İzmir'de Zayıflama İğneleri Hakkında Uzmanından Önemli Açıklamalar Geldi
İzmir'de diyetisyen Hande Selin Ok, zayıflama iğnelerinin bilinçsiz kullanımının sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Obezite tedavisinde etkili olan bu iğnelerin doğru şekilde kullanılması gerektiğini belirten Ok, sağlıklı sonuçlar için beslenme alışkanlıklarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
Acıbadem Kent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Selin Ok, son yıllarda popülaritesi artan zayıflama iğneleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Obezite tedavisinde etkili olabilen bu ilaçların yanlış veya bilinçsiz bir şekilde kullanılması durumunda ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşılabileceğini dile getirdi. Ok, bu iğnelerin sadece kilo kaybını değil, sağlıklı bir yaşam tarzını da desteklemesi gerektiğini vurguladı.
Zayıflama iğneleri genellikle "Liraglutide, Semaglutide ve Tirzepatid" gibi etken maddeleri içeren farklı gruplar olarak sunulmaktadır. Bu ilaçlar cilt altına yapılan enjeksiyonlar şeklinde uygulanmaktadır. Bu ilaçların GLP-1 reseptör agonistlerini taklit ederek mide boşalmasını yavaşlattığını, tokluk hissini artırdığını ve iştahı baskılayarak kilo kaybını desteklediğini belirten Ok, bu ilaçların ilk olarak diyabet tedavisi için geliştirildiğini ama obezite tedavisinde de kullanılabildiğini ifade etti. Ancak zayıflama iğnelerinin tek başına mucizevi bir çözüm olmadığını da vurguladı. "Etkili sonuçlar için sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile desteklenmeleri gerekir. Aksi takdirde kas kaybı, halsizlik, mide problemleri ve hızlı geri kilo alımı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu ilaçlar bir sihirli değnek değildir." diye konuştu.
Amaç Yağ Kaybı Olmalı
GLP-1 tedavisi sürecinde beslenmenin önemi büyük bir yer tutmaktadır. Ok, iştahın azalması nedeniyle kişilerin az yemeyi doğru bir yöntem olarak görmemesi gerektiğini ifade etti. Tedavi sürecinde hedefin yalnızca kilo vermek değil, yağ kaybını sağlamak olması gerektiğini belirten Ok, protein ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti.
İştahın azalmasıyla birlikte daha küçük porsiyonlarla doygunluk hissi oluşabilmektedir. Bu noktada tüketilen gıdaların besin değerinin yüksek olması gerektiğini belirten Ok, "Her öğünde yeterli protein kaynakları, lif içeren sebze ve tam tahıllar ile sağlıklı yağlar bulunmalıdır." dedi.
Yağlı Yiyecekler Mide Şikayetlerini Artırabilir
GLP-1 tedavisi sırasında mide boşalmasının yavaşladığını dile getiren Ok, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerin mide bulantısı ve rahatsızlık hissini artırabileceğini ifade etti. Bu nedenle daha hafif pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Ok, aşırı şekerli ve işlenmiş gıdaların da kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceğini vurguladı. Ayrıca, küçük porsiyonlarla ve yavaş yemek yemenin önemine dikkat çekti. Hızlı tüketilen büyük porsiyonların mide bulantısına neden olabileceğini belirten Ok, basit karbonhidrat tüketiminin azaltılması ve lifli gıdaların kademeli olarak artırılması gerektiğini ekledi.
Su Tüketimi ve Düzenli Öğün Önemli
İştahın azalmasıyla birlikte su tüketiminin de ihmal edilebildiğini belirten Ok, suyun gün içerisinde yayarak tüketilmesinin kabızlık riskini azaltacağını ve metabolizmayı destekleyeceğini ifade etti. Öğün atlamanın da yanlış bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Ok, gün içinde dengeli iki veya üç ana öğünün genellikle daha iyi tolere edildiğini söyledi. Haftada en az iki veya üç gün direnç egzersizi yapılmasının ve yeterli uykunun da kilo kontrolü açısından önemli olduğunu ifade eden Ok, sağlıklı kilo kaybı için yaşam tarzı değişikliğinin şart olduğunu belirtti.
Hızlı Kilo Kaybına Aldanmayın
Hızlı kilo kaybının her zaman sağlıklı olmadığına dikkat çeken Ok, kontrolsüz ve yetersiz beslenmenin saç dökülmesi, halsizlik, kas kaybı ve metabolizma yavaşlamasına yol açabileceğini söyledi. Diyet planlanırken yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite ve mevcut hastalıkların dikkate alınması gerektiğini belirten Ok, makro ve mikro besin ögelerinin dengeli bir şekilde planlanmasının önemine işaret etti.
Doktor ve diyetisyen kontrolünün önemini vurgulayan Ok, zayıflama iğnelerinin yalnızca doktorun uygun gördüğü fazla kilolu veya obez bireylerde kullanılmasının uygun olduğunu ifade etti. Tedavinin hekim tarafından planlanması ve süreçte diyetisyenin tıbbi beslenme tedavisini yürütmesinin sağlıklı sonuç için büyük önem taşıdığını belirten Ok, GLP-1 tedavisinin bir başlangıç olduğunu ve ilacın bırakılmasının ardından eski beslenme alışkanlıklarına dönülmesi halinde kilo geri kazanımının kaçınılmaz olabileceğini ekledi. Sağlıklı kilo kaybının planlı beslenme, yeterli protein alımı, dengeli tabak ve sürdürülebilir yaşam tarzı ile mümkün olduğunu sözlerine ekledi. Kalıcı olanın ilaç değil, kazanılan sağlıklı alışkanlıklar olduğunun altını çizdi.