Kepez'de 'Özgül Öğrenme Bozuklukları' Semineri Ailelere Bilinçlendirme Amaçlı Düzenlendi
Kepez’de gerçekleştirilen seminerde özgül öğrenme bozuklukları hakkında aileler bilgilendirildi. Uzmanlar, bu bozuklukların erken tanısının önemine dikkat çekti.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Antalya'nın Kepez ilçesinde, çocukların öğrenme süreçlerinde yaşadıkları zorluklar üzerine "Özgül Öğrenme Bozuklukları: Disleksi ve Disgrafi Semineri" düzenlendi. Kepez Belediyesi tarafından organize edilen etkinlik, Antalya Bilim Merkezi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Seminerde, Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Merve Günay Ay ile Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım, özgül öğrenme bozuklukları hakkında önemli bilgiler sundular. Uzmanlar, erken farkındalığın çocukların gelişimi üzerindeki kritik önemine vurgu yaptılar.
Zeka Geriliği Değil, Öğrenme Güçlüğü
Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım, özgül öğrenme bozukluğunun genellikle disleksi veya öğrenme güçlüğü olarak bilindiğini ancak tanımının daha geniş olduğunu ifade etti. Yıldırım, "Okuma, yazma ve matematik alanlarında çocukların en az 6 ay boyunca yapılan müdahalelere rağmen güçlük yaşamaya devam etmesi bu durumu işaret eder. Ancak bu bir zeka geriliği değildir," diyerek konunun önemini vurguladı.
Özel Eğitim Desteği Gereklidir
Özgül öğrenme bozukluğunun hafif, orta ve ağır düzeylerde değerlendirildiğini belirten Yıldırım, orta düzeydeki çocukların yeterli akademik beceri kazanabilmesi için yoğun ve uzun süreli özel eğitim desteğine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Ayrıca, disleksinin erkek çocuklarda kızlara oranla iki kat daha fazla görüldüğünü aktardı. Yazma güçlüğü çeken çocukların genellikle harf ve hece karıştırma, imla hataları yapma, sağ-sol karışıklığı ve yazılı ifade etmede zorluk gibi belirtiler gösterdiğini belirtti. Matematik alanındaki öğrenme güçlüğü (diskalkuli) olan çocukların ise sayı ve zaman kavramlarını anlamada zorluk yaşayabildiği ifade edildi.
Erken Farkındalık ve Önemi
Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Merve Günay Ay, özgül öğrenme bozukluğunun nedenleri üzerine konuşarak, durumun yüzde 50-70 oranında genetik temelli olduğunu belirtti. Ailelerde bu durumun varlığının çocukta görülme riskini 5 ila 12 kat artırabileceğini ifade eden Ay, çevresel faktörlerin de önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.
Uzmana Başvurmanın Önemi
Ay, okul öncesi dönemde çocuklarda görülen konuşma gecikmesi, kelime dağarcığında sınırlılık gibi belirtilerin erken sinyaller olabileceğini söyledi. "Bu tür belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalı," dedi. Ayrıca, tanı sürecinde acele edilmemesi gerektiğinin altını çizdi ve çocuğun yeterli eğitim alıp almadığının, görme gibi fiziksel sorunlarının olup olmadığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Tanı sürecinde zeka testleri ve özel değerlendirme bataryalarının kullanıldığını da ekledi.
Okul Öncesi Testler
Çocukların okuma, yazma ve aritmetik becerilerine bakıldığını ifade eden Ay, okul öncesi çocuklar için işitmeyle ilgili ve algısal testlerin de yapılmasının önemini vurguladı. Okul dönemindeki çocuklar içinse, öncelikle yeterli eğitim alıp almadıkları ve yeterli eğitim almasına rağmen öğrenip öğrenmedikleri konularına odaklanıldığı belirtildi.
Multidisipliner Destek Önerisi
Söyleşiye katılan her iki uzman, özgül öğrenme bozukluğunun uzun vadeli bir süreç olduğunu ve tedavi sürecinde aile, okul, öğretmen ve uzman iş birliğinin büyük önem taşıdığını belirttiler. Ayrıca, bu tanıyı alan öğrencilerin eğitim hayatında ek süre ve bireysel sınav ortamı gibi çeşitli haklara sahip oldukları da hatırlatıldı.