. M.S. 5. yüzyıla tarihlenen heykel başı, günümüzde İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Bakan Ersoy, bu süreçte emeği geçen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerine teşekkür etti ve kültürel mirası koruma kararlılığını vurguladı.
İade Sürecinin Arka Planı
Amerika Birleşik Devletleri’nin Colorado eyaletinin Denver şehrinde bulunan Denver Sanat Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne, koleksiyonlarında yer alan ve Anadolu kökenli olduğu belirlenen mermer heykel başını iade etmek istediklerini bildirdi. Smyrna Agora kazılarından elde edilen heykel başının, 1989 yılında Marie Thérse Macy’nin malikanesinden bağış yoluyla Denver Sanat Müzesi koleksiyonuna dahil edildiği bilgisi paylaşıldı. Marie Thérse Macy, 1946-1948 yılları arasında İstanbul’da ABD Başkonsolosu olarak görev yapan Clarence Edward Macy’nin eşidir. Bakanlık uzmanları tarafından yapılan incelemelerde heykel başının Smyrna Agora kazılarından çıkarıldığı ve 1934 tarihli bir raporla da belgelenmiş olduğu doğrulandı. Eserin yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı, Bakanlık uzmanlarının bilimsel incelemeleri ve arşiv kayıtlarıyla kesin olarak ortaya kondu. Bu tespitler doğrultusunda Türkiye, eserin iadesini resmi olarak talep etti ve süreç uluslararası iş birliğiyle başarıyla tamamlandı.
Kültür Varlıkları Kaçakçılığıyla Mücadele
Son yıllarda kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadelede izlenen etkin politikalar sayesinde müze ve özel koleksiyonlar nezdinde gönüllü iade süreçlerine yönelik farkındalık ve iş birliği belirgin bir şekilde artış gösterdi. Smyrna kökenli mermer heykel başının Türkiye’ye kazandırılması, bu yaklaşımın somut bir örneği oldu. Üslup özellikleri doğrultusunda heykel başının Theodosius dönemi heykel sanatıyla ilişkili olduğu, Efes-Smyrna bölgesinde faaliyet gösteren bir atölyenin ürünü olduğu, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanlarınca hazırlanmış raporlarda da ortaya konuldu.
Tarihî Eserin Özellikleri
Yüksekliği 25 santimetre olan mermer heykel başı, M.S. 5. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir. Erkek portresi olarak tanımlanan eserde, boyun kısmı kırık ve eksik durumda bulunuyor. Heykelde saç ve kaş kıvrımları keskiyle işlenmişken, göz bebekleri matkap darbeleriyle belirgin hale getirilmiştir. Kısa sakallı portrede, gözlerin izleyiciye yöneldiği ve yüz hatlarında güçlü ifade unsurlarının bulunduğu tespit edilmiştir. Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Türkiye’ye getirilen eser, kökeni ve tarihsel bağlamı dikkate alınarak İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başlanmıştır.
Uluslararası İş Birliği
Türkiye’nin son yıllarda kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar, uluslararası alanda karşılık bulmaya devam etmektedir. Müze ve koleksiyonların gönüllü iade süreçlerine daha açık hale gelmesi, yürütülen politikaların somut sonuçları arasında yer almaktadır. Smyrna kökenli mermer heykel başının iadesi, bu sürecin dikkat çeken örneklerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir.