Antalya'da Enerji Bakanı Bayraktar, Türkiye'nin enerji piyasalarındaki direncini vurguladı.
Antalya'da düzenlenen Diplomasi Forumu'nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerji güvenliğinde yaşanan küresel krizler sonrası önemli bir direnç kazandığını belirtti. Bayraktar, enerji stratejilerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Antalya’nın Serik ilçesindeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu’nda "Küresel Enerji Haritasının Yeniden Çizilmesi: Güvenlik ve Belirsizlik" konulu oturumda, enerji arz güvenliği, bölgesel kırılganlıklar ve yenilenebilir enerji dönüşümü gibi başlıklar ele alındı. Oturumda, Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Azerbaycan Cumhuriyeti Enerji Bakanı Parviz Shahbazov, Slovenya Cumhuriyeti Çevre, İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı Genel Direktörü Francesco La Camera katılımcılar arasında yer aldı.
Bayraktar, Türkiye’nin enerji piyasalarının geçmişteki çok yönlü sarsıntılar nedeniyle önemli bir direnç kazandığını ifade etti. Son yıllarda iklim değişikliği, pandemi ve tedarik zincirindeki bozulmalar gibi zorluklarla karşı karşıya kalındığına dikkat çeken Bayraktar, "Bu durum Türkiye’yi oldukça dirençli hale getirdi çünkü krizlerle başa çıkmayı öğrendik" dedi.
Türkiye’nin enerji alanındaki dönüşümüne de değinen Bayraktar, piyasa yapısının değiştiğini ve özel yatırımların arttığını belirtti. "Büyük altyapılar kurduk. Çeşitlendirmeyi enerji stratejimizin merkezine koyduk. Örneğin, Azerbaycan’la birçok projeyi başarıyla hayata geçirdik" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin enerji talebinin sürekli artış gösterdiğini vurgulayan Bayraktar, yapay zeka ve elektrikli araçların bu artışı hızlandırdığını kaydetti. İthalat bağımlılığının azaltılmasının önemli bir hedef olduğunu belirtti.
Yüzyılın ortasında karbon nötr bir ekonomi olmayı hedeflediklerini söyleyen Bayraktar, yenilenebilir enerjinin bu süreçte kritik bir rol oynayacağını ifade etti. "Yenilenebilir enerji, hem ithalat bağımlılığını hem de karbon emisyonlarını azaltacak" dedi.
Bayraktar, enerji dönüşümünün hızla değil aynı zamanda esneklikle gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek, "Bu dönüşüm, her türlü krize duyarlı olmalı" diye ekledi.
Enerji politikalarının günlük yaşamla uyumlu olması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, Türkiye’de her gün 22 milyon haneye doğal gaz sağlanması gerektiğini ve 86 milyon insanın elektrik ihtiyacının bulunduğunu belirtti. Nükleer enerjinin de dönüşüm hikayesinin bir parçası olduğunu ifade ederek, "2050’ye kadar 20 gigawatt nükleer elektrik üretim kapasitesine ulaşmayı planlıyoruz" dedi.
Bayraktar, mevcut altyapının tam kapasite kullanılması gerektiğini ve Türkiye’nin enerji iletiminde kritik bir rol üstlendiğini dile getirdi. Ayrıca, Avrupa’ya taşınan gaz miktarının arttırılmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu kaydetti.
Enerji verimliliği alanında 2024-2030 dönemini kapsayan yaklaşık 20 milyar dolarlık yatırım planlandığını belirten Bayraktar, stratejik öneme sahip nadir toprak elementlerine de dikkat çekti.
Azerbaycan Cumhuriyeti Enerji Bakanı Parviz Shahbazov ise Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin küresel enerji arzı açısından önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Avrupa’nın bu süreçte kırılgan hale geldiğini belirten Shahbazov, "Bu kriz yalnızca Avrupa ile sınırlı değil, gerçekten küresel bir sorun" dedi.
Slovenya Çevre, İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer, Körfez bölgesindeki çatışmaların ülkelerini etkilediğini ve petrol ithalatına yüzde 100 bağımlı olduklarını vurguladı. Kumer, talebin günlük bazda iki ya da üç kat arttığını belirtti.
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı Genel Direktörü Francesco La Camera ise bu krizin enerji krizinden çok, fosil yakıtlar temelinde merkezileşmiş sistemin krizi olduğuna dikkat çekti. Geçen yıl dünya genelinde 700 gigawatt yenilenebilir enerji kurulduğunu ifade eden La Camera, Türkiye’nin bu alanda önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti.