Eğitim »

İstanbul'da Şiddetle Mücadelede Akademik ve Psikolojik Destek Önemli

İstanbul Gelişim Üniversitesi, okullarda artan şiddet olaylarına karşı yalnızca güvenlik önlemleri almakla yetinmiyor. Psikoloji Bölümü, öğrencilere ve ailelere destek mekanizmaları oluşturmayı hedefliyor. Dr. Tansel, gençlerin sorunlarına erken müdahale edilmesi gerektiğini vurguladı.


Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.

İstanbul Gelişim Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde görevli Dr. Tansel, okullarda artış gösteren şiddet olaylarının sadece güvenlik önlemleriyle önlenemeyeceğini belirtti. "Üniversite olarak yalnızca akademik bilgi üretmiyoruz; aynı zamanda öğrenciler, aileler ve eğitimciler için sahada karşılık bulan bir destek mekanizması oluşturmaya çalışıyoruz. Özellikle psikoloji alanında yürütülen projelerle, gençlerin yaşadığı sorunlara erken dönemde müdahale etmeyi ve çözüm üretmeyi önceliyoruz" ifadelerini kullandı.

Dr. Tansel, güncel olayların takipçisi olduklarını ve süreçten etkilenen öğrenciler, öğretmenler ve velilere sürekli destek vermeye hazır olduklarını dile getirdi.

Okullardaki Şiddet Olaylarının Arka Planı

Okullarda yaşanan şiddet olaylarının "münferit" olarak değerlendirilmesinin sorunun derinliğini göz ardı etmek anlamına geldiğini belirten Dr. Tansel, "Hiçbir çocuk durduk yere şiddet uygulayan biri haline gelmez. Şiddet çoğu zaman bir başlangıç değil, bir sonuçtur" dedi. Çocukların yaşadığı yoğun öfke, değersizlik hissi ve travmatik deneyimlerin birikerek davranışa dönüştüğünü ifade eden Dr. Tansel, aile içindeki ihmal, istismar ve aşırı baskının bu süreci doğrudan etkilediğini vurguladı.

Dr. Tansel, şiddetin normalleştiği sosyal çevreler, rol model eksikliği ve okulda aidiyet duygusunun zayıf olmasının da çocukların kendilerini ifade etme biçimini etkilediğini belirtti.

Şiddet, Birikmiş Duyguların Tepkisi

Okullarda yaşanan saldırıların yalnızca bir öfke patlaması olmadığını ifade eden Dr. Tansel, "Gördüğümüz şiddet; birikmiş yalnızlık, değersizlik hissi ve anlaşılmama duygusunun dışa vurumudur" dedi. Olaylar sonrasında alınan güvenlik önlemlerinin sorunun kökenine inmediğini vurgulayan Dr. Tansel, "Yangın çıktıktan sonra su taşıyoruz. Oysa asıl mesele, o yangının neden çıktığını anlamaktır" diye ekledi.

Çocukların Şiddete Yönelimi

Çocuk ve ergen gelişiminin yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda duygusal ve sosyal bir süreç olduğuna dikkat çeken Dr. Tansel, duygusal gelişimi desteklenmeyen çocukların hislerini anlamakta zorlandığını belirtti. Kendini dışlanmış hisseden çocukların zamanla değersizlik algısı geliştirdiğini ve bu durumun başkalarını da değersiz görme eğilimine dönüşebileceğini ifade etti.

Aidiyet ihtiyacının karşılanmaması durumunda çocukların riskli akran gruplarına yönelebildiğini belirten Dr. Tansel, akran ilişkilerinin şiddet davranışlarında kritik rol oynadığını vurguladı.

Dijital Dünyanın Etkisi

Dijital mecraların da bu süreçte büyük etkisi olduğunu belirten Dr. Tansel, şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmanın empatiyi zayıflattığını ve şiddeti normalleştirdiğini ifade etti. "Denetimsiz dijital kullanım, saldırganlığı önce düşünceye, ardından davranışa dönüştürebilir. Çocuklar sadece ne izlediklerinden değil, izlediklerini nasıl anlamlandırdıklarından etkilenir" dedi.

Çözüm Bağ Kurmakta

Şiddetin önlenmesinde yalnızca kriz anında alınan önlemlerin yeterli olmadığını belirten Dr. Tansel, asıl çözümün erken dönemde kurulan sağlıklı ilişkilerde olduğunu vurguladı. Ailelerin çocukları kontrol etmek yerine anlamaya odaklanması gerektiğini ifade eden Dr. Tansel, "Çocuğun kendini ifade edebildiği, yargılanmadan dinlendiği bir ortam en güçlü koruyucu faktördür" dedi.

Dr. Tansel'e göre çözüm: yalnızca disiplin değil, bağ kurmak; yalnızca cezalandırmak değil, anlamak; yalnızca kontrol etmek değil, temas etmektir.

Okulların yalnızca akademik başarıya odaklanan yapılar olmaktan çıkarılması gerektiğinin altını çizen Tansel, öğrencilerin duygusal olarak güvende hissedecekleri ortamların oluşturulması gerektiğini vurguladı. Bu doğrultuda psikososyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi, rehberlik servislerinin daha aktif kullanılması ve öğretmen farkındalığının artırılması gerektiğini ifade etti.

Erken Uyarı Sinyalleri

Dr. Tansel, erken farkındalık açısından bazı davranışların önemli sinyaller verdiğini belirterek; içe kapanma, ani davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, sosyal izolasyon ve şiddet içeriklerine aşırı ilginin dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti. "Bu belirtiler bir disiplin sorunu değil, bir yardım çağrısıdır" diyen Tansel, okul saldırılarının aniden değil, zaman içinde gelişen bir sürecin sonucu olduğunu vurguladı.

Mesele Güvenlik Değil, Temas

Okul saldırılarının sürpriz olmadığını belirten Dr. Tansel, "Bir çocuk anlaşılmadığında, görülmediğinde ve yalnız bırakıldığında; bu sessizlik bazen şiddet olarak geri döner. Bir çocuğu yetiştirmek sadece ailenin değil, toplumun sorumluluğudur. Eğer çocukları yalnız bırakır ve sadece sonuçlara odaklanırsak şiddeti konuşmaya devam ederiz. Ama onları erken dönemde anlar, dinler ve desteklersek; şiddeti önleyebiliriz" ifadeleriyle toplumsal sorumluluğa dikkat çekti.


Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.

Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.